banner114

Bir iş ustasız olmaz, bir köy muhtarsız olmaz kaidesince bu kâinatın bir yaratanı, ustası, sanatkarı ve sahibi var. Bu evrende küreler kanunlara tabi dönüyorsa, yıldızlar doğup ölüyorsa, çiçekler açıp soluyorsa demek ki bir nizam var, elbette bir Nazım var.  Her şey hikmetli, birbiriyle etkileşim içinde, sanatlı vuku buluyorsa, bir Alim var, bir Semi’ var, bir Basir var, bir Sâni´ var, elbette bir Halık var.

Demek ki bu kâinatın Sahibi bilerek yapıyor ve her şeyi bilerek, görerek düzenliyor. Her şeyde bilinen bilinmeyen birçok hikmeti, faydayı gözetiyor. Yaptığı için biliyor, bildiği için konuşuyor. Düşünmesini, konuşmasını bilenlerin içinde ahlakı ulvi, yetenekleri âli, kabili hitap olan mükemmel insanla, Muhammet Mustafa’yla (AS) konuşuyor. O’na Cebrail’i gönderiyor, vahyi ile hitap ediyor, Kendi sözü Kur’an’la taçlandırıyor. O Mahbup (AS), gönüllerin Sultanı, ile bütün insanlığa kâinatın hakikatini, hayatın amacını, bilinmez alemlerin sırlarını açıyor.  İlahi hikmeti, İlahi aşkı, İlahi hakikati veriyor. Allah’ı sevmeyi, Allah için sevmeyi yüceltiyor.

O Nebi ki, vahşi ve adetlerinde mutaassıp bir toplum içinde geldiği halde, 23 yıl gibi kısa bir sürede, onları kötü adetlerinden temizleyip, güzel ahlak ve ilimle donatarak bütün insanlığa numune ediyor. Bunu bir sultanın ordularıyla değil, kalplere girerek, akılları aydınlatarak, ruhları tatmin ederek yapıyor.

Bizler sigara gibi küçük bir adeti bugün ki en ileri teknolojileri kullanarak, yüzlerce kurum, binlerce uzman, milyonlarca gönüllü ile birlikte bu günkü eğitimli toplumdan kaldıramıyoruz. O Resul (AS) ki, gönüllere dokunarak, ruhlardaki iştiyakı yakarak içki gibi, faiz gibi, kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesi gibi yüzlerce kötü uygulama ve adeti toplumdan def ediyor.

O Mansur (AS) ki, bir dava iddia ediyor. “Allah var, Allah’dan başka ilah yok, Muhammet Allah’ın kulu ve elçisidir.” Hristiyanlık, Yahudilik, Zerdüştlük, Putperestlik gibi bütün büyük dinler, Roma, İran gibi büyük devletler, Araplar, Farslar, Avrupalılar gibi büyük toplumlar, hatta kabilesi, hatta kendi ailesinden kişiler bile O’na karşı iken, O’na düşmanken, O’nu öldürmek isterken, O Mansur (AS) hepsiyle başa çıkıyor, ikna ediyor, ikna olmayanları ilzam ediyor. O’na (AS) kelam ile cevap veremeyenler, davasını çürütemeyenler, kılıca, güce sarılıyor. Kılıçları böğürlerine saplanıyor. Anlıyorlar ki O (AS) fasıkların ve kafirlerin kalplerine korku salan bir Münzir (AS), Allah’ın emrini yerine getiren bir Kâviy’dir (AS).

O Dâi (AS) ki, insanlığa hidayet nurunu getiren, dünya ve ahiret mutluluğunun reçetesini, müjdesini veren, ilahi rahmetin ve Allah’ın isimlerinin sırlarının keşfedicisi, ilancısı, insanlığın kurtuluşunun rehberidir.

O Emin (AS) ki, kavim ve kabilesi O’na düşman olduğu halde, en kıymetlilerini teslim ettikleridir. O (AS) Safa tepesine çıktığında “Ey kavmim size desem ki bu dağın ardında ordular var. Bize saldırmak için geliyor, inanır mısınız?” dediğinde, Kavmi “Ey Muhammet sen Muhammed-i Eminsin, elbette inanırız.” cevabını alan Emindir.

Değil O Zat (AS), O’nun bir eli bile ne kadar nuranidir! O elin içine taşlar girdiğinde zikir eder, düşmana atıldığında düşmanların gözlerini kör eder, o el yaralı ve hastalara dokunduğunda şifa olur, derman olur, celal ile havaya kalktığında ayı ikiye böler, şefkat ile suya dokunduğunda on parmak on çeşme olur.

Böyle bir Nebi’ye (AS) düşmanlık edenler insanlıktan nasipsizdir. Tarihteki bütün Peygamber düşmanları gibi yokluk karanlığında kaybolacaklardır. Efendimizin (SAV) nuru insanlığı ve ebedi hayat yurdunu sonsuza dek aydınlatacaktır.

Ey Müslüman, acaba senin Peygamberinin bir tek eli bu kadar çok mucizeye mazhar ise, O’nun kâinatı yaratan Allah’ın yanında ne kadar makbul olduğunu, davasının ne kadar hak olduğunu ve O’nun davasına ne kadar sahip olduğunu anlamaz mısın? O ele sarılanın ne kadar bahtiyar, ayrı kalanın bedbaht olacağını bilmez misin?

(Bu yazı son dönemdeki peygamber düşmanlığı karşı Mucizat-ı Ahmediye ve Risalet-i Ahmediye risalelerinin ruhumdaki aksindendir.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ERDAL TAHA AYDOĞDU 1 ay önce

Sedat Hocam, peygamberimiz ancak bu kadar güzel anlatılır...tebrikler...TOKAT tan selam ve dua ile