banner114
banner146

Yaşam içinde kızdıklarımız, kırdıklarımız ve kırıldıklarımız hiç eksik olmasa da. Onlar bizi biz onları inatla irdelesek de hep karımız yanlışımızdır.

Yanlışımız hiçbir vakit efkarımız olmamış ve dert edinmemiş isek o zaman kaybımız, ruh halimizde yıkımımız olmuştur. Yaşadığımız bütün olumsuzlukların toplamıdır bir anlık parlamalarımız, kızmalarımız ve tecrübe dediğimiz birçok tedbirlerimiz.

 Değer mi bilinmez? Onu en iyi bilenler ise dünyayı bilip gidenlerdir. Onlar da geriye dönük haber veremediklerinden oldum olası cenk içinde geçer ömür. Kimi kimine dost diyerek bal yağ olurken kimileri de düşman belleyip tedbir ile yaklaşır.

Okumuş, okumamış çok değişmez, günümüz erenleri de, dervişleri de cümle alimleri de kendine bir dost, bir post ve bir çok düşman bellemiştir.

Konuşarak, anlaşarak-anlayarak çözülecek cümle işlerde çakallığın kitabını yazanlar var. Bir kitap dahi okumamış, okul kitabından başka kitap eline almamışlar dahi nice kitap yazmış ömründe çakallık adına. Ee yaş genç kazanım yüksek, ego doygun yazmaz mı? Yazar yazar elbet, fakat hiçbir zaman ölmeyecek ya, ondandır onca hinlik.

SEFERE

Vuslat olup var merama bekleyeni yad eylesin

Merhem olup değ yarama buluşmayı baht söylesin

Gönül varın uzak değil canan canı taht bellesin

Ol cümlede dolar hasret ayrılığı han neylesin

Girizgahım hasret dolu şaşma felek anda yolu

Bağlımı ki benim yârin cana değen eli kolu

Cümle varım oldun imdi yağ üstüme dolu dolu

Giden gelir demediler viran edip yıkma solu

Zerre cana etme eza aşıklara kolay ceza

Çıka gelsin bahtımıza ay çehreli o Mürteza

Ayrılığa koyma umut ağlar durmaz şimdi feza

Bekle gönül arsızlanma cümle ömür ona seza

Der Nazmiye dünya fani değsin sözün gönüllere

Varsın desin cümle insan gönül ile bakan sere

Biter tamah son anlarda anda döner serler yere

O an seni bulmaz ise kul hakkını kor sefere... Nazmiye…

Kim olursan ol, ne olursan ol mutlaka bir gün sende öleceksin. Eğer öleceksen neden sevmeden, sevilmeden ölmezsin. Bir değil milyonlar sevsin, milyonları sev. Üç beş kuruş için, birkaç dakikalık ego için değer mi sevmeden sevilmeden ölmeye.

Değer mi kırık kalpler, kırgın gönüller önünde vuslat etmeye. Hani sabır, hani orta yolu bulmak, nerede kaldı saygı, hürmet. Mihnet ile ölenin minnet ile karşılanması beklenmez. Beklemeden, istemeden yapacaksın ki kıymeti olsun. Bal verene yağ verilir, zehir verene bal ver de görelim ahvalini.

Zor da olsa hep sevda ile bakmalı yaşama, sevgi le uyanmalı sabaha. Selam Saygı ve Hürmetle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.