banner114

Derler ki Fatih Tekke olmaz!

Diyenlere, ‘Neden olmaz’ diye sorduğumuzda,

Ya işte teknik direktörlük tecrübesi yok!

Trabzonspor’u taşıyamaz!

Bilgi-birikimi yetersiz kalır!

Marka olmuş bir takımı çalıştırabilir mi?

Bunları söyleyenleri, ya da Fatih Tekke’nin teknik direktör olmasına karşı çıkanları, Tekke’nin yanına getirsen, bunlar Tekke’yle birlikte futbolu her yönüyle değil çünkü her yönü ağır kaçar, sadece bir yönüyle tartışsalar, bakın o kadar iddialı konuşuyorum ve yemin billah diyorum, Fatih Tekkeyi ağızları açık dinlerler ve ardından da  “Vay be hocaya ne haksızlık etmişiz” derler.

Ve sonunda, ”Adam ne bilgiliymiş, neler anlattı” diyerek, kuyruklarını toplayıp giderler.

Fatih Tekke, kendisi hakkında o konuşanları, futbol bilgilisi olarak, beşle çarpar sonra da hepsini eşit parçaya böler!

Tecrübe de diyorlar ya, insan, bir can sıkılması da burada yaşıyor!

Çağdaş Atan Alanyasporu çalıştırıyor, soruyorum size ne tecrübesi var? Teknik adam olarak hangi takımı çalıştırmış? Şu an Alanyaspor’un Çağdaş hocayla neler yaptığını hepimiz görmüyor muyuz?

Ahan Erol Bulut Fenerbahçe’de….

Sergen Yalçın kötü bir dönemde sorumluluk aldı Beşiktaş’ta…

Sizler hala o tecrübesiz…

Bu olmaz…

Onu camia ve taraftarlar istemez, deyip durunuz.

Beyler sizler, kimi tercih edip istersiniz?

Buradan yazıyorum bu gün olmazsa da günün birinde bu takım Fatih Tekke’ye teslim edilecektir.

Ve o zaman doğru olan yapılmış olacaktır.

MUTLAKA CEVAP BULMALI

Neden tercih edildi diye açıklanmalıdır.

Sezon başı Trabzonspor teknik adam arayışı içerisinde…

Çok iyi biliyoruz Bodrum’da Abdullah Avcı’yla görüşülmüş,  Avcı’yla anlaşılmış, Avcı’nın teknik adamlığa getirildiğinin sadece kamuoyuna açıklamasının yapılması kalmışken, son anda araya bir telefon girerek ”Hocamız Newton olacak” diyerek her şeyi maalesef ters düz etmişti o zaman!

Telefon kimden mi geldi?

Elbette ki Başkan Ahmet Ağaoğlu’ndan…

O nedenle diyoruz ki, Abdullah Avcı’yla anlaşılmışken son anda Newton’la devam ediyoruzun perde arkasında ne olmuş ki, bir anda ibre Newton’a dönüp, teknik adam kararı Newton isminde kılınmış?

Sahi o an ne olmuş?

Sahi o an neler yaşanmış?

Sahi Newton’un olmasını kim ya da kimler istemiş?

Sahi Newton konusunda Ahmet Ağaoğlu tek başına mı karar vermiş?

Sahi Ağaoğlu’na Newton konusunda kim etki etmiş olabilir?

Daha doğrusu neden teknik adam olarak Newton tercih edilmiş?

Bu sorular mutlak cevap bulmalı.

Cevap kimden mi bulunacak?

Tabi ki Ahmet Ağaoğlu’ndan…

BİR SUSSA NE KAYBEDER?

Defalarca yazdım..

Defalarca dile getirdim.

Defalarca konuştum..

Yok, abi adam illa da konuşacak!

Sanki konuşmasa bir yeri eksilecek!

Sanki konuşmasa zarar etmiş olacak!

Adam sanki narsistik!

Merak edenlere narsistliğin anlamı, sürekli kendini öven ve olduğundan kendini olduğundan daha önemli gören insan tipleridir.

Ne yalan söyleyeyim bu saatten sonrada, narsistliği yaşayan kişi için de, çok fazla yapacak bir şey yok!

Hadiyin bunu da koyalım bir tarafa!

Adamda, mikrofon hastalığımı var desek?

Kameraya mı bağışıklığı var desek?

Egosunu mu tatmin ediyor desek?

Şovu seviyor mu desek?

İşin gerçeği ne dersek diyelim, ne yazarsak yazalım, adam bunlardan asla vazgeçmiyor.

