banner114

Liseyi bitiren gençler üniversiteli olmak için büyük bir yarış içerisine girdiler. Üniversite eğitimi hem gençler hem de aileleri için önemli bir hedefti. Gençler iyi bir meslek sahibi olmak ve iyi bir eğitim alabilmenin kapısını yükseköğrenime geçiş sınavıyla araladılar. Sınav sonucunda aldıkları puanlara göre bölümlere yerleştiler. Hayırlı olsun.

Yükseköğrenimde yeni bir dönem pandemi şartlarında yenilikleri ve sorunlarıyla başlıyor. Yenilikler pandemiyle başlayan uzaktan eğitim uygulamasının daha sistematik ve yapılandırılmış şekliyle devam edecek olmasıdır. Uygulamalı bölümlerin nasıl bir dönem geçireceği belirsizliğini koruyor. Teorik bölümler daha rahat görünüyor.

Yükseköğrenimin yapısal sorunlarına üniversiteye geçiş pratiği işaret ediyor. Üniversiteye geçiş sistemi üç temel puan türü üzerinden yapılandırılmış. Birde puan ve yetenek birlikteliği var. Yükseköğretime geçiş sistemi bazı sınırlamaları olsa bile serbest pazar anlayışına göre işlemektedir. Okulların puanları talebe göre şekillenmektedir. Talebi belirleyen bir-kaç temel husus var. Bunlar; iş olanakları, özellikle kamuda, üniversitenin bulunduğu şehir ve üniversitenin prestiji

İş bulma imkanı olduğu için, tıp ve sağlık branşları her üniversitede nisbi olarak en yüksek puanlarla öğrenci alıyor. Bu nedenle tıp, diş hekimliği ve eczacılık gibi alanlar hangi üniversitede olursa olsun en ön sıradan öğrencileri topluyor.

Mühendisliklerin puan sıralaması, branşları ve bulundukları üniversitenin prestijine göre değişiyor. Özellikle bilgisayar, yazılım, endüstri, elektrik-elektronik mühendisliği gibi bölümler puan sıralamasında ilk beş yüzden, yüz-yüz elli bine kadar değişik üniversitelerde rağbet görüyor. Bir-çok önemli mühendislik alanı ne yazık ki sadece prestiji olan üniversitelerde hak ettiği puanla öğrenci alabiliyor. Ziraat-gıda-yer bilimleri gibi birçok mühendislik alanı yeterli öğrenci bulamıyor. Buldukları öğrencilerin ise sayısal yetenekleri bu bölümleri okumaya müsait olmuyor. Temel bilimler teşvik gören üniversitelerde anlamlı, diğer üniversitelerde ciddi sorunları var. Mutfaktaysanız mecbur elinizdeki malzemeden bir yemek çıkarmak zorundasınız.

Sosyal ve eşit ağırlık bölümlerinde, hukuk, psikoloji, siyasal bilimler gibi alanlar gözde, bulunduğu üniversiteye bakılmaksızın önden tercih ediliyor. Eğitim bilimleri ortalarda kendine yer buluyor. İdari bilimler açık öğretim düzeyinden öğrenci kabul ediyor. Yine bu alanların içinden bazı bölümler, bulundukları üniversiteden dolayı, ilk beş yüz veya bin içerisinden kontenjan kapatabiliyor.

Mesleki eğitimden iş imkânı sunabilen sağlık meslekleri ön sıradan öğrenci bulurken, kamuda iş imkânı bulunmayan ama özel sektörde çok ihtiyaç duyulan teknik mesleklere yeterince talep olmuyor. Kendi işini kurmak veya bir firmada, fabrikada çalışmak denildiğinde ciddi bir çekinikliğin olduğu gözleniyor.

Yükseköğrenime geçişe yönelik yukarda yapılan durum tespiti aynı zamanda yükseköğrenimin temel sorunlarına da işaret ediyor. Devletin ekonomi ve istihdam içerisindeki payının büyüklüğü öğrencilerin yönelimlerinden anlaşılıyor. Masa başı iş beklentisi çok açık… Teknik ve bedensel çalışmayı gerektiren işlere talep çok az. Öğrencilerin masa başı işlere ve kamu iş alanlarına yönelmesi çok büyük bir handikap… Toplum ve ülke için çok önemli tarım-gıda-temel bilimler gibi alanların durumu anlaşılabilir değil… Öğrencilerin batıdaki şehirlere yüklenmeleri, iç ve doğu bölgelerini ve bu bölgelerdeki eğitim kurumlarının işlerini zorlaştırmaktadır.

Sorun sadece yükseköğrenim sistemiyle açıklanabilir durumda değil. Sorunlar, toplumsal ihtiyaçlar, sosyal, ekonomik ve yönetsel sistemler ve tabi ki eğitim sosyolojisi ile açıklanabilir. Ama yine de yükseköğretim üst kurumları tarafından yapılacak olan geleceğe yönelik bir insan kaynakları ve yükseköğretim stratejik planlaması birçok sorunun çözümüne yol gösterebilir.

Pandemi sürecinde Ekim ayı itibariyle yeniden başlayacak olan yükseköğretim döneminin etkili ve başarılı geçmesi dileğiyle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.