banner114
banner146

Münafıklık, dini terminolojide kalbi olarak iman etmediği halde iman ettiğini söyleyen ve gösterendir. Kuran insanları inançları açısından üç sınıfta toplar. Müminler, kafirler ve münafıklar. Müminler gerçek iman edenler ve imanları için zorluklara katlananlardır. Kafirler inkâr edenler ve inkarlarını açık edenlerdir. Bunların ifade ve davranışları birbiriyle tutarlıdır. Söyler ve yaparlar.  Münafıklar ise inandık diyenler, ama gizli inkâr edenlerdir. İnanmadıklarını müminler yanında gizlemek için mümin davranışları gösterenlerdir. İnançları ve davranışları birbiriyle tutarlı olmayanlardır.

Münafıklık hem inançla hem de davranışla ilgilidir. İnanç kişinin iç dünyasındaki kabulleri olduğu için, kalpleri bilen Allah tarafından bilinse bile, insanlar ancak ifade ve davranışları üzerinden kişiyi tanımlayabilir. Kafirde sorun yoktur, o inanmadığını açıkça ifade eder, hatta şeytanla bir olursa inançlılara karşı savaşa geçer. Kolayca inanmadığı bilinir. Mümin ile münafığı ayırmak zordur. Münafıklar müminlerle karşılaştığında “iman ettik” derler ve onlar gibi davranır. Kendi ve şeytanıyla baş başa kaldığında ise “kuşku yok ey şeytan seninle beraberiz, biz onlarla sadece alay ederiz” derler diye buyurur İlahi ferman.

Münafığın alameti üçtür; söylediğinde yalan söyler, emanete ihanet eder ve söz verdiğinde sözünde durmaz. Başka alametlerde sayılmıştır; zorlu ibadetlerden kaçınmak gibi… Yalan söylemek, sözünde durmamak, emanete hıyanet etmek, zorlu ibadetleri es geçmek tek başına kişiyi münafık yapmaz, ama o tutum ve davranışın kendisi münafıktır. Ne zamanki kişinin gizli inkarıyla bu davranışlar birleşirse o kişi gerçek münafık olur. Münafıklık davranışlarının rutine binmesi ve tövbe edilmemesi durumunda kişi münafıklığa doğru yaklaşır. Kişi, davranışını kendi iç dünyasıyla tutarlı yapmaya yöneldikçe inancı zayıflar, bir yerde münafık olur, onu Allah bilir.

Münafıklık kavramını dini terminolojiden, yönetim terminolojisini aktarırken bir analoji yapıyoruz. Bir yöneticinin başında olduğu kurum, işletme veya birimi kurumun misyonu, vizyonu ve amaçları doğrultusunda yönetme inanç ve motivasyonuna sahip olması gerektiği kabul edilir. Yönetici alacağı karar, yapacağı uygulamalarda kurumsal çıkarları öncelemesi gerekir. Bazı teşvik edici yan unsurlar olsa bile esas hedef kurumsal ve toplumsal fayda olmalıdır. Şayet bir yönetici karar ve uygulamalarında kurumsal amaç ve faydayı esas almadan, kişisel çıkarlarını veya başka saikleri önceliyorsa ve bu yönelimleri yöneticiliğinin temel kabulü ve gerekçesiyse, yönetsel münafıklık kavramıyla tanımlanabilir.

Fakat yöneticiler kurumsal amaçları veya faydayı dillendirse bile gerçekte aldığı kararların ve yaptığı uygulamaların altında yatan gerekçelerin başkaları tarafından bilinmesi, yöneticinin kendi açık ifadeleri olmadıkça zordur. Ancak karar ve uygulamaların sonuçlarına göre bir değerlendirme yapılabilir. Bu da her zaman doğru tanımlama yapmak için yetersiz kalabilir. Çünkü kurumsal amaçları esas alan yöneticilerde başarısız olarak kuruma zarar verebilirler veya kurumu farklı mecralara savrulabilir.

Bu nedenlerle yönetsel münafıklığın işaretlerini bir takım yönetici davranışları ve yaklaşımlarında aramak gerekir. Yönetsel münafıklık davranışları; söylediğinde yalan söyler, söz verdiğinde tutmaz, kendisine emanet olarak verilmiş yöneticilik yetkilerini kurumsal hedef ve fayda doğrultusunda değil, kişisel çıkar veya başka saiklerle kullanır, kuruma ihanet eder, kurumsal zorluklar içeren görev ve sorumluluklardan kaçınır.

Bu davranışların çok farklı gerekçeleri olabilir. Bu nedenle, bu davranışlar tek başına yöneticiyi yönetsel münafık yapmaz, fakat davranışın kendisi yönetsel münafıklık davranışıdır. Ne zamanki bu davranışlar kurumsal amaçların dışında, gizli ajandalar üzerinden yapılıyorsa o zaman o yönetici yönetsel münafık olur.

Münafıklığın her türü ikiyüzlülük, aldatıcılık ve fitnedir. İnançta münafıklık, dünyada gizlense bile ahirette insanı cehenneme atar, yönetsel münafıklık ise hem kurumu ifsat eder, hem de yöneticiyi dünyada rezil eder.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Düşünür 1 hafta önce

Güzel yazı için teşekkürler. Biraz Gümüşhane'ye yönelik bir yazı olmuş.