banner114

Dedi: Ülke gündemini kısa kısa gezebilir miyiz? İdlib, Libya, FETÖ’nün siyasi ayağı ve Elazığ depremi… Dört konuyu sırasıyla konuşabilir miyiz?

Dedim: İdlib’den başlayalım… Türkiye’nin bağımsız duruşu sadece ABD’yi değil, zaman zaman Rusya’yı da rahatsız ediyor. Rusya, Gürcistan’ın NATO’ya girmesini savunan, Ukrayna’ya 300 milyon dolarlık silah satan ve Kırım’ın ilhakını tanımadığını hatırlatan Türkiye’yi Esat güçleri ile vurdu. Rusya, hem Türkiye’nin, hem ABD ve NATO’nun duruşunu test etti. Esat güçlerine ‘Kıyısından, köşesinden dokunun bakalım Türkiye ne tepki verecek?’ dedi. Türkiye’nin kararlılığını gördü.

Dedi: Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Esat Güçleri bir daha saldırırsa, Suriye’nin her yerinde vuracağız’ sözleri bir savaş ilanı değil mi?

Dedim: Esat’a savaş ilan edilmez. Esat’ın savaşacak gücü yok ki savaş ilan edilsin. Burada mesele Rusya meselesidir. Galiba Rusya ile anlaşmaya varılmıştır.  Türkiye Esat güçlerini perişan edecek bir noktadadır.

Dedi: Muhalif olanlar diyor ki; ‘Adamların toprağından adamları çıkartıyoruz.’ ‘Suriye’de ne işimiz var?’ haklı değiller mi?

Dedim: O topraklar Suriye halkının. Esat’ın değil. Türkiye ve dünya (Rusya ve İran hariç) Esat’ı meşru yönetici kabul etmiyor. Halkının 1 milyonunu katleden… 5 milyonunu ülke dışına süren… Dönmelerini kabul etmeyen Esat, Suriye’nin meşru başkanı olamaz. Burada altı çizilecek iki önemli husus var. 1- Topraklarından, evlerinden çıkartılan milyonlar Türkiye’ye geliyor. Türkiye bu oldu, bittiyi seyretmeli mi? 2- Yarın Suriye’de oluşturulacak yeni yönetimde Esat bu sığınmacıları geri almayacak. Sığınmacıların tek umudu Türkiye… Türkiye sizce masada olmamalı mı? ‘Olmamalı’ derseniz bu 3-4 milyon insanı siz bakacaksınız. Aksi halde kendi ülkemizin geleceği için masada olmalı ve Suriye’de makul bir hükümetten yana tavır belirlemeliyiz. Türkiye bugün bunu yapıyor. Bunun için yapıyor. Türkiye, Suriye topraklarından elbette çıkacak. Ancak, Suriye normalleşip Türkiye’ye zarar vermeyecek bir konumda olduğunda çıkacak. Aksi halde kendi güvenliğini Türkiye’de değil, sınır ötesinde koruyacak. Bak Irak’a… Yapmadık, şimdi uğraşıyoruz.

Dedi: Sınır ötesi İDLİB mi? Afrin ve sınır boylarında zaten varız.

Dedim: İdlib’den söküp atarlarsa, Afrin’de de tutunamayız, Resulayn’da da… Bir yerde diretip Türkiye’yi korumalıyız. O sınır da İdlib…

Dedi: Cumhurbaşkanının açıklamaları ağır değil mi? ‘Esat’ı her yerde vururuz’ diyor.

Dedim: Hayır ağır değil, normal söylemler. Şöyle düşünelim. Esat güçleri iki kez saldırdı. Birinde 6, diğerinde 5 ve ardından yaralılardan 3 şehit verdik. 30 da yaralı… Bunlar savaş yaralısı… 14 şehit 30 yaralı… Bizde karşılığında 200 civarında Esat askerini vurduk. Bu ölçü mü? Değil elbet… Kamuoyu ikna veya tatmin oldu mu? Hayır olmadı. Yani mesele bizim ne kadar Esat asker vurduğumuz meselesi değil. Bizim şehit vermememiz meselesi… İşte Sayın Cumhurbaşkanı’nın çıkışı bunun için.

Allah korusun… Esat güçleri 80 Türk askerini şehit etse ne olur sizce? Cevabını ben vereyim. Şam’a kadar gideriz. Ya Şam’a kadar gideriz ya hükümet sallanır. Sallanmanın da ötesinde sarsılır. Ardından güçlerini geri çekmek zorunda kalır. Ardından Afrin, Cerablus ve Rasulayn’dan çıkış… Ardından seçim ve bitiş…

Tabloyu doğru okumak gerek. Hani diyor ya Sayın Cumhurbaşkanı… ‘Bir tek Mehmetçiğin kanının akmasının artık ağır bedelleri olacak’ diye… Şayet büyük devletsen tavır böyle olmalı. Yok değilsen ne işin var orada?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108