banner114

Dedi: Koronavirüsü manevi çerçevede konuşabilir miyiz? Gerçekten bir mikrop koca dünyayı esir aldı. Olayın manevi boyutunu nasıl yorumlarız?

Dedim: Evet… Görünmeyen bir mikrop, kendisini güçlü sanan… Dünyayı değiştirebileceğine inanan insanı esir aldı. İnsanoğluna, aslında ne kadar aciz olduğunu hatırlattı. Bu tür hadiseler ders almak içindir. Ama ne tarihtekiler ve eski kavimler ders çıkardı, ne de biz ders alırız!..

Dedi: İslam inancında virüsün yorumu nasıl yapılmalı?.. Virüs karşısında nasıl tedbir alınmalı? Dua önemli mi?

Dedim: Virüsü yaratan, şekil ve güç veren Allah… Allah, bizim bilmediklerimizi bilir. Bu virüsle hangi dersler verdiğini ve vereceğini bilmiyoruz ama araştırmalıyız. Yaratılan her şeyin ama her şeyin mutlaka bir hikmeti var. İşte biz bu hikmeti bilemeyiz ama akletmeliyiz. Allah, belki bir toplumu, belki insanlığı imtihan ediyor. Bunu düşünerek anlayacağız. Dersler çıkaracacağız… Düşünüp anlamaya ‘hikmet’ deniyor. Virüs karşısında alınan veya alınması gereken tedbirlere gelince… Zaten alınmış ve alınıyor. Mesele, insanları bir arada tutmamakta… Onun için Cuma namazları başta olmak üzere camiler cemaatle namaza kapatıldı. Doğru da yapıldı. Zira tedbiri alıp, takdiri Allah’a bırakmak gerekiyor. Duaya gelince… Dua elbette en büyük sığınak… Kendini sığınmaya muhtaç görenlerin sığınağı… Şu çaresiz halimiz tam da o değil mi?

Dedi: Allah’ın bir toplumu veya toplulukları imtihan etmesinden bahsettiniz. Bunu biraz açabilir miyiz? Tarihten örnekler hatırlatabilir miyiz?

Dedim: Böylesi imtihanlar ilk kez olmuyor. Tarihte de oldu. Peygamberimiz döneminde de ve peygamberimizden önce de… Özellikle peygamberimizden önceki dönemde uyarıları dikkate almayan ve meydan okuyan milletlerin toplu olarak helak edildiklerini biliyoruz. Ad kavmi, Semud kavmi, Nuh kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkının cezalandırılması Kur’an’da örneklerle anlatılır. Peygamberlerin uyarılarına aldırış etmeyen bu sapık kavimler,  Allah’a meydan okumuş ve kendilerini yenilmez sanmışlardır. Zulüm ve sapıklıkta sınır tanımamışlardır. Peygamberleri onları azapla korkutunca ‘Hani bahsettiğin azap gelsin de görelim’ diye meydan okumuşlardır.  Tabi ki azaplar gelince de helak olmuş gitmişlerdir. Yine buna Nemrut örneği verilebilir. Büyüklük taslayan ve Hz. İbrahim Peygamberi ateşe atan Nemrut, burnuna kaçan bir sineğin kendisini esir alması sonucu ölmüştür.

Yani, kendince koca Nemrut, bir sineğe yenilmiştir. Benzer pek çok örnek vardır. Bütün bu örneklerde Allah’u Teala; “Ne az düşünüyorsunuz?”, “Ne az akıl ediyorsunuz?” biçiminde uyarmaktadır.

Dedi: Özellikle sosyal medyada Suriyeli mazlumlar ve özellikle çocuklar üzerinden yorumlar yapılıyor. Suriyeli bir çocuğun “Sizi Allah’a şikayet edeceğim” sözleri öne çıkartılıyor. Ne dersiniz?

Dedim: Çocuklar başka… Bakın bu mikrop savunmasız ve çocuklara değil, savunmasız yaşlılara etki ediyor. Size göre ilginç değil mi? Olayda dua ve beddua elbette önemli. Lakin dua ve beddua olmasa bile Allah görmüyor mu? Allah, mazlumların içten yakarışlarını ve şikayetlerini bilmiyor mu? Çin’in, Türkistan’daki Müslümanlara yönelik yaptığı ve tarihin en alçak zulmünü Allah bilmiyor mu? O sahipsiz yüzbinlerin gözyaşları acaba nasıl bir sonuca neden olur? Allah, “Yarabbi… Hiç yardım edenimiz yok. Tek sahibimiz sensin…” diye yakaran Doğu Türkistanlı Müslümanları elbette duyuyor. Bugün dünyanın neresine bakarsanız bakınız hep Müslümanlar zulüm altında… Türkistan’da, Kırım’da, Suriye’de, Arakan’da, Filistin’de, Ortaasya’da, Trakya’da…

Dedi: Kabe tarihinde ilk kez bu kadar mahzun kaldı değil mi?

Dedim: Mahsun demeyelim de, “Yalnız” diyelim. Bu da bir hikmet… Buna da bu açıdan bakmak lazım. Müslümanların tutarsızlıkları açısından yorumlamak lazım. Kabe de mi ibadete kabul etmiyor?  Kendini ibadete mi kapattı, yoksa insanlar mı gidemiyor? Kapatılan yollara bakmak… Bunun düşünülmesi lazım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yasar 3 ay önce

güzel yazı , diyanet bile bu kadar güzel yorumlayamadı konuyu, heryerde insanların psikolojini bozan cinsten haberler veriliyor, olaya böyle bakınca insan rahatlıyor.

Avatar
Kaygusuz Abdal 3 ay önce

ayet: "insanoğlu çok zalım vede çok cahildir" zaman zaman egosu kabarıp (haşa) Allahlık taslar fakat bir mikroba esir olacak kadar zavallı olduğunu unutur...