banner114
banner146

Bir şehir düşünün,Takımıyla tamamen özdeşleşmiş,Trabzon deyince akla ilk gelen Trabzonspor.Bir futbol takımının hayatının merkezinde yer aldığı başka bir memleket yoktur. Sevinci, üzüntüsü, gülmesi, ağlaması hatta aşkları bile takımına endeksli olan bir halk Trabzon halkı. Nerdeyse beşikten mezara kadar tüm yaş gruplarının birinci önceliği sadece Trabzonspor olan bir halk. Kıraathane sohbetleri, arkadaş sohbetleri, çarşı pazar sohbetlerinin birinci maddesi hep Trabzonspor'dur. Eğer Trabzonspor galip gelmişse o hafta genelde herkes mutludur, mağlubiyet veya beraberlik olmuşsa o hafta  herkes üzüntülüdür ve bir sonraki maç beklenir.

Futbolun bu kadar hayatın merkezine konduğu bir ortamda başarılı olmak kaçınılmazdı. Futbolun sanayi haline gelmediği, bu kadar büyük paraların dönmediği dönemde Trabzonspor imkansızı başararak lige ambargo koymuş üç İstanbul takımının arasından sıyrılarak 1974 il 1984 yılları arasında 6 defa lig şampiyonluğu ve bunun yanında birçok kupa kazanmıştır. Bu şampiyonluklarının nerdeyse tamamı sadece Trabzon’un kendi öz evlatları ile kazanılmıştır. Anadolu İhtilali yaşanmıştı. Anadolu’nun küçük bir şehri, insanlarının nerdeyse tamamına yakını gurbetlere çıkarak geçimini sağlayan bir şehrin çocukları şampiyonluğu Anadolu’ya getirmiştir.

1990’lı yılar Türkiye’de çok büyük değişimlerin yaşandığı yıllar olmuştur. Kapitalist sistem arzı endam ederken Türkiye her alanda değişiyordu. Futbolun da bundan etkilenmemesi mümkün değildi. Büyük sermaye sahipleri futbolu da yönetmeye çalışıyor. Futbolda insan aklının almayacağı paralar dönmeye başlıyor. Trabzonspor ilk başlarda bu yeni döneme ayak uydurmakta zorlanıyor. İyi bir takım kurmak için büyük sermaye gerekiyordu. Artık gerektiğinde parasız bile oynayacak öz evlat dönemi bitmişti. Sermaye iyi bir takım kurmanın birinci şartıydı. Tabi ki Türkiye’de sermayenin merkezi İstanbul’du ve İstanbul takımları bu dönemde tek söz sahibiydi. Siyaset, bürokrasi, sermaye vb.. unsurlar İstanbul takımlarını yarışta bir değil yüz adım öne geçirdi.

Tüm bu gelişmeler Trabzonspor’u başarı özleminden hiç vazgeçirmedi. Yarışa nerdeyse yüz adım geriden başladığı halde yine de mücadelesini hep sürdürdü. Çünkü bu şehir farklıydı. Ayağında kara lastiklerle, köy yollarında top oynayan tüm çocukların hayali Trabzonspor’da futbol oynamaktı. Köyünde oynayacak yer olmadığı için beş bazen on kilometre uzağa yürüyerek gidip maç yaptıktan sonra tekrar yürüyerek gere gelen çocuk tipini başka bir şehirde bulamazsın. İşte bu çocukların tek hayali şampiyonluktu.

Yıllar yılı Trabzonspor şampiyonluk için didindi durdu. Kurulan yeni sistem sermayenin İstanbul dışına çıkmasını istemiyordu. İşlerin iyiye gitmeye başladığı her dönem mutlaka bir çelme takıldı. Ligin ilk maçında üstelik kazanırken bir taraftar sahaya girdiği için mağlup sayılan ve sahası bilmem kaç maç kapatılan başka hiçbir takım yoktur. Ne zaman zirveye yaklaştık ya hakem devreye sokuldu, ya cezalar verildi vs.. yollarla önümüz kesildi. Trabzonspor’un zirveye çıkmasını engellemek için oynanmadık ayak oyunları kalmadı. Tüm bunlara rağmen her sezona ayrı bir umutla başladı, Trabzonspor ve taraftarı. Yıllar içinde değişen fazla bir şey olmadı hep ağlattılar Trabzonlu çocukları. Şampiyon olduğu halde yine ayak oyunları ile kupasını vermediler. Sırf Trabzon doğumlu diye oyuncularını en iyi oldukları dönemde milli takıma almadılar.

Bir başkan geldi, ‘’Bana güvenin, üç yıl içinde bu takımı şampiyon yapacağım’’ dedi. Aslında üç yıl bile dolmadan olacaktı ama yine bildik senaryolar devreye girdi. Bir teknik direktör geldi, ‘’ Hem benim hem de Trabzonspor’un Türk futbolundan alacağı var’’ dedi. Bu defa öyle bir takım kuruldu ki önüne çıkan tüm engelleri birer birer ortadan kaldırdı. Başkan ve Hoca Trabzon’ luları şampiyonluğa öyle inandırdı ki her hafta tribünler tıklım tıklım doldu. Nihayet resmi olarak 38 resmi olmayan duruma göre 11 yıllık şampiyonluk hasretimiz son buldu. Bu yolculukta kalpleri dayanmayarak nice insanımız hayatını kaybetti, hepsine Allah rahmet eylesin. Bu şampiyonluk bir son değil bir başlangıç. Sadece Türkiye’nin değil Dünya’nın saygı duyacağı bir Trabzonspor var artık. Bu şampiyonlukta pay sahibi olan başkan ve yönetime, teknik direktör ve ekibine, kulüp çalışanlarına, bütün futbolculara ve yıllarca bu günleri bekleyen şanlı Trabzonspor taraftarına teşekkür ediyorum.

ŞAMPİYON TRABZONSPOR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.