banner114

Geçtiğimiz haftanın en çok konuşulan gündem maddesi hiç şüphesiz Trabzonspor olayıydı. Trabzonspor henüz sezona hazır değil. Bu hususa daha sonra gireceğiz. Ancak bizim esas gündemimiz Rıdvan Dilmen ile Emre Belözoğlu'nun MHK’sı... Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşüp onay alıp kurdukları iddia edilen MHK'nın daha ilk haftasında Fenerbahçe'nin şampiyonluğu için kurulduğu gerçeği ile yüzleştik. Bunun için, daha Süper Lig’in başında ve iki haftadır Trabzonspor, şampiyonluk yarışının dışına itilmeye çalışılıyor. Geçtiğimiz yıl Göksel Gümüşdağ’ın oluşturarak kendisini şampiyon yaptırdığı MHK'den sonra bu kez Rıdvan-Emre MHK'sıyla karşı karşıyayız. Hakem üstatlarından Erman Toroğlu'nun ifadesiyle bu yıl sahadan çok masada Şeytan’ın MHK'sı ile boğuşacağız.

Denizli müsabakasına bakar mısınız? Trabzonspor’u sahadan galip çıkarmamaya yeminli bir VAR kadrosu yollamışlar. Onlar da acemi bir hakem elinde gereğini yapmışlar. Öyle görünüyor ki Trabzonspor'un hukukunu yine taraftar savunacak. Bunun için şimdiden hazırlıklı olmak bir yana, sosyal medyada çeşitli ortak tepki platformları oluşturulmalı. günebakış olarak bu bağlamda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. Bizi izlemeye devam ediniz.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi, Akçaabat dolmuş dönüşüm projesinde yaşanan skandalın ikinci ayağıydı. Akçaabat-Mersin hattında 583 minibüs çalışıyor. Bunların altın değerinde "D" plakaları vardır. Yani o hatta yeni dolmuş ilavesi yapamazsınız. Şimdi gelelim esas soruna... Aynı