banner114

Göreve başlayalı 1.5 yıl olmasına rağmen gündeme iki olayla gelen Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Avrasya ile yürüttüğü kavga ile hatırlanıyor. İki şey dedik. Birincisi Avrasya’ya açtığı savaş… İkincisi tartışması bitmeyecek olan ve sonunda zimmete kadar ulaşacağına inandığımız benzin istasyonu satış işi…

Avrasya üzerinden oluşturulan algı ne toplumsal anlamda ne de hukuki bağlamda kabul edilebilir değil. Yomra’da doğan ve ilçenin gelişimine çok büyük katkı sağlayan Avrasya’ya yapılan bu büyük düşmanlığı Trabzon ibretle izliyor. İkinci büyük kampüsünü yine Yomra’da kuran Avrasya bu bakış açısını hiç hak etmiyor. Lakin etrafındaki 4-5 öfkeli adamın yönlendirdiği Başkan Bıyık, bilmeli ki kendisi de kaybediyor.

Bıyık’ın hukuk tanımazlığını ve Avrasya’ya nasıl baktığını doğru anlamak için dünkü Meclis toplantısında yaptığı konuşmadan bölümler alıp, analiz yapacağız.

Bıyık diyor ki: “Vali Bey Avrasya Üniversitesi Başkanı’nı ve beni sorunu çözmek için toplantıya çağırdı. Bu toplantıya Ömer Yıldız teşrif etmedi.”

Halbuki Vali Bey önyargılı ve Avrasya’ya karşı art niyetliydi. Adil bir çözüm önermedi. Bir kentin Valisi bir üniversiteyi karşısına alabilir mi? Ne hazindir ki Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu aldı. Zaten bu noktalara krizi yönetememesi nedeniyle geldi. Halen daha üniversitenin karşısında ve aleyhinde… Vali Bey böyle bakabilir. Zira Trabzon’la ilişkisi bu kentten gidene kadardır. Ama biz Avrasya’yı sonuna kadar sahipleneceğiz. Zira bu kentin marka değerlerinden biridir.

Bıyık diyor ki: “Ellerinde olan mahkeme kararı dedikleri şey, Bölge İdare Mahkemesinin verdiği ‘Bu yazıyı (tahliye yazısını) yazma yetkisi belediyede değil, Kaymakam’dadır. Bunun haricinde ellerinde bir karar yoktur.”

Bıyık doğru söylemiyor. İşte satır satır mahkeme kararı… “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmaz malların (Yer Mili Emlakın arazisidir) tahliyesi hususunda taşınmazın bulunduğu yer mülki amirinin (Dava konusu taşınmazda Kaymakam) yetkilendirildiği, uyuşmazlık konusu olayda ise mülki amire verilen yetkinin, taşınmazın tahliyesi konusunda yetkisiz makam olan Belediye Başkanı tarafından kullanıldığı görüldüğünden…”

Şimdi bu kararın adı “yazıyı yazma yetkisi” öyle mi? Belediye Başkanı olarak tahliyedeki yetkisizliği açık seçik yazan mahkeme kararını size hangi güç çiğnetiyor? Kimden güç alıp hukuk kararının üzerine çıkıp halen üniversitenin uhdesinde olan araziye gecekondu muamelesi yapıyorsunuz? Mahkeme kararında da görüldüğü gibi Vali bey (Kaymakam) yetkisini kullanmayarak Belediye Başkanı’nın baskın için önünü açmıştır. Bir Vali düşününüz…Yetkisini kullanmayıp, bir ilçe belediyesini bir üniversitenin üzerine yollamıştır. Krizi yönetemediğini söylememiz bundandır.

Bıyık diyor ki: “Gerekirse devlet eliyle, gerekirse farklı biçimde yarın kazdığımız yere duvarı örüp bu sorunu ortadan kaldıracağız.”

Bıyık gerçekten sorunun ortadan kalkacağına inanıyor mu? Kendini bahçe Fatih’i olarak görmeye başlamış olmalı. Üstelik “gerekirse devlet eliyle” diyor. Yani hukuksuzluğunu hayata geçirmek için bir de polis yardımı mı alacak? Peki ya “farkı biçimde!..” ne demek?  Vay canına… Ey devlet neredesin!..

Avrasya Üniversitesinin elinden alınmak istenen kampüs alanıyla ilgili son bir not daha düşmek istiyoruz. Vali neden görevini yapmadı? Cevap net ve tek… Vali Bey o kampüse girebilmek için oraya harcanan bedeli ödemek zorundaydı. Mahkemenin belirlediği 15 milyon liralık masrafı ödeyerek kampüs alanını geri alabilirdi. Bunu bildiği için hukuka sırtını dönüp, yetkisini belediyeye havale etti. Yetkisini, yetkisiz belediyenin kullanmasını istedi. Hukuk devletini temsil edenler ve hukuku işletmekle mükellef olanlar bakın ne hale geldi.

Trabzon ne yazı ki sorunların üzerine gidilerek değil, sorunlar halının altına süpürülerek yönetiliyor. Bu büyük zaafı kentin zabıt katibi olarak not edip, gelecek nesillere aktarmayı görev bildik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.