banner114
banner146

Aklı ve hisleri ile yaşamayı bilmeyenler kopyalanmış hayatlar yaşarlar. Kopyalanmış hayatlarda yaşam çizgisi daima dışa ya da içe doğru sapma gösterir.

Yaşam çizgisini iç dünyası, bilgisi, becerisi ve arzusu doğrultusunda olanlar ise kendi dünyalarını yaşarlar. Her ne kadar kader yaşam çizgisini belirlese de kişi cüz-i iradesi ile yaşamına dokunuşlar yaparak kendi kaderini yaşayabilir.

Özenerek bir başkasının yaşam standartlarında yaşanmaya çalışıldığı zaman bir başka sorunlar bizi karşılar.

Bazen öyle sorunlar gelir ki şaşırır kalırız. İşte bu noktalarda durup düşünmek lazım acaba ben ne yaptım da bu oldu. Gerçekten kader mi? Yoksa yapılan hatanın sebebi mi?

Kaderde de olsa hatanın sonucu da olsa etkilenen biz olduğumuzdan mutlaka bizim olanı yaşamalıyız. Bizim olanda acıda olsa tatlı da olsa daima hoş gelir. Tanıdık ve benimsenen olur.

Bir başkasının çizgisinde giderken güzel de olsa kendi yaşam tarzımız gibi keyif ve huzur vermez. Daima acaba soruları ve keşke pişmanlıkları yaşarız.

İnsanın hayatında acaba ve keşkeler oldukça daima güvensiz ve istikrarsız bir adım olur. Sağlam adım basılmaz. Sağlam adım basmaya kalkılırsa altının sağlam olup olmadığı bilinmediğinden. Hafif bir boşluk dahi kişinin olumsuz düşünmesine ve hızını kesmesine sebep olur.

Tedirgin bir yaşam daima huzursuzlukları getirir. Elinde olanı dahi rahatça kullanamaz ve harcayamazsınız.

Hep aklınızda acaba biterse yerini doldurabilir miyim? Zamanı geçerse yenisi olur mu? Bu günü tatil yaparsam yarın işimde olabilir miyim? Soruları yapacağınız tatilin sonunda sizi yorgun bir gece bekler. Ve bir o kadar tedirgin bir sabahınız olur. Yanında karşınıza çıkacak sürprizler ise işin tuzu biberi olur.

Oysa kendi yaşam çizginiz ve imkanlarınız dahilinde yaşamınızı ikame edip o çizgide yaşarsanız. Daima gününüz ve sabahınız bellidir. Kimsenin takibini yapma derdiniz olmaz ekstra takip yorgunluğunuz hiç olmaz.

O haftanın ilk günü izin yapabilir. Gece diskoda barda gezebilir. Gün içinde işinden kaçamak yaparak kahveye gidebilir.

Siz günün hangi saatinde ve gecenin hangi saatinde ne yapabileceğinize işiniz, eşiniz ve aşınızın durumuna göre yapmalısınız.

Kendi durumunuza göre aileniz ve çevrenizle yapacağınız sohbetler, içeceğiniz çaylar daha keyifli ve kahveler daha hatırlı olacaktır.

Acaba ve keşke olmadan daha dingin ve daha düşünmeden yaşadıklarınızı doyasıya yaşamış olacaksınız.

Dinlenme arasında, sohbet arasında, uyku arasında ve piknik esnasında kimse size alakası olmayan sorun getirmeyecek. Kimse size alakasız soru sormayacaktır.

Başkalarına imrenerek yaşadığınız her an ya maddi ya da manevi bir hesap kitap içinde olacaksınız. Veya bende yok ben gelemem sabah işte olmam gerek demek zorunda olmayacaksınız.

Biri çıkıp bana der ki peki çevremizde değer verdiklerimizle nasıl ne zaman ortak zaman harcayacağız. Çizgisi sizin dışınızda olan sevdikleriniz ile şartların oluşturduğu uygun gün ve saatlerde gerektiği kadar zaman geçirmiş olacaksınız.

Eskilerimiz hep “FAZLA SAMİMİYET SUİSTİMAL EDİLİR” derlerdi. İşte yaşam çizgilerini aşıp, esnetip başkalarına uydukça onların dostu arkadaşı değil onların yaşam çizgisinde esir olmuş oluruz. Başkasına esir olduğun sürece huzur bulamazsın. Mutlu asla olamazsın. Daima sabun köpüğü gibi olur sevinçlerin, mutlulukların ve huzurun.

Sağlık, sevgi ve huzurlu günleriniz olsun….  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.