banner114

Haset, kin ve kıskançlık insanlığı bitirdi. İnsanın var oluşu ve dünya üzerine gelişi bir hatanın ve arzunun sonucu olmuştur. Yasaklı bir elmayı arzu edip yasağı unutmak ile başlayan insanlık serüveni günümüze dek değişmeyen içgüdü, aklı hep yerle yeksan etmiştir.

Aklın ve anlayışın aşamayacağı hiçbir engel yoktur. Fakat kıskançlık, haset ve riyakarlık öne çıktıkça öz benlik ve yaşama güzelliği yok olmuştur. İnsanlık ölümlerden ölümler beğenmiştir.

Bütün inançlar aynı kapıdan çıkıp aynı bahçeye yönlenmiş olsalar da. Geçtikleri yollarda uğradıkları mezarlıklar hep farklı olmuştur. Yollar mezarlıkta ayrılmıştır.

Var olanla yetinmeyip sende ne var, sen nasıl yaşadın ve sen nerede yaşadın arzusu; bu arzunun verdiği kıskançlık insanın içini kararttıkça gözü karardıkça ne yapacağını şaşırıp insanlığını yitirmekte.

İnsan var oldukça yarını düşündükçe ve haset kin, nefretten kendini kaybeden insanların düzelmesi adına daha medeni olma kelimesini türetmiştir. Ve daha medeni olma arayışı kötülüğün anası, ana vatanı olan mekanlar ve toplumlar hep medeni olarak kendilerini lanse etseler de. Aslında insanlığın öldüğü mekanlar olmuştur.

Bu günlerde kendilerini medeniyetin beşiği diye görenler. Aslında dünyanın huzurunu bozup, kıskançlığını yapanlardır. Dünyanın post modern şehri olarak anılan ve bir çok kişinin özenerek baktığı şehir ve temsil ettiği ülke aslında dünyanın gelmiş geçmiş en yobaz ve insanlık dışı egolu toplumları barındıran şehirler Paris, Londra, Berlin, Vaşington olmuştur.

Birine çıkıp Paris dersek bize sayacağı bir çok heyecan ve arzu olur. Oysa Fransa ve onun başkenti hafızasını sulandırmış, sersemlemiştir. Asırların İslamiyet’e olan haset, kin ve nefretini bu günlerde daha açık ve net kusmaktadır.

Saygının hiç olmadığı sevginin ise nü olduğu bir zihniyet bütün zamanlarda insanlık dışı bir yaşam çizgisinde olmuştur. Ve o medeniyet diye anılan canavar. Zaman zaman harlansa da aslında sürekli insanlığın ve toplumların önünde duran yüzkarasıdır.

Bu denli insanlıktan yoksun toplum ve bireyleri, yandaşlarını kınamak dahi insanlığın beşiği ana teması yegane göstergesi olan İslamiyet’e, Müslümanlığa saygısızlıktır. Keza insanlık din ile gösterilir ve de din ile doğmuştur. Fakat dine hakaret ve saygısızlık insanlıktan çıkmanın göstergesi olsa gerek.

Şimdi medeniyet diye, ileri görüşlü diye bize sunulan ve gösterilen zihniyetlerin aslında insaniyetin neresinde olduklarını biraz düşünsek anlarız. Belli teknolojiyi insanlık hizmetine sunarken bir diğer tarafta ise teknoloji diye insanları, coğrafyaları yok etme ve parselleme iç güdüsü o medeniyetin geri kalmışlık göstergesidir.

Yanlış kullanılan her şey kullanıcının aslında gelişmişliğini değil gerilediğini bariz bir şekilde ortaya koymaktadır.   

Yobazlık insan olmaya gayret etme değildir. Yobazlık, bağnazlık insanlığını yok etmek. İnsanlığı, kültürü, dini, dili ve ırkları ayrıştırmaktır.

Doğruluğun, adaletin, eşitliğin ve yaşama hakkının bekçisi olmak yer yüzünde olabilecek en ileri medeniyet ve en ileri modernliktir.

Ebu Leheb   bağnazlığı dün olduğu gibi bu günde vardır. Ve var olacaktır. İnsanlıktan çıkmak herkese matuf değildir.

Dün insanlıktan nasibini alamayanlar bu gün de aynı çizgide çırpınmaktalar. Hz. Peygamberimiz MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V.S)’ e dil uzatanlar dünde vardı bu günde var. Fakat asla payidar olamayacaklar. Asla Paris’in, Londra’nın, Berlin’in, Vaşington’un v.s. İslam’ saldırmaları başarı kazandırmayacak. Öldükten sonra yaktıkları bedenleri o mezardan geçmemiş olmayacak. Bütün bedenler mutlaka ama mutlaka mezara uğrayacak ve oradan ayrışıp layığına varacaktır. Bireylerin Paris’i mezardan sonra belli olur..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.