banner114

Osmanlıca Trabzon vilâyet Sâlnamelerinde  yaklaşık iki yüz seneden beri verilen bilgilere göre  bugünkü Trabzon’da eskiden bir askerî ve bir de sivil hastane vardı.Şehir merkez  nüfusu otuz beş binle  elli bin arasında değişirdi.Batum’dan Kastamonu’ya kadar  olan nüfus ise  bir milyon iki yüz bin civarında idi. O zamanlar Trabzon ikinci İstanbul sayılırdı.Deniz sahilleri bozulmamıştı,ormanları kesilmemişti.Yaylaları betonlaşmamıştı. Her tarafında yaylak (yazlık) ve kışlak(kışlık tabii hayat vardı.Evleri en çok yatay mimari olarak iki-üç katlıydı.Dikey mimarî yoktu.Trabzon Zeytinliklerinde halis Zeytin yağı üretilirdi. Hem de Kemençe çalma törenleriyle yağı çıkan Zeytin çuvalları üzerinde horon oynanırdı. Balıkçılar da sahillerde  balık yağı çıkartırlardı Herkes tere yağlı ekmeğini kendi ürettiği tabii buğdayından  yapıp yerdi.Hayvancılık,tarım en sağlıklı biçimde idi.Bütün  üretim tohumları yerli idi.Böyle olunca Trabzon’da insanlar 120-130 yaşlarına kadar ulaşabilirdi.Ben  bizim Akyazı’da elli sene önce bile yüz yirmilik ,savaştan gelmiş ihtiyar görmüşüm.Hastalıkların en birincisi romatizma idi. Sonra asabiyetti.Diğerleri Verem- sıtma -boğmaca ,Güneş çarpması gibi ikinci ,üçüncü derece hastalıklardı.Hele cinsel hastalıklar hiç yoktu.Trabzon Valilik kayıtlarına göre  eskiden  Rusya’ya gidip gelenlerde (af buyurunuz)Frengi ve Belsoğukluğu gibi  hastalıklar olurdu.1900’lu yıllarda Rusya bile ekmeğini Trabzon’dan aldığı bu Osmanlıca belgelerde kayıtlı.Herkes köyde kentte kendi tarlasında çalışırdı.Sular tertemizdi.Derelerin ve göllerin suları kuyu suları,çeşme suları,göze suları gibi içilirdi.Karlık tepesindeki kar kuyularında kar depo edilir,şehire getirilir  yazın   gıda işlerinde kullanılırdı.Dondurma yapılırdı.Trabzon da  sadece Boztepe’de- Evliya Çelebi kayıtlarına göre- kırk bin adet üzüm bağlığı vardı.On iki çeşit gülü olan Trabzon kışın bile  gül açan şehirdi.

Ya şimdi? Trabzon’da  kanserden AIDS’e kadar her çeşit hastalık var. İl Sağlık Müdürümüz Hakan Usta Bey uğraşıyor. Büyükşehir Belediyesi sağ olsun Suyu Galyan Yaylası’ndan getirdi.  Türkiye’nin en güzel içme suyu. Fakat bütün bunlara rağmen Trabzon hastaneler ve hastalıklar şehri oldu.Rusya’nın Çernobil kanseri bile Trabzon’da. Üstelik Rusya’ya sağlık bozma  davası bile açılmadı. Trabzon hastanelerinde enfeksiyon kapılıyor. Ölenler oldu. İntiharlar, trafik kazaları,sahillerde  -   bilhassa Beşirli’de -lağım kokuları yazın kol geziyor. Plaj yok. Balıkçı limanları  Akyazı’da  yok edildi. Bir Yüzme havuzu bile yok 2000’li yıllardan sonra. Uzunkum’da  “Temizlik imandandır” dev yazısı Orman Bölge Müdürlüğü civarındaki üst geçitten Belediyece kaldırıldı.Çam ormanlarını casusların attığı böcekler kuruttu.Yaylalarda  çiçeklerimiz ve tohumlarının çalındığını Bir önceki Valimiz Hava alanında bir turisti yakalatarak ispatladı.Psikolojik bozukluklar çok.Daha önce Okulların önündeki panolara takılan “İçki Kötülüklerin anasıdır” yazılı  demirden Yeşilay afişleri Belediyece kaldırıldı.Hepsinin belgeleri elimizde.Her gün birçok salâ okunur oldu Trabzon’da.Âdeta ölen ölene.Trabzon’da bazı hastanelerde  meselâ Tıp fakültesinde bile döner sermaye dedikoduları çıktı.Basına göre Bakanımız Sn. Berat Albayrak’ın düzeltmek için el attığı haberlerini bile gazetelerde okuduk.Yok solunum hastaları  oksijen tüpü  yokluğu çekiyor.Yok hastahanede enfeksiyon kapıp öldü haberleri çoğaldı.Trabzon sağlık ve spor şehridir. Artık eskiden sağlık şehri olan Trabzon yeni sağlık projeleriyle  tabii hayatına, tabii sağlığına kavuşturulsun.Başka şehirlere hemen açılan şehir hastaneleri nedense Trabzon’da halâ hizmete girmedi. Benim en büyük sağlık tezim “TABİİ HAYAT TABİATTADIR” şeklindedir. Trabzon’a  ilmen asıl bu yakışır. Hem de hayat(yaşamak) bir defadır. İkincisi yok. Neden sağlık varken hastalığa kurban gitsin?Artık mikropları değil,alyuvar ve akyuvarları destekleyelim.Sistemimiz bu olsun.Başka türlü Trabzon’un sağlık sorunları çözülmez.Herkes Trabzon’un eski ve yeni sağlık tarihini öğrenip karşılaştırsın.Trabzon’un ne durumda olduğunu ilmen görsün.Trabzonlu Cihan hükümdarı Muhteşem Kanûnî Sultan Süleyman Han’ın “OLMAYA CİHANDA  DEVLET BİR NEFES SIHHAT GİBİ” şeklindeki ”Cihanda bir nefes sıhhat gibi devlet yoktur” manasındaki sözünü asıl Trabzon Sağlık Müdürlüğümüz Trabzon’umuzda hiç olmazsa hastanelerimizin çevresine  her taraftan görülür şeklinde,meselâ Boztepe’nin alnına ve ya göğsüne takmalıdır.Trabzon dışındaki şehirler,Türkiye dışındaki devletler taktı da biz ne güne duruyoruz?  Herkese uzun ve hayırlı ömürler dileriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sayısalcı 1 ay önce

osmanlıca değil, osmanlı dönemi alfabesi olmalıdır.