Üstelik bunlardan da imtina etmiyor.

Bir başkan takımıyla, bu kadar vıcık vıcık olur mu?

Bir başkan oyuncusuyla bu kadar iç içe yaşar mı?

Bir başkan oyuncunun şöhreti ve ismi altında ezilir mi?

Bir başkan oyuncusunun dümen suyuna girip, çalışanını gönderir mi?

Bir başkan takımla aynı yerde kalıp aynı havayı solur mu?

Bir başkan takım otobüsünün önündeki koltuğa, otele gidiş, ya da maça gidişlerde oturup hava-caka atar mı?

Bir başkan her maç sonrası illa konuşmak zorunda olur mu?

Bir başkan, başkanlık makamını bu kadar sulandırır mı?

Eğri oturup doğru konuşun, bir başkan yukarda yazdıklarımı yapar mı?

Son söz!

Ne olur konuşma?

Bir sus Allaha aşkına!

Sen konuştukça her şey işin içerisinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Arkadaşlarının sana söyleyemediklerini ben buradan yazıp söylüyorum, sevgili başkan!

DERDİNİZ NE ARKADAŞ?

Çekin elinizi artık!

Düşün yakasından Trabzonspor’un.

Nedir bu hasediniz?

Nedir arkadaş?

Sizsiz bu Trabzonspor olmayacak mı?

Sizsiz bu Trabzonspor yürüyemeyecek mi?

Siz bu Trabzonspor yönetilemeyecek mi?

Her şeyi siz mi bilirsiniz?

Bırakın dışardan ahkâm kesmeyi!

Bırakın dışardan gazel okumayı!

Ayıp ya!

Tek derdiniz, ‘Küçük olsun bizim olsun!’

Tek derdiniz, ‘Biz varsak Trabzonspor var!’

Tek derdiniz ‘Biz her şeyi biliriz!’

Tek derdiniz, ‘Dışarda da olsak, yine bizlerin dediği olsun!’

Tek derdiniz ‘Yapılacak yönetimler bizim arkadaşlarımızdan oluşsun!’

Tek derdiniz siz değil de başkaları yönetimde olsa da, ‘Davul onların sırtında, tokmak bizlerin elinde olsun!’

Tek derdiniz ‘Trabzonspor’u ancak biz yönetiriz.’

Onun için Kırıkkale tüfeğiyle, 7-24 nöbet tutuyorsunuz, aman saha sonuçları kötü gitsin, yönetim başarısız olsun da, genel kurula gidilsin!

Bakıyorum alınan her kötü sonuçtan sonra, eliniz güçleniyor ya! Sosyal medyada feyk atıyorsunuz!

İmalı mesajlar vermeye çalışıyorsunuz!

Benden söylemesi, bu yaptıklarınızı kimseler yemiyor arkadaş!

Neden mi?

Çünkü ortada evveliyatlarda yapılan pazarlıklar var!

Çünkü ortada nasıl yönetilmişin hesapları var!

Çünkü ortada oradan oraya nasıl personel devşirildiğinin evrakları var!

Çünkü ortada müthiş bir ego fırtınası var!

Size tavsiyem siz hala Kırıkkale tüfeğiyle nöbet tutmaya devam ediniz!

BUNDAN SONRA ZOR BE DOSTUM!

Ne zaman teknik adam tartışılmaya başlanıldığında, fanlar mı diyeyim, belirli bir gurup mu söyleyeyim veya anlı şanlı isimler mi, hemencecik sosyal medyalarında harekete geçip, Ünal Karaman’la ilgili ya fotoğraf paylaşıyorlar, ya da Ünal’a yapılan sözde haksızlık dile getirilip, Ünal Karaman’ın bir an önce takımın başına getirilmesi yazılıp çiziliyor.

Öyle ki, bu arkadaşlar, Ünal Karaman’ın teknik direktörlüğünü yere göğe sığdıramıyorlar!

O ki Karaman iyi bir teknik adam!

O ki Karaman başarılı bir teknik adam!

O ki Karaman istenilen bir teknik adam!

O ki Karaman’ın teknik direktörlük kariyeri piyasadaki teknik adamların çok üzerinde!

Bunları sormak da en doğal hakkımız olsa gerek!

Neden sezon başı Ünal Karaman bir takım ile anlaşmadı?

Kendisine teklif geldi de kendisi mi kabul etmedi acaba?

Ancak hocaya bir teklif gelse mutlaka kamuoyuyla paylaşılırdı.

Lige bakın Ünal hocadan çok sonra teknik adamlığa soyunanların her biri çatır çatır takım çalıştırıyorlar, hani nerede Ünal hoca?

Unutmayın, Ünal Karaman’a bu takım altın tepsiyle sunulmuştur.

Unutmayın Ünal Karaman çalıştığı dönemlerde başarısız olmasına rağmen yönetimler arkasında kapı gibi durmuşlardır.

O yönetimler futbolcuların hem de ne futbolcuların kellesini almışlar ama Ünal hoca başarısız olmasına rağmen kendisine dokunmamışlardır.

Unutmayın, Ünal hocaya verilen destek, içimizden çıkan hiçbir teknik adama verilmemiştir.

Bunlara rağmen Ünal Karaman bir maç sonrası arkasında kapı gibi duran, işverenlerine karşın ”Boğazınızda kılçık olur kalırım” demesinden sonra, hangi başkan, hangi yönetici hangi taraftar Ünal Hocanın tekrar Trabzonspor’dan içeri girmesi için onay verir?

Ha Ünal Karaman fanlarını ve avanelerini ayrı tutuyorum…

SÜRPRİZLER OYUNU

Adı futbol!

Sürprizler oyunu.

Üç skoru olan bir oyun.

Klasik bir ifadedir, hiçbir maç oynanmadan kazılmaz.

Klasik olmasına karşın doğru bir ifadedir.

Trabzonspor’un hafta sonu Fenerbahçe ile oynayacağı maç için bakıyorum da kiminle konuşsam, herkes karamsar!

Herkes umutsuz!

Halbuki oyunun futbol olduğunu unutmuş gibiler!

Biz ne maçlar gördük, izledik, banko favori denilen takımlar, o maçlarda hezimet yaşayarak sahadan ayrılmışlardır.

Ben yine de Fenerbahçe maçında Trabzonspor’un bir sürpriz sonuçla ayrılacağına inananlar tarafındayım.

Derbi maçların havası, aksiyonu, aktivitesi, mücadelesi, tekniği, taktiği, motivasyonu, konsantrasyonu her zaman farklı olmuştur.

Ben buradan yola çıkarak, “Trabzonspor-Fenerbahçe maçında çıkışı yakalayacaktır” diyorum.

Yakalanacak, bu çıkışa en çok hocanın ihtiyacı var.

Çıkış arayan hocanın durumu, Trabzonspor için bu maçta önemli bir avantaja dönüşecektir.

Nasıl dönüşeceğini de maçı izlerken yaşayıp gözlerimizle görmüş olacağız.

KAFKAS İSMİ GÜNDEME GELDİ

Siyasi, hem de taze. Üstelik güneş yüzü görmemiş, bir kulis bilgisi geldi…

Yaklaşan AK Parti İl Kongresi’nde Ankara’da, il başkanlığı için konuşulan isim Zeyyat Kafkas’mış.

Biz de, bize gelen bilgiyi teyit etmek için Ankara’da siyasetin göbeğinde olan yakın bir dostumuza sorduk.

Dostumuz; “evet bize de Zeyyat Kafkas ismi geldi, ciddi ciddi konuşulmakta kulislerde” dedi.

Buradan yola çıkarsak ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyoruz.

Zira Zeyyat Kafkas zaten siyasetin içerisinde.

AK Parti’de görevi olmazsa bile görevliymiş gibi çalışan, partiyle ilgili yapılan hangi aktivite, hangi toplantı varsa Kafkas mutlaka oraya icabet etmiştir.

Kafkas siyasetin temiz ve yıpranmamış bir yüzüdür.

Trabzon’da siyasette sevilip, karşılık gören ender isimlerden birisidir.

Zeyyat Kafkas’ın bir özelliği de çok iyi bir spor adamı olmasıdır.

Spor çevresi tarafından da sevilip sayılır.

Belirli dönemlerde Trabzonspor’da yöneticilik anlamında önemli görevlerde bulunmuştur.

Yapıcı, kucaklayıcı ve toparlayıcı bir kişiliği vardır Zeyyat başkanın.

İl başkanlığı için isminin geçmesi asla yadırganmamalıdır.

Hatta daha ötesini yazayım, memnuniyetle karşılanmalıdır.

Olur mu olmaz mı orasına genel merkez karar verecek.

Ama ben şunu söyleyeyim… Olursa AK Parti’ye önemli derece de ivme kazandırır. Çıtayı çok daha yukarlara çıkarır.

Hayırlısı diyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.