banner114

Dedi: Bugün yerelden çıkıp biraz Türkiye’yi konuşalım. Biraz beyin jimnastiği yapalım.

Dedim: Libya’yı, Doğu Akdeniz’i, Karabağ’ı Filistin’i ve hatta Mekke ve Medine’yi konuşalım. Türkiye artık iç sorunlardan çok dış gelişmelerle yaşıyor.

Dedi: Biraz garip değil mi? Ekonomi kötü… İşsizlik belki tarihinin de zirvesinde. Esnafın kredi borçlarının süresi geldi ama pandemi bitmedi. Yani ciddi ekonomik sorun var. Buna rağmen ülke gündemi dışarıyla ilgili. Sizce de garip değil mi?

Dedim: Bunu bir tek bizde görürsün. Yani Türk milletinde…  Söz konusu ülkenin geleceği olunca insanımız kendi geleceğini unutuyor. “Biz gerekirse ekmek ve çorbaya sığınırız. Yeter ki ülke kurtulsun. Ülkeye zeval gelmesin” diyen bir milletiz. Zaten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunu bildiği için kararlı davranıyor ve kazanıyor. Aslında sancının kaynağı şu... Türkiye kabuk değiştiriyor. Türkiye uykudan uyanıyor.

Dedi: Cumhurbaşkanımızın bütün bu badirelerden kazançlı çıktığını mı söylemek istiyorsunuz? Dilerseniz ayrıntılara girelim. Sizin uyanış olarak yorumladığınız ayrıntılara...

Dedim: Libya’dan başlayalım. Trablusgarp düştü, düşecekti. Muhalefet Libya’ya asker gönderilmesine karşı çıkarken “Libya çölleri” edebiyatı yaptı. Bugün Sirte önlerinde ve Libya’nın meşru hükümetini kurtaran bir Türkiye var. Hem Mavi Vatan’ı savunup hem Libya’yı terk etmek akıl karı değildir. Önce Libya işi halledildi, ardından Doğu Akdeniz konusu…

Dedi: Doğu Akdeniz ile Mavi Vatan’ı birbirinden ayırmak mı gerek? Aynı şey değiller mi?

Dedim: Mavi Vatan bir hak. İlk kez hakkımızı aradık. Uzun yıllar ve belki on yıllarca sürecek bir hak arayışının kapısını araladık. İşte bu hak üzerinden Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarındaki haklarımızı gündeme getirebildik. Mavi Vatan kavramımız veya bu hak arayışımız olmasaydı Antakya kıyılarına sıkışmıştık. Doğu Akdeniz’deki varlığımız Mavi Vatan’la doğrudan alakalı…

Dedi: Doğu Akdeniz’de ne kazandık? Bunca direniş beklediğimizi bize getirecek mi? Ülke kazançlı çıkacak mı?

Dedim: Kazanacağız inşallah. Biz zaten, “Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının hepsi bizim” demedik ki… Bizi dışlayanlara karşı yıllardır gündeme getirmekten çekindiğimiz Mavi Vatan’ı gündem getirdik. Antakya Körfezi’ne sıkışıp Doğu Akdeniz’de ki enerji talanının seyretmeyeceğimizi ilan ettik. Bizim de hakkımız olduğunu söyledik. “Geliniz anlaşalım” dedik. Öncülüğünü Fransa’nın yaptığı şer ittifakı önümüze Yunanistan’ı çıkardı.  Kararlılığımızdan taviz vermedik. Savaşı bile göze aldık. Sonunda Fransa’da görüşmeler yoluyla çözüm noktasına geldi. Türkiye zaten Doğu Akdeniz’deki deniz gücünü bu noktaya gelmek için kullandı.

Dedi: Fransa’nın Doğu Akdeniz üzerinden Türkiye’ye düşmanlığı anlaşılmaz bir şey. Libya’da da karşımızda. Derin bir Türkiye düşmanlığı söz konusu… Meselenin özünde ne yatıyor?

Dedim: Mesele Doğu Akdeniz ve Libya’nın çok ötesinde. Mesele, Afrika kıtasında var olma meselesi. Eskiden Fransız sömürgesi olan ve hala Fransa tarafından sömürülen Afrika’nın Müslüman ülkeleri artık Türkiye ile iş birliği istiyor. Halklar Türkiye’den yana. Fransa ise askerle korkutarak varlığını sürdürüyor. Ama bunun fazla gitmeyeceğini de biliyor. Yani Türkiye’ye öfkesi Afrika ülkeleri üzerinden…Burkino Faso, Çad, Kamerun, Madagaskar, Mali, Somali, Nijer ve diğer halkı Müslüman olan ülkeler artık yüzlerini Türkiye’ye döndü. Sömürüldüklerini gördüler. Türk üniversitelerinde okuyan çocuklar şimdi oralarda görevdeler. Fransa hala oraları sömürerek ayakta kalıyor. Sömürünün sonuna yaklaştığını ve buna Recep Tayyip Erdoğan’ın neden olduğunu da görünce öfkeden kuduruyor.

Fransa’nın Libya ve Cezayir’le sınırı ve ortak hiçbir bağı yok. Ama oralardan hala çekilmedi. Şimdi karşısında yerel halkın da desteklediği Türkiye’yi görünce öfke saçıyor. Yapacağı bir şey yok. Sonunda kabullenmek zorunda… Önce Doğu Akdeniz’de sonra Libya’da… 10 yıl sonra halkı Müslüman olan ülkelerde Fransa olmayacak. Türkiye ise inşallah oralardaki kardeşleriyle buluşacak. Sancılı geçen uyanış inşallah sonuca ulaşacak. İnşallah uyuyan dev uyanacak.

Dedi: Azerbaycan, Filistin, Mekke ve Medine’yi konuşalım.

Dedim: Onlara yarın devam edelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.