banner114

Doğruyu yazınca ‘sen adam tutuyorsun’ oluyor!

Doğruyu yazınca ‘sen adam kayırıyorsun’ deniyor!

Doğruyu yazınca ‘senin tarafın zaten belli’ söyleniyor!

Doğruyu yazınca ‘sen zaten diğerlerine ön yargılısın’ vurgusu yapılıyor!

Vallahi kim ne der?

Kim ne düşünür?

Kim ne yazar?

Hiç de umurumda değil!

Ben hiçbir şeye bakmaksızın yine doğruları yazmaya devam edeceğim.

İktidar partisinin dört milletvekilini masaya yatırılalım!

Hemen belirteyim, mutlaka her gün her biri Allah için bir şeyler yapıyordur.

Bunlara asla bir şey deme ve karışma durumumuz söz konusu olamaz.

Bizim karışacak olduğumuz konu Trabzon...

Hadi soruyorum sizlere, Trabzon’un dertleriyle dertlenen!

Trabzon’a yapılması düşünülen yatırımlarının peşine koşan!

Trabzon için yatıp kalkıp bir şey üretmeye çalışan!

En önemlisi, cadde de, sokakta, dağda, bayırda, yaylada, hemen hemen her yerde vatandaşa dokunan!

Yine en önemlisi vatandaşın derdini kendisine dert edinen!

Meclise gelen vatandaşın sorununu, sıkıntısını çözmeye çalışan!

Kendisine gelen telefona çıkmamazlık yapmayan!

Ya da bakmamazlık yapan?

Hangi milletvekilleri?

Evet… Yukarıda saydıklarımı bu dört milletvekillerinden hangileri yerine getiriyor?

Ben fikrimi ve zikrimi açık-seçik buradan beyan ediyorum.

Benim gördüğüm kadarıyla, bana ulaşanların söyledikleri kadarıyla, iki milletvekilinin ismi açık ara öne çıkmaktadır.

Birisi Bahar Ayvazoğlu, diğeri ise Salih Cora’dır.

Haydeyin Ak Parti’lilerde dahil bu savıma herkes cevap versin… Soruyorum sizlere yapmış olduğum bu tespitlerden hangisi yanlış?

Hani halk arasında söylenen bir söz vardır ya ”Hangi taşı kaldırsam altından sen çıkıyorsun” diye.

Doğru… Kafamızı nereye kaldırsak, sadece ve sadece Bahar Ayvazoğlu ile Salih Cora’yı görüyoruz.

Yani demem o ki, Ayvazoğlu ve Cora milletvekilliklerinin haklarını sonuna kadar vermektedirler.

Zira o nedenle birileri tarafından taşlanmaya çalışılmaktadırlar.

Olsun “meyve veren ağaç taşlanır”

Ayvazoğlu ve Cora, Trabzon ve Trabzonlular için iyi meyve veren, meyve ağaçları gibidirler.

İki vekilin çalışmalarını mutlaka bizler gibi bakanlar ve genel merkezde takip etmektedir.

Yaşanacak seçim dönemlerinde iki vekil çalışmalarının ve insanlara dokunmalarının karşılığını mutlaka göreceklerdir.

Açıkçası takdir edileceklerdir.

Unutmadan, Ankara her şeyi görüyor ve yakından izliyor.

Haberiniz ola...

NEDEN ISRARCI?

Ne o, yangında mal mı kaçırılıyor?

Sahi ne oluyor?

Nedir bu kadar telaşınız?

Nedir aceleniz?

Bir durun yahu !

İnsanlar bir soluklanıp kendine gelsin!

Millet düşmüş can derdine!

Siz düşmüşsünüz yemek derdine! virüsü, covid 1 demden taşımalı eğitiminin yemeğini Öğretmenler Evi’ne yaptırmak için tekrar ve yeniden düğmeye basıldığını öğrendik.

İlçe müdürlüklerine konuyla ilgili talimat verip, genelge gönderiliyor mu?

Defalarca yazdık.

Ahan yine yazıyoruz.

Ak Parti iktidarının en güzel yaptığı icraatlardan biriside kamu kuruluşlarında ki özelleştirmeler olmuştur.

Kısacası yapılan özelleştirmelerde kamu kuruluşlarının üzerinde olan önemli yükten kurumları ve dolayısıyla devleti kurtarmış oldu.

Böylelikle hem yapılan yolsuzlukların önüne geçildi, hem de devlet üzerinden birilerinin cebine giren haksız paraların çarçur edilmesi önlenmiş oldu.

Şuan gelin görün ki, Milli Eğitim’de iş tekrar eski düzene döndürülmeye çalışılmaktadır.

Öğretmen Evleri asli görevini bırakacak ve restaurantçılığa soyunmuş olacaklar.

Olacak iş mi?

Burada şunu hatırlatmak isterim yetkili ve etkili kimselere ‘eskiye rağbet olsa Bit Pazarı’na nur yağardı”

Benim anlamakta zorluk çektiğim, taşımalı eğitimde, yemek alımında her şey güzel giderken…

Her şey hijyen ve ucuz bir şekilde devlete sunulurken…

Milli Eğitim’in yemek yapma işinin tekrar gündeme getirilmesinin arka bahçesinde ne var acaba?

Neden bu kadar ısrar ediliyor Öğretmen Evlerinin yemek yapması için…

Yemin billah merak ediyorum bunu…

Ya da şehrin siyasetini yönlendirenler ve siyasetin içerisinde olup şehre yol haritası yapmaya çalışanlar, neden Milli Eğitim Müdürü’ne çıkıp şöyle bir serzenişte bulunmuyorlar?

“Tamam müdür bey bunu yapmak istiyorsun da bizler de bu şehirde yaşıyoruz. Bu şehirde bizler siyaset yapıyoruz, bu insanlar bu kadar yatırım yapmışlar. Yeniden mutfak kurmuşlar, onlarca çalışan istihdam ediyorlar. Her biri bir milyona yakın para harcamışlar. Ülkenin durumu ortada, bu işi bir öteleyelim, sonra bakarız” demiyorlar…

Neden demezler?

Neden demekten çekinirler?

Bunu da anlamış değilim…

AYNI SOKAKLARDAYIZ

Bakın arkadaşlar…

Kime mi ‘bakın’ diyorum?

Tabii ki siyaset yapanlara…

Bakın ve iyi dinleyin ya da iyi okuyun…

Yarın bürokrasi değişir...

Yarın o koltuklara başka bürokratlar gelip oturur…

Ve de öyle olacaktır.

Çünkü işleyiş bürokraside budur.

Ne var ki bu bürokratlar gider ama bizler bu şehrimizde hepimiz yüz yüze bakacağız.

Hepimiz aynı caddeleri, aynı sokakları arşınlayıp o sokaklarda karşılaşacağız..

Hepimiz yeri gelecek ekmeğimizi bölüşüp aynı tastaki çorbaya kaşık sallayacağız…

Ama şunu unutmayın, insanların görevde olan bürokratlar tarafından uğradıkları haksızlıkların, yaşadıkları olumsuzlukların faturaları o bürokratlara çıkacak?

Siz zannetmeyin ki  şehrin genleriyle oynamasına müsaade ettiğiniz bürokratlara bu faturalar kesilecek?…

Siz zannetmeyin ki hiç yok yere insanların ekmekleriyle oynayan bürokratlara, seçim zamanları bu faturalar çıkartılacak!

Evet… Bu faturalar sizlere çıkartılacaktır.

Hem de öyle bir çıkartılacaktır ki, ne bileyim ki o çıkan faturaları ödeyebilirsiniz?

O nedenle diyorum ki şehrinize, dolayısıyla şehrinizin insanına sahip çıkınız.

Herhalde sizlerden kimse illegal bir şey yapmanızı istemiyor.

Herkes uğradığı haksızlığın giderilmesi peşinde…

KAÇIRIN BAKALIM!

İşin tuhaf yanı ne biliyor musunuz?

Yemek sektöründe olanların bir kısmı AK Parti’de siyaset yapmış.

Bir kısmı AK Parti kurulduğundan beri peşinden koşup bir nefer gibi çalışmış.

Hala daha çalışmaktadırlar.

Şuan yaşadığımız günlerde yazılıp çizilenlere bakıldığında, şunu görmekteyiz, mutlaka doğruluk payı da vardır. Bu güne kadar AK Parti’ye oy verenlerin, parti arayışı içerisine girdikleri söyleniyor.

AK Parti’den kaçmak isteyip yeni arayışlar içerisinde olanlara bizlerde şahit oluyoruz…

Buradan açık ve seçik yazıyorum.

Sizler, yani görevde olan bürokratlar.

Hemen belirteyim… İşini düzgün yapıp vatandaşın sorunlarıyla ilgilenenleri tenzih ediyorum…

Benim seslendiğim, vatandaşa sorun ve sıkıntı çıkaranlara…

Sizler yüzünden insanlar AK Parti’den kaçmak istiyorlar.

Birde il ve ilçe yönetimlerinde görev alanların bir kesimi yüzünden…

İl ve ilçe yönetiminde bulunan bazı yöneticiler de, her nedense vatandaşın sorunlarıyla değil, keserin keskin tarafıyla kendi tarafına ağacı nasıl daha iyi yontarımın peşinde oldukları için bu millet AK Parti’sini terk etmek istiyor..

İyi ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan var.

İyi ki AK Parti’nin lideri sayın Erdoğan..

Cumhurbaşkanı’nın tırnaklarıyla kazıyıp, gece gündüz dur durak demeden koşuşturup 18 yıldır iktidara taşıdığı bu parti maalesef  böyle insanlar yüzünden her geçen gün ivme kaybediyor…

MECAALLERİ KALMAMIŞ!

Verin şoför esnafının ücret zammını.

Daha neyi bekliyorsunuz?

Adamların tekerlek döndürecek mecali kalmadı.

Başta sayın Vali İsmail Ustaoğlu olmak üzere, belediye başkanı Zorluoğlu yapılacak ücret zammı konusunda şoför esnafına az da olsa bir nefes aldırmalıdırlar...

Açıkçası şoför esnafı kendilerinden bu müjdeli haberi bekliyor.

Hani deriz ya “Ne verirsen elinle o gelir seninle” diye.

Şoför esnafına ne verirseniz inanın mutlaka sizlere dönüşü olacaktır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.