banner114

Trabzon’da turistik gezilecek yer dendiğinde ilk akla gelen yer Maçka’da Sümela Manastırı, Çaykara’da Uzungöl ve yaylalarıdır.

İstanbul’dan misafirlerim geldi. Trabzon’u gezelim dedik. Önce Sera gölünden kahvaltıyla başladık. Sera gölü küçük, kahvaltı yapmak için güzel ancak temizlik ve çevre düzenlemesi hiç güzel değildi. Yetkililerin mutlaka çevre düzenlemesiyle ilgilenmeleri gerekmektedir.

Atatürk Köşkü’nün ardından Boztepe’de çay keyfi gezimize ayrı bir güzellik kattı. Trabzon’u kuş bakışı izlerken çay içmek ayrı bir keyfiyet veriyor insana. Sohbet arasında şehri seyre daldığımda çarpık yapılaşma ve yok olan sahillerin durumu insanın yüreğine derinden bir acı veriyor ister istemez.

Eski günlerdeki bozulmamış yemyeşil, doğayla iç içe olan sahillerimiz geliyor aklıma. Eşim bir gün önce misafirlerimizi Batum’a götürmüştü. 8 kilometrelik sahilinin olduğunu ve ilk günkü gibi doğal kaldığını, lağım sularının akmadığı, koku ve pislikten eser olmadığını insanların aileleriyle denize girebildiğini anlatmıştı. Misafirlerim de sahilini çok beğendiğini söylemişlerdi. Hayran kaldım doğrusu. İçimden kıyas yapıyorum bir anda. Aynı denize kıyısı olan iki şehir. Biri pislikten geçilmezken diğeri ise tam bir turizm cenneti olarak varlığını koruyor.

Ardından ver elini Uzungöl. 90 kilometrelik yaklaşık 1,5 saattik yol gittikten sonra dünyadaki eşsiz bir manzarayla karşı karşıya kalıyorsunuz. Havada sis ve yağmurun olmayışı, güneşin ışınlarının dağın üzerinden vurması alanın tüm güzelliğini ortaya çıkarıyor.

Saat çok erken olmasına karşın aşırı bir kalabalık. Çoğunluğunun Arap turist olduğunu fark ediyorsunuz. Kendinizi yabancı olarak hissetmeniz içten bile değil. Yalnız burası da aynen Sera gölü gibi bakımsızdı ve temiz değildi. Çarpık bir yapılaşma, düzensiz bir çevre ile beton yapılar gözünüze çarpmaya başlıyor.

Gölün suyu hiç de temiz sayılamazdı. Eski berraklığı ve tazeliği yok üzerinde.

Balık havuzlarını ve etrafı gezdikten sonra Sümela Manastırına yetişmek için yola koyuluyoruz.

Ancak söylemeden geçemeyeceğim. Turizm cenneti olan bu beldemizin acilen yetkililer tarafından kontrol altına alınarak çarpık yapılaşmasına izin verilmemeli ve varsa aykırı yapılar derhal yıkılmalıdır. Doğal cennetimiz olan Uzungöl’ ümüzü  ‘’ gözümüz ‘’gibi korumalıyız.

Gümüşhane yol ayrımından Maçka’ya doğru yol almaya başlıyoruz. Dağların arasından ve ağaçlarla kaplı yeşilin her tonunu içinde barından yollarından geçerek  1,5 saat sonra Sümela’ya varıyoruz. Kayanın alnında devasa harika bir yapı görünüyor. Etrafta yemek, çay içme yerleri daha derli toplu.  Manastıra varmak için  yaklaşık 1,5 km sarp bir yürüme yolu var. Ancak araçlarla da gidebiliyorsunuz. Yürümeye göz kestiremediğimiz için araçla  300 metre yakınına  çıkıyoruz. İnanılmaz bir manzara, harika bir hava ve size her şeyi unutturan doğal bir yapıyla karşı karşıyasınız.

Heyecan uyandıran eser. Etrafta çalışma var, kayaların alnından taş düşmemesi için tel örgü çekiyorlar. Merakla içeri girmek gezmek görmek için sabırsızlanıyoruz. Giriş biletini 10 liraya alıyorsunuz. Maalesef kayaların düşme tehlikesinden dolayı içeri girmenize müsaade etmiyorlar. Bakanlık 1.etap bitti diye duyuru yaptı diyorsunuz niçin içeri giremiyoruz dediğinizde, 1. Etabın ana giriş olduğunu orada öğreniyorsunuz. Bilet niye satıyorsunuz dediğinizde cevap veremiyorlar. Hani bir laf var ya burası Türkiye işte onu burada yaşıyorsunuz. Neyse ki eşsiz manzara karşısında çok da fazla kızamıyorsunuz. Olsun bir dahaki sefere gelmeye değer deyip sineye çekiyorsunuz. Restorasyon çalışmaları ne zaman tamamen biter dediğinizde 2 yılı bulur diyor çalışanlar ve bu da ister istemez canınızı sıkıyor. Gezerek tekrar geri dönüyoruz.

Olumsuzluklara rağmen Trabzon’un doğal güzelliği şehri ve devleti yönetenlerin tüm açıklarını kapatıyor.  Misafirlerimin yüzleri ve gözlerinin içi gülerek şehrimizden mutlu olarak ayrılıyorlar.

Bunun dışında şehrimizin yaylaları da gezilip görülmeye değer yerlerdir. Ancak zamanımız olmadığından gezemiyoruz. İnşallah gezdiğimizde onlarla ilgili gördüklerimi ve duygularımı sizlerle paylaşırım.

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla hepinizin bayramını kutlar mutluluklar dilerim. Kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.