banner114

1894 tarihli bir ev. Şenyurt Köyü’nün en eskisi.

Önünde “nayla” dedikleri bir serander…

Köyde henüz cami yokken… Teravih namazları bu evde kılınmış.

Dualar edilmiş, yemekler yenilmiş, toplantılar yapılmış.

Bahçesinde dev dibek taşı…

Etrafında mandalina, portakal, zeytin, karayemiş, incir ve armut ağaçları…

Fakat en dikkat çekeni hiç şüphesiz ‘ağaç kavunu’.

***

Babası, Birinci Cihan Harbi’nde Şark Cephesi’nde şehit düşünce…

Dedesi İbrahim tarafından büyütülmüş Mehmet Fuat.

Çayla uğraşmış, denizle, ticaretle…

Teknesiyle balık avlamış; elma, armut ve mandalinayı Hopa Limanı’na taşımış.

Oradan da Trabzon’a İstanbul’a yollamış.

Ve Suphiye ile bu tarihi evde kıyılmış nikâhları…

Zaman su gibi akmış. Fuat Dede göçünce bu dünyadan…

Yolculuğu devam etmiş Suphiye Nine’nin.

Yedi kardeşin en büyüğüydü ve en son veda edeni…

En sevdiklerinin yasını tutmuş bir bir. Dile kolay tam yüzyıl… 1919’dan 2019’a…

Torunlarının torunlarını görmüş. Dediklerine göre “cennetlik”.

***

Ardeşen” denildiğinde “atmaca” gelir herkesin aklına…

Yakalanması, eğitilmesi, avlanması ayrı bir hikâye…

Çekirge bulacaksın, onunla çekirge kuşunu yakalayacaksın.

Sonra bu kuşu eğiteceksin, atmaca için tuzak hazırlayacaksın.

Ve atmacanın ağa takılmasını bekleyeceksin.

İnce bir çubuk üzerinde insanları karşılayan…

Romanlara, belgesellere ve filmlere konu olan atmaca vardı her evin girişinde…

Şimdi bu kıyılarda ne atmaca kalmış ne de atmaca avcıları…

Bir kültür yok olmak üzere…

***

Kaç gündür yağan yağmur durmuş, güneş yüzünü göstermişti.

Yüzyıllık çınarla vedalaşma zamanıydı.

Köy camii çok kalabalık… İkindi namazının ardından gözyaşlarına karışan dualarla…

Çok sevdiği, “berekettir” dediği kırmızı toprağa uğurlandı Suphiye Nine.

Osmanlı’yı görmüş, savaş ve yokluk yıllarını yaşamıştı.

Ardından Cumhuriyet… Bu yüzden anlatacağı çok şey vardı.

O zorlu yıllarda ilkokul için Ardeşen’e kadar gidip gelmiş, bitirmiş…

Bu yüzden sizi, geçmişe yolculuk yaptırmadan asla bırakmazdı.

***

Büyük bir salona açılırdı tüm kapılar.

Tarihi evin salonundaki sobanın arkasında görürdünüz onu.

Üç yanı minderlerle desteklenmiş başköşede...   

Mutfak ve yemek masası trafiğini buradan kontrol eder…

Gelenleri burada karşılar, gidenleri de uğurlardı.

***

Yüzyıllık çınarlar kolay yetişmiyor. Ne fırtınalar atlatmış, ne acılara dayanmıştı.

Toprağından mıdır, havasından mı, suyundan mı?

Yüz yıl yaşamanın açık adresiydi Suphiye Nine…

Meyveyi dalından, ekmeği fırından almanın…

Sütü, yoğurdu, peyniri, yağı en doğalından… Balığı da denizlerin en karasından…

Ne güzel, insanın yüz yaşına gelse de kendinden büyük bir evde yaşaması…

Ahşap taş karışımı kiremit örtülü evin yüzyıllık çınarı, soluklanmayı da iyi bilirdi.

Daha çok akşamları, güneş kızıl bir top gibi denize dokunduğunda…

Günün yorgunluğu atılan, çay kahve içilen çardakta toplanırdı Kavasoğlu Ailesi…

Yazı kışı yaşatır, unutulanları hatırlatırdı.

Okulla, şiirle, şarkıyla, türküyle, tekerlemeyle buluştururdu.

Destan” dediği ağıtlar hâlâ ezberindeydi.

İstanbul’da gözlerini kapamıştı ama aklı fikri Şenyurt’taydı.

Son nefesini verirken torunlarına “beni köyüme götürün” diye vasiyet etmişti.

Nur içinde yat, dualarımız seninle yüzyıllık çınar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa Kavasoğlu. 1 yıl önce

Evet yüz yıllık çınardı rahmetli halam.Hayatın cefa ve sefasını çekmiş yüz yıllık çınar.Eksikliğini hissedeceğiz.Sobanın arkasındaki baş köşesi yetim kaldı.Hatıralarıyla yaşayacağız.Nurlar içinde yat halacığım.Mekanın cennet olsun.

Avatar
Nermin ÖZYURT 1 yıl önce

Bahattin Hocam;
Duyguların duygularımıza tercüman oldun.Çok güzel ifadelerle Kavasoğlu ailesini ve yerlerini anlattın . Hepimizi duygulandırdın..Eski günlere götürdün. Çok sağol .Ellerine kalemine yüreğine sağlık.

Avatar
Gülsüm Akça 1 yıl önce

Ne güzel anlatmışsınız yüzyıllık bir tarihi. Ellerinize sağlık.

Avatar
Memnune Kavasoğlu 1 yıl önce

Bahattin abi eline koluna kalemine sağlık ne güzel yazdın.Bir kez daha ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Ne güzel günler geçirmişiz .Babaannem canım Sübişim bizleri bırakıp oğluna eşine gitti bizlere de güzel anılar bırakarak. Mekanı cennet olsun

Avatar
Murat 1 yıl önce

Allah rahmet eylesin tüm ninelerimize.

Avatar
melek erdem alper 1 yıl önce

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

Avatar
Cemalettin bayrak 1 yıl önce

Başınız sağolsun Hocam, mekanı cennet olsun teyzenin.. Allah yakınlarına sabır versin

Avatar
Saniye Kavasoğlu 1 yıl önce

Mekanı cennet olsun