banner114

Yalnızlık içimizde hep büyür, gün olur kaçarız insanlardan, gün olur koşarız insanlara… Kendimizle baş başa kalmaktan korkar, kendimizi anlamaya cesaret edemeyiz. Biz kimiz? Nedir bizi kovalayan? Hiçbir yerde durdurmadan, geriye saramadan feleği, hep ileriye sürükleniriz. Yolculuk, ayaklarımız oynamasa da devam eder, geçe ve gündüzün dönüşünde, fark etmesek de o götürür bizi içimizdeki dehlizlere, istemeden.

Hayallerimiz ve emellerimiz kaynar ruhumuzda, diğer yandan hançerler saplanır yüreğimize, iki mızrağın arasına sıkışmış bir hayatı yaşarız, yalnızlığımızla… Bilmezler yalnız yaşamayanlar,/ Nasıl korku verir sessizlik insana;/ İnsan nasıl konuşur kendisiyle;/ Nasıl koşar aynalara,/ Bir cana hasret,/ Bilmezler (OVK). Başımızı kaldırıp en ileriye bakmaktan çekiniriz, orada sisler arkasında saklıdır makber. Ellerimiz ayaklarımıza dolaşır.

Yalnızlığımızla yüzleşemeyince, dalarız insanların içine. Yalancıktan gülücükler, sahte nezaket mimikleri, “ne olur alın götürün içimdeki, içinden çıkamadığım kimsesizlikleri....” Varsa duyanlar, içimizden gelen sesi susturmak için onlarla atlarız sefahat denizlerine.  Ve fiilimizle deriz “geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!” (NFK).

Yalnızlığımıza başka çareler de ararız, çıkar kavgaları, iktidar sevdaları. Göğe merdiven dayarız, her başarının ardında “ölümsüzlüğe ve kimsesizliğe çare bulduk mu” diye sorar, sonra yine sukut-u hayali yaşarız. Hukuklar mahvolur, ruhlara kıyılır. Yine de içimizden yalnızlık ve üstümüzden yolculuk gitmez.

Dünyamız bu kâinat sahrasında bir kum tanesi, biz ise Kalahari çölünün bir anında uçuşan varla yok arasında bir toz zerresi. Ne kadar da önemseriz kendimizi, küçüklüğümüzü ve faniliğimizi düşünmeden. Her gün kara haber veren kargalar gibidir, akıllı dediğimiz ekranlar. Kaçtığımız şeyi bize söyler durmadan, “düştü öldü, çarptı öldü, vurdu öldü” vesselam.

Durup bir yüzleşebilsek yalnızlığımızla, varlığımızla ve yokluğumuzla, açılır mı bize bagıstan-ı cinan pencereleri, bulunur mu yaralarımızı saracak merhem. Bize şifa olacak ilaçlar gelir mi gayb âleminden... Çünkü kaçış yok yalnızlığımızdan, o hep içimizde, herkes çekilip gidince baş başayız yine. Bazen geçenin karanlığını örter üstümüze, bazen günün yorgunluğunda bulur bizi. Gözleri kapamakla, kulakları tıkamakla kurtulamayız. Beynimizin içinde uçuşur düşüncelerle, duygularımızda gezinir, korku ve kimsesizlik acısı, yalnızlığımız.

Unutmaya çalışmakla, eğlenceye dalmakla, çıkarımızı kovalamakla, canları yakmakla, başarıya kavuşmakla yok olmayan yalnızlığımızdan kurtulmanın bir yolu var mı? Tekrar soralım bize “Ben kimim? Nerden geldim? Bu sahrada işim ne? Bulursam cevapları yakalarım hayatı, her şey anlamına bürünür ve zaman baki kalır. İnsan kâinatın bir parçası olduğunu görünce, hem geçmişle, hem varla, hem de gelecek olanla bir olur, uçar gider yalnızlık.

Arayalım cevabı; Bu evrendeki nizam, bize söyler nazımı, bu eşyadaki sanat gösterir sanatkârı, yağmurdaki merhamet anlatıyor Rahmanı, Rahim, ihya ediyor anne rahminde canı. Bizi bir var eden var, yaratmış bütün varı ve hepsini sunmuş bize, bir imtihan zamanı. Her şeyi değiştirir, dönüştürür ahvali, yazar-bozar bir tual eylemiş seyelanı.

İçimizdeki yalnızlık, varlığının kaynağını arayan bir damla, bütünleşmek istiyormuş meğerse ummanla. Vasıl olunca vara ve dahi tek olana, yeniden varlığını tanımladı burhanla. Artık hayat çok güzel tek başına kalsan da, her kes çekilip gitse karanlığa dalsan da, içindeki o ışık aydınlatır ruhunu, her şeye sana dost olur, unutmaz dostluğunu. Büyük küçük her varlık seninle aynı vardan. Onun için istersen, bir böcekle konuşur, bir çiçekle halleşir, ay ile yaren olur, güneşteki aşk ile yüreğin de tutuşur.

Derdimiz çaremizmiş, yalnızlık ilacımız, kaçmak değil ki şifa, varmak Vahid’e sefa…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.