banner114

Var git demeye başladı şimdi dağlar yamaçlarda sarıya düştü yeşilin tonları. Kahve rengi bir başka okşar bütün doğayı. Bir bakıda hüzün diğerinde hasret dalar gökyüzüne.

Daha mavidir gökyüzü, yoksa daha beyaz olduğundan mı bulutlar. Kar taşır, yağmur taşır bu mevsimde saçı daha beyazdır bulutlar.

Gamda keder de başkadır bu mevsimde. Sevdası derindir şimdi taşıyanın. Ayrılıklar düşer yollara, veda elleri sallanır bir bir, sevdaya, dostlara, kardeşlere aşklara.

Kış zamanı gelecek dönüş başladı sıcak obaya, yuvaya. Sarılmak da soğuk, ayrılmak da. Var git der beyaz, eflatun, sarı çiçekler. Bir daha bahara yine gel ve yine merhaba diyecekler. O zaman da kardelen adını verecekler.

Var git dinlen ve yine gel, karları soğukları, kışları bitir de gel. Sabretmezsen karları, kar kürtüklerini del de gel, aşta gel. 

Beklerim seni hep, sinerim toprağın altına bir mevsim ve yine seni beklerim. Eğer dersen kaderimsin. Az biraz gün açsın güneş değsin dağlara. Yolarım toprakları, bölerim karları uğrarım sevdalara.

Sende böl soğukları, at kenara ayrılıkları var sevdiğine sevdiklerine neyin gamı kederi mutlu et bekleyenleri, sevdaları ve sevenleri.

Gönül istedi mi yaşanacakları, katlandı mı her haline olanların. O zaman alıkoymaz yolundan, yarınından hiçbir engel.

Dağlar var git dese de hala kal der gibi değil mi dağlar. Ağlamaz mı kahve tonunda yamaçlar. Gitme kal değer mi kardelenlerin, vargitlerin gelişinden gitmek.  

Kim bilir belki de kardelen zamanından esinlenmiş de dur gitme demekte şimdide.  Biz gitmeye meyilli olduğumuzdandır varıp gitmelerimiz.

Oysa kalmak gerek bütün zorluklar, önümüze çıkacak engellere rağmen kalmak ve savaşmak gerek. Savaşmak zorluklarla yarışmaktır. İnsanın insana savaşması değil sevgi ile tutunmasıdır kardelenler gibi. Vargitler de belki de savaşıyorsan, anlaşamıyorsan barışık değilsen doğanın her haline git der sana o vakit vargitler, kardelenler.

Nasıl kardelen sevgi, dostluk ve sarınıp yaşa diyorsa vargit de ya kal barışık yaşayalım ya da bıkmışsan zamandan, mevsimden ve değişimlerden. Git diyerek göz kırpar bize doğa.

Ayrılıklar üzerken yine sağ kalırsam gelirim demek de hüzün verir. Oysa kal ve sonuna kadar yaşa, yaşa ki ne bir çiçek git desin ne de bir çiçek hadi düşünüp dinlendiysen ve kendine geldiysen gel yine gel baştan yaşansın doğa. Yeniden yeşerirken dağlar kardelenler bu kez beyaz gelinliği delik deşik ederek git artık derken hadi şimdi sen gel.

Neden kolayı, rahatı yaşar insan, neden zordan mutluluk çıkarmaz. Oysa hani gelişti dünya, uzaklar yakın oldu ya. O zaman ne vargitler yalnız solsun. Ne de kardelenler yalnız kar kristalleriyle boğuşsun.

Hani aşmıştık zorlukları, kolay etmiştik yaşamları. İnsan insanın kanında boğulurken buzları deşti kardelen. Soğuktan, kıştan doğdu dünyaya ve yine soğuyan topraktan buzlara karşı baş kaldırmadı mı vargitler?

Bir çiçek kadar gelişemedi insanlık, bir çiçek kadar sevgiyi yaşayamadı, yarınlarını düzene sokamadı, güvene alamadı insanlık.

Ne kardelen olabildi ne de vargit çiçeği. Nedir, nedendir bu mutsuz yüzler, asık suratlar ve derinden düşünüp zorluğu aşamayan insan.

Düşünceleriniz kardelen kadar narin ve güçlü, kötü düşüncelerin vargitlerde olsun tutkusu. Kötülükten uzak güzelliklere tutkun olsun dünya ve insan insanlıkla.

Selam saygı ve sevgilerimle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.