banner114
banner146

Şarlatan kelimesi İtalyanca bir kelimedir. Kendini övüp başkasını kötüleyenlere, başkalarını kandıranlara, yüksekten attığı halde âciz olanlara, kıskandıkları insanları çekemeyip birine ötekine gammazlayanlara, ispiyonculuk yapanlara, başkalarının başarılarını çekemeyenlere, fitne fesat çıkaranlara, kirli toplum oluşturanlara takılan bir sıfattır. Şimdi bu sıfatı kendileri takındığı halde başkalarının üzerlerine atanlara, yakıştıranlara rastlamaya başlandı.

               İsim vermeye, sayıp dökmeye gerek yok. Onlar kendilerini biliyorlar. Fitne ve fesatlarına isim de veremedikleri için onların isimleri de mahfuzdur. Şu bilinmelidir ki şu anda Trabzon’da en çok dedikodu dolup aşan bir şehirdir. Bu nedenle de halâ son dönemde ıstırap çekmektedir. Zira Trabzon’da tarlalardakinden daha çok sinörcülük ve başkalarının aleyhine çalışmalar vardır. Halbuki bu İstanbul Beyoğlu beyefendiliğinden daha üstün beyefendilere sahip olan Trabzon’a bu aşağılık ve âdi tutumlar yakışmamaktadır.

                Kendi şarlatanlıklarını örtbas etmek için başkalarını şarlatan ilân edenler veya ettirenler ÜSTÂD NECİP FAZIL KISAKÜREK MERHUMUN TABİRİYLE: “GÖKTEKİ HİLÂLİN DENİZE DÜŞEN AKSİNİ (SURETİNİ) YUTMAYA ÇALIŞAN AHMAK BALIKLARA BENZEMEKTEDİRLER” Fakat yüce Allah da bir gün bu fitne fesatlarınızın hesabını sorar size. Üniversitede olmanız kurtarmaz sizi. O  “tencereci” diye kötülediğiniz adam, mesleği baytarlık olan Mehmet Akif misali vatana çok büyük hizmetler yapmaktadır. Bütün Dünya Üniversitelerinde ders olarak okutulan Dede Korkut ve Boğaçhanı hem kitap ve d Festival olarak Trabzon’a kazandırdı. Onu Trabzon Yazarlar Derneği Başkanı yapan sizin kafanız basmadığı için  “Fotokopici” dediğiniz arkadaşı Trabzon’a ve KTÜ kazandırdığı yüz yirmi üç kitap bir yana ki (58 adedi KTÜ Fâik Ahmet Barutçu Kütüphanesinde kayıtlıdır.) 29 sene çalıştığı 23 okulda vali, bakan, genel müdür ve Rektör bile yetiştirmiştir, iki yazarlar kurumu kurmuş, hiç kitabı olmadığı halde sonradan kitabı olan yüz yazar yetiştirmiştir. Acaba size bu dedikoduları yaptıran sizin neyiniz var? Siz ne yetiştirdiniz? O adamlar size ne yaptılar? Artık aşağılık duyguları içinde bir çuval inciri kendi kirlerinizle berbat etmeyi bırakın da siz de adam olmaya ve adam yetiştirmeye bakınız. O adam ayrıca birçok konferanslar vermiş, birkaç lisandan anlayan birisidir. Ona fotokopici diyerek kötülemekle kendinizin fotokopici bile olamadığınızı ispatladınız. Onu ise Dünyanın en büyük kitap Fuarı olan Frankfurt Kitap Fuarı ile İlesam ve de altı Ansiklopedi İngilizce kitaplarına bile dahil ettiği gibi birçok paralı ödülle de mükafatlandırmışlardır. Buna rağmen O hiç kibre de kapılmamıştır. Şimdiye kadar sizlere de kucak açarak ilmen daima destek vermiştir. Ortahisar Belediyesinde de hiçbir kitabı basılmamış, hiçbir para almamıştır. Kütüphanesini bile bağışlamıştır. Bu durumda size yapmayın etmeyi de demiyoruz. Zira siz Üniversitede çalıştığınız halde Üniversiteyi de lekeler haldesiniz. Kendi düşen ağlamaz. Bu düşmelerle kolunuz, ayağınız ve kafanızda kırılabilir. Biz yine de üzülürüz.

             Çünkü bu yaptıklarınız daha önce sizin gibilerin de başına geldi. Şimdi neredeler?.. Rezil rüsvay olduklarından köşeye çekilip kaldılar. Hiçbir itibarları da kalmadı. Trabzon’a kırk cilt eser kazandıran ve Uluslararası Türkiye’nin dört filoloğundan ve ilim uzmanından biri olan Murat Yüksele de aynı şeyleri demişlerdi. Murat Yüksel de benim gibi KTÜ’den emekli oldu. Yüz elli eseri var Nice profesör yetiştirdi. O da benim gibi öğretim görevlisi idi. Trabzon Dernekler Federasyonu başkanı bize İstanbul’da konferans verdirmesi boşuna mı? Orayı kötülemeniz de Trabzon’u kötülemektir. Belki de siz Trabzonlu da değilsiniz; bu tutumla bize talebe bile olamazsınız. O Murat Yüksel için bile sizin akıl hocalarınız “Şu Ispartalıyı niye başımıza çıkarttın?” demişlerdi. Halbuki ben Onu Trabzon’a hizmet ettirdim. Onunla dünya Ahiret kardeşi oldum. Şimdi çok muhterem Maçkalı dört dernek başkanı Mustafa Durmuş beyi niye başımıza çıkarttın?” diyorsunuz. Sizin onunla niye bozuştuğunuza baksanıza. Önce Murat Bey’e, sonra bana sataşanlar Şimdi Mustafa Durmuşa sataşanlar aynı sinördavası akıbetlerine uğrayacaklardır. İşlediğiniz günahın vebalini siz çekeceksiniz. Yalan haberlerle başkasına atmaya kalkmakla vebaliniz Yüce Allah’ın buğzuna da sebep olduğundan o gazabı da siz hak ettiniz. Tövbenizin kabul olup olmayacağını da ancak Yüce Allah bilir. Her kim iseniz-yazıklar olsun sizlere…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.