banner114
banner146

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde, iktidar kadar muhalefet de önemlidir. Zira iktidarın yanlışlarını, doğrularını muhalefet dile getirir. Bu nedenle siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Ama bizde muhalefet her şeyi kara gösterme hastalığı vardır. Hatırlayacaksınız CHP’li bir yetkili: ”İktidar ne kadar faydalı işler yaparsa yapsın, biz doğru yaptığını söylemeyiz. Bu cümle muhalefetin tutumunu sergileyen en bariz örnektir. Bir muhalefet partisi, iktidarın iyi yaptıkların iyi diyemiyorsa, kötü yaptıklarına kötü derse de kimse inanmaz. İktidarın her yaptıklarına karşı çıkarak muhalefet yapmak, ülkeye fayda getirmez. Elbette yanlışlara göz yumarsa, eleştirmezse muhalefet görevini yerine getirmemiş olur. Muhalefet iktidar için uyarıcı durumdadır. Bu muhalefetin de asıl görevidir.

İktidar partisi bu günlerde Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanununda değişiklik yapmak için çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Ortağı ile yapacağı görüşmeden sonra mutabakat sağlanan metin ortaya çıkacak. Ümit ederiz ki geçmişte yaşanan ve tenkit edilen aksaklıklar giderilmiş olur. Çok yüksek olan seçim barajının makul bir seviyeye düşürülmesi, ön seçimlerin bağımsız yargı denetiminde her partiye kayıtlı üyeler tarafından yapılarak gerçek halk iradesinin sağlanması, seçilecek milletvekillerinin genel başkanların kapı kulu askerleri olmasının önlenmesi, dar bölge sisteminin getirilmesi başlıca beklentilerimizdir. Halkın kendi iradesi ile seçtiği vekillerin, bölgesi halkına karşı sorumlulukları olacağından, milletvekillerinin çalışmaları seçmenler tarafından denetim ve kontrol altına alınmış olur. Şu anki uygulama vekiller sadece genel başkana karşı kendilerini sorumlu kabul ediyorlar. Çünkü her ildeki milletvekili adaylarını genel başkan veya parti genel merkezi seçiyor. Bu durum demokrasinin bir ayıbı olarak uzun zamandan beri devam etmektedir. Şimdiye kadar yapılan ön seçimlerin tamamı uyduruk seçimlerdir.

Yargıtay Başsavcılığı HDP’nin kapatılması, üyelerinden 650 kişinin siyasetten men edilmesi, yapılan hazine yardımlarının kesilmesi ve mal varlıklarının dondurulması için Anayasa mahkemesine dava açtı. İlk karşı çıkan CHP genel başkanı oldu. Henüz hukuki süreç başlamadan, dava görüşülüp karara bağlanmadan yapılan bu çıkış, muhalefetin tutumunu sergilemektedir. Demokrasiye bağlılığından değil, yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde HDP’nin desteğini sağlamaya matuf bir girişimdir. Daha şimdiden HDP’nin hangi bakanlıkları alacağı konuşulmaktadır. Üniter yapımızı değiştirmeyi, vatanımızı parçalamayı hedef alan bu partiye sırf iktidar olma uğruna taviz vermek vatanseverlikle bağdaşabilir mi?

İktidar olma hırsına, kırk yıldır, otuz binden fazla insanımızı şehit eden Kandil partisiyle bu kadar iç içe ittifaklar kuran, savunan bir muhalefete dünyanın hiçbir yerinde rastlayamazsınız. Bunu sağduyulu CHP’li seçmenlerin de kabul edebileceği bir şey değildir. CHP’si ve ittifak ortakları yanlış ve tehlikeli bir yol izlemektedirler. Bu tutumdan bir an önce vazgeçilmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.