banner114

Kelimeler de saygıyı hak eder.

Yazılışları ve okunuşları gibi özgül ağırlıkları da farklıdır.

Onları kullanırken seçici davranırız.

Bazıları kilit taşlarını hatırlatır. Köşe taşlarını...

Öylece beklerler ve ne zaman ki hak ederiz?

Karşımızdaki, hak ettiğimize karar verir... Ya da telefonun ucundaki...

İşte o zaman sarıp sarmalarlar bizi... Ruhumuzu okşarlar.

Çünkü çoğu kez sağlık ve güzelliktir kelimeler...

İhtiyacımız olduğunda imdadımıza koşarlar.

***

Vefa...

Dilimize pelesenk olmuştur adeta...

Hani adı geçtiğinde aklımıza gelen “İstanbul’da bir semt" var ya...

Söz, döner dolaşır işin özünde düğümlenir.

b    Biri, kadir kıymet biliyor mu?

Kendisi için saçını süpürge edenleri hatırlıyor ve de hal hatır soruyor mu?

Vefalı” desek de tam olarak anlaşılmaz.

İlle de “çok vefalı” demeliyiz ki olsun. Onca emek karşılık bulsun.

***

Vefasız?”

Her ne kadar olumsuzluk ifade etse de...

Gerçek dostların özlenen sitemi sayılır.

Arayıp sormamışsındır uzun zaman... Gidip gelmemişsin...

Bizi kendimize getiren bir fırçayı hak ettiğimizde dökülür dillerden.

Günlük hayatta “vefasız” açık ara önde...

Şarkılar, şiirler, iğneli sözler boşuna değil.

Fakat biliyor ve inanıyoruz ki Müslüman, diğer insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimse...  İyilik ve güzellik fıtratında var.

Yaptıkları bilinmese de... Ona, bir şekilde geri dönmese de...

Güzel insanlar İstanbul'a benzer.

Vefa’yı, ondan bundan öğrenmezler, kalplerinde taşırlar.

***

Vefa...

Tarihi Bizans’a dayanan bir İstanbul semti...

Bir zamanlar tüccar, yönetici ve ilim irfan sahiplerinin mekanı...

Aynı zamanda Türk spor tarihinin en köklü kulüplerinden biri (1908)...

Ne yazık ki bugünlerde bir “çöküntü bölgesi” olarak adlandırılıyor.

Durum biraz karışık yani...

Vefa mı çökmüş yoksa vefaya mı çökmüşler?

Kelime, üzerinde saatlerce konuşabilecek kadar derin...

Semt de sosyal yönden pek çok boyutuyla incelenebilecek kadar zengin...

***

Semte adını veren Şeyh Vefa aslen Konyalı...

Edirne'ye gidiyor ve tasavvufla tanışıyor.

Ardından da ver elini payitaht İstanbul...

Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler yazıyor.

Deniz yolu ile hacca giderken korsanlar tarafından Rodos'a kaçırılıyor. Karamanoğlu İbrahim Bey, bir vefa örneği sergileyerek gereken fidyeyi ödüyor ve eski dostunu korsanların elinden alıyor.

Yani diyeceğimiz o ki Şeyh Vefa’yı da yine ‘vefa’ kurtarıyor.

***

‘Korona Günleri’nde adını sıkça duyar olduk.

Vefa Sosyal Destek Grubu.’

İçişleri Bakanlığımızca 65 yaş ve üstü ile kronik hastalığı bulunan vatandaşlarımızın evlerinden dışarı çıkmalarının yasaklanması sonrasında temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere il ve ilçelerde faaliyete geçti.

112, 155 ve 156 çağrı merkezlerinden birinin aranması yeterli.
Kaymakamların koordinasyonunda oluşturulan gruplarda polis, jandarma, zabıta, AFAD, Kızılay ve gönüllü sivil toplum kuruluş çalışanları görev yapıyor.  

Uygulama çok yeni, 22 Martta başlamış.
Gıda, ilaç, banka ve diğer kurum hizmetleri karşılanıyor.

***

Bence son yılların en güzel isimlendirmelerinden biri...

Vefa Sosyal Destek Grubu.”

İsmiyle müsemma”...

Şimdiki çocuklar gibi adıyla doğan ‘Vefa'yı çok sevdik....

Hani dara düşmüşsün ve çaresizsin... Bir el beklersin, kapını çalsın.

Bir telefon, “bir ihtiyacın var mı” diye sorsun. Sonra?

Ne söylemişsen, sipariş vermişsen kapında...

Yaşlı çiftçilerin tarlasını süren mi ararsın?

Kapı kapı dolaşıp kandilli tepsilerde sahur yemeği ikram eden mi?

Çocuklara masal okuyanlar... Odun kıranlar, doğum günü kutlayanlar...

Korona Günleri’nde daha bir farkına vardık sosyal devletin.

Daha bir kenetlendik sanki...

Şairin dediği gibi “yaşadıklarımızdan bir şey öğrendik”.

‘Vefa.’

Bir şey daha...

Biz, vefayı “insanın insana bağlılığı, hissettiği” şeklinde öğrenmişken...

Meğer “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diye yedi asır öncesinden fısıldamış Şeyh Edebali...

Osmanlı'yı cihan devleti yapan onlarca düsturdan birini de...

Ananı, atanı say. Bereket büyüklerle beraberdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
A.faik yılmaz 1 ay önce

Teşekkürler
Harfleri güzel dizmişsin
Kelimeleri petekten süzmüşsün
Vefasız derken sanki biraz kızmışsın
Vefa derken sevdiklerine göz süzmüşsün