banner114

İş ahlakı nedir. Bir iş yerinde çalışırken uyulması gereken kurallar dışında. Bizde olması gereken ahlak ve anlayış nedir? Bizde olması gereken ahlak belki de işyerindeki kurallardan daha önemlidir.  Eğer yalansız ve dost doğru olursanız işinizi de o titizlikle takip ederseniz zaten kurallara gerek kalmaz.

İşini doğru yaparsan kesinlikle sana kurallar zor gelmez. Ya da sana kural gerekmez. Yalan konuşmaz isen, verilen işi gerektiği gibi yaparsan. Ölçün, sayın, kalitene dikkat edersen. Siparişinin yetişmesine önem verirsen. Zamanında işini yetiştirirsen, müşteri memnuniyeti sağlanmış ise sana kural gerekmez.

Kazancımızın helal olması için kesinlikle iş ahlakımızın doğru olması gerekmektedir. Her sorulan soruya soruyla cevap verirsek. Ya da bize tarif edilen işi biz boş sorular sorarak konuyu dilediğimiz yöne çevirirsek. Mesaiden çalarsak, malzemeyi hor kullanırsak, makine, alet edevatı kollamaz isek. Kayıp bizimdir iş yerinin değil.

Görünürde ilk kaybeden işyeridir lakin asıl kaybeden, hatayı yapan kişidir. Kazanmak zor harcamak kolaydır. Bu sağlıkta, parada, yaşamda ve ahiret içinde aynıdır değişmez.

Kazandıklarımızı kaybetmememiz için ne yapmalıyız hata yapmamalıyız. İşimize yanlış yapmamalıyız. Bu yönetici anlamaz dök gitsin, patron nereden görecek at gitsin dersek hiçbir zaman kazanamayız.

Patron unutmuştur getir satalım, alalım, yakalım, saklayalım gibi durumlar ise daha çok bizleri kayba uğratır.

Bunlardan daha önemlisi de patron-yönetici yanımızda olduğunda canhıraş çalışıp. Yalnız kaldığımızda ise yan gelip yatarsak o zaman kazancımız harama girer. Ve bize yetersiz kalır, kazanç yetersiz kalınca da zam istemeye kalkarız.

Zam isteyince belki zamandan, belki iş yoğunluğundan bize verilir. Fakat ilk aydan itibaren yine yetmez. Yine hesaplarımız tutmaz ve bu sefer daha çok açık vermeye başlarız.

Bir de bizden bir iş istenir biz hemen bir açık arayıp patrona-yöneticiye bir görev yaftalarız. Şu eksik, bu alınacak, şu zaman olur gibi bahaneler bulur bize verilen görevde yöneticileri de sorumlu tutarız. Oysa görevi veren kişi o durumları çoktan hesap etmiş, ölçmüş biçmiş ve size o görevi vermiştir. Siz bahaneler ya da olan gerçekleri tekrar ederek ancak kişiliğinizi ve o işe olan bağlılığınızı göstermiş olursunuz.

Her gün maaşınızdan en az 20tl bu şekilde çalarsanız ay sonunda maaşınız kaç tl olur? Düşünün otuz günde yirmi Türk Lirası ayda 600tl yapmış olur. Kötü alışkanlıklarınıza harcadığınızın bir katı neredeyse. En kaliteli tütün içseniz yarısından az eder. Ve siz farkında olmadan kim bilir maaşınızdan günden kaç TL çalıyorsunuz.

Günümüzün en önemli sorunlarından biri değil mi? Çalışmış olmak için işe girip sonra da işi beğenmeyip ya da işin boşluklarını öğrenip yaptığınız bütün kaçamaklar. Çıkardığınız bütün sorunlar maaşınızdan bir birim yok etmek, bereketsiz kılmaktır.

Bereketsiz olması ne demektir sorusuna baktığımızda. Bulacağımız en basit cevaplar ise; gereksiz ve ani harcamaların çıkması. İhtiyacımızın pahalanması, yeter diye aldıklarımızın yetmemesi gibi göstergeler aslında bizim maaşımıza sağladığımız haksız kazançlardır.

Bu işveren içinde aynı, çalışan içinde aynıdır. Önemli olan ve en başta yapmamız gereken iş ahlakımızı doğru belirlemek. Böylece kazandığımızı hak etmektir.

Kazanmak kenara koymak için iş yerinden çok paralar almak ya da işyerinin çok paralar kazanması değildir. Önemli olan kazanmak için iş ahlakımızı doğru yolda barındırıp doğru olanları, yalansız ve açık sözlülükle ortaya koymaktır.

Yalancı yalanı ile, yanlış yanlışı ile yürürken bizler güzel ve doğruda sağlıklı yarınlarda olalım.

Bereketli kazançlar, sağlıklı, mutlu kazançlarımız olsun…   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.