banner114

Bu sorun, Trabzon’un dünyanın en eski kurulmuş sekiz şehrinden biri olduğu halde tarihinin M.Ö. 2000 yılından öncesinin belgelerinin bir kısmının yok edilmesinden, bir kısmın da örtbas edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenledir ki Trabzon tarihi dört bin yıllıktır şeklinde papağan gibi iki de bir her törende söylenmektedir. Yahu Trabzon tarihi 4000 yılından fazla. Yok ettiler. Bırakalım M.Ö.   var olan Trabzon tarihini, M.S. daha Trabzonlu Cihan Padişahının Trabzon’da 16 sene yaşadığı evinin hangi ev olduğunun tarihî belgesi bile yok. Yabancılarda var. Fakat açıklamazlar. Çünkü örtbas ediyorlar. Halbuki Trabzon Ermenilerinden olan minas Bijikyan  birkaç asır önce  “KARADENİZ KIYILARI TARİH VE COĞRAFYASI” adlı çok güzel bir eser yazarak  Osmanlı dönemi Trabzon’unu en güzel en sağlam şekilde anlatmış, örtbas etmemiş amma bu milat öncesini o da yayınlayamamış..

Bir sebep de Trabzon’da tarih boyu çok eski medeniyetler gelip geçti. Bunların listesini Trabzon Milletvekili ve Tarihçi rahmetli Mahmut Gol oğlu “Trabzon Tarihi” ve “Pontos” isimli kitaplarında belgesel olarak çok güzel yazdı. Sorun nerede? Sorurun Müslümanlarla Haçlıların (gayri müslimlerin) çağlar tanımlarının farklı olmasında. Meselâ Trabzonlu âlim Cudi Bey tarih çağlarını farklı, Batılılar farklı tanımlamış. Fakat Cudi Bey’inki en güzel en iyi, en ilmi tanım.. Şöyle ki;

CUDİ BEYE GÖRE TARİHÎ ÇAĞLAR:

İLK ÇAĞ: Ehl-i İslâm’a İlk çağ, Hz. Âdem’den Hicret-i Nebeviyye’ye  kadar

ORTA ÇAĞ: Hicret-i Nebeviyye’den İstanbul’un fethine kadar;

SON ÇAĞ: İstanbul’un fethinden bugünlere kadar geçen zamanlardan olaylardan ibarettir.

AVRUPALILARA GÖRE TARİHÎ ÇAĞLAR:

İLK ÇAĞ: Hz. Âdem’in yaratılışından Roma İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar;

ORTA ÇAĞ: Roma İmparatorluğu’nun yıkılışından Amerika’nın keşfine kadar;

SON ÇAĞ: Amerika’nın keşfinden bugüne kadar geçen asırlardan ibarettir.

Tarihin kaynağı Müslim, gayri müslim olsun hep aynıdır. Şöyle ki:

1.Kaynak: Semavî Kitaplar.2-Tarihçilerin yazdıkları Kitaplar.3-Asâr-ı Atîka(Antika) denilen eserler. Geçmişe dair bilgiler hep bu üç kaynaktan alınır. Fakat 1. maddedeki ilâhî kitaplardan Tevrat ve İncil tahrif edilmiş. İşte bu sebepten dünyaya yayılan yanlış ve bozuk bilgiler Trabzon’a da gelmiş… Meselâ Pontusçuluk. Pontusçuluk coğrafi bir tarif olarak “Ne güzel deniz şehri, deniz göründü” demek olduğu halde Yunanistan ve Rusya tarafından Ortodoksluğa çevrilerek Ortodoks üssü manasına alınmıştır. Batılıların tarihî Hz. İsa’nın doğuşundan başlatıldı. Müslümanlarınki Hicret’ten başlatıldı. İki farklı tarih ve takvim oluştu. Böyle olunca Trabzon’daki tarih sorunları da farklılaştı. Hâlbuki Trabzon Müslüman Türk şehridir. İslâm tarihi demek Müslümanların tarihi demektir. Trabzon halkı, Trab-Tibar-Kuman- Kıpçak-Selçuklu-Oğuz-Uz-Çepni Türk boyları olduğuna göre Kafkas kökenli Türklerce kurulduğuna göre Müslüman Türk tarihidir. Dünyanın en büyük Sosyolog tarihçisi İbn-i Haldun’a göre geçmişle gelecek suyun suya benzemesi kadar birbirine benzer. O halde Trabzon’daki gayri millî tarihçilik sorunları neden hortlatılıyor? Demek art niyet var.

Diğer bir kültür kavgası çeşidi de Trabzonlular arasında kültür koltuklarına oturup oturmamak konusundadır ki birçok kimseler kültür ehliyetine bakmadan fors-mevki-makam ve para için bu sorunlara yöneliyor, sebep oluyor. Öyle ki, köydeki tarlalarda olan sınır davalarından ve kavgalarından çok şehirde kültür kavgaları oluyor. Kimse kimseyi beğenmez oluyor. Hatta birbirine selâm vermeyen, konuşmayanlar da var. Eski Trabzonlular böyle değildi. Batum’dan Kastamonu’ya kadar herkesi kucaklıyorlardı. Hatta,”TRABZON  SEN BİZİM VATAN KÂBEMİZSİN” diyorlardı. Bu gerçekleri öğrenerek bu kültür kavgaları sorunlarından kurtulalım. Şuculuk buculuk virüslerini üreten ve türeten Trabzon düşmanlarına prim vermeyelim. ‘Ben falan derneğin başkanı olayım da ne olursa olsun, benim ideolojim galip gelsin de ne olursa olsun’ demek bu  tarihî cehaletin sonunu-muhacirliğe ve işgallere rağmen- görmemektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan tataroğlu 2 ay önce

Sayın trabzondan çok uzaklardan yazıların pür dikkat izliyor ve okuyodum.sayenizde bilgileniyorum ve bölüşemiyorum. Ayrıca trabzon özlemimi gönderiyorum. Trabzon tarihine ve kültürüne katılarınız sonsuz.hakkınızda ne yazsam yetersiz kalır.varolan sağolun eksik olmayan başarılı çalışmalarını yakından takip edeceğim.