banner114

"Doğu Karadeniz" denildiğinde...
Doğal olarak fındık ve çay gelir akla...
İki “altın ürün” yani...
                 ***
Çay üretiminde beşinci sırada olsak da...
Fındıkta yerimiz belli, dünya fındığının üçte ikisini üretiyoruz.
Da...
Bir türlü beceremiyoruz pazarlamayı.
Pek çok üründe de öyle...
Üretiyoruz üretiyoruz...
                ***
Fındığın anavatanı burası...
Dere tepe, göz alabildiğine dağ taş fındık...
Bu ürünle bütünleşmiş yöre insanı...
Odunu yakılır.
Zulufu, yaprakları hayvanların altına serilir.
Taze çubuklarından sepet örülür.
Kabukları mobilya üretiminde...
Yağı da çıkarılır.
Bizden biridir fındık.
Bütün hesaplar harman sonu için yapılır.
Borç harç ödenir.
Oğullar kızlar evlendirilir.
             ***
Bir zamanlar Fiskobirlik vardı.
Canlı mı canlı, depoları dopdolu...
Canına okuduk bu birliğin.
Kaldık mı tüccarla baş başa?
Bir de TMO var.
Limanda yükselen silolar kadar yakındı bize.
Tahıl deposu sanırdık ki fındık da almaya başlamış...
                ***
Bu sene yağmurlu geçince...
Fındık harmanda kaldı, derken...
Kurutan, tuttu tüccarın yolunu.
TMO’nun "hemen satmayın, bekleyin" açıklaması düşse de ekranlara sayfalara, fazla rağbet görmedi anlaşılan...
Üretici tüccara, tüccar da TMO’ya...
Aynen böyle oldu.
              ***
Akıl alır gibi değil.
"Altın ürün" elimizden kayıp gidecek gibi...
2019’da 17 Lira fiyat biçilen fındık, ortalama 15 Liradan satılırken...
Pazarda adeta tek tabanca haline gelen Ferrero’nun alımı durdurmasıyla...
2021’de 27 Lira fiyat biçilen fındık şu sıralar 23 Lira civarında...
             ***
En önemli tarım ihraç ürünlerinden biri fındık...
Altın ürün yani...
Dolar nerede, fındık orada...
2019 Eylül ortasında 5.75’ten işlem gören dünyanın parası...
2021’de 8.90’da da duracak gibi değil.
Sözün özü yüzümüze gözümüze bulaştırdık altın ürünü.
            ***
Allah’tan, yörenin tek geçim kaynağı fındık değil.
Turizm ve ticaretle birlikte diğer kentlere yerleşen Karadenizli de yatırımını buraya yapıyor.
Fındığa bel bağlayan üretici ise perişan...
Sırf dalında kalmasın, çürümesin diye topluyor ürününü.
İşçi parası, ulaşım, harman...
Kiminle konuşsanız şikayetçi de şikayetçi...
Elde avuçta bir şey kalmıyor çünkü.
Oysa 60’lı ve 70’li yıllarda öyle miydi?
İmdada yetişirdi harman.
Derde derman olurdu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rıfat 2 ay önce

Organi olamayışımızın bariz örneği. Bazan çok bilmişlik. Bazende, burda işler böyle gelmiş böyle gider kabullenilmişliği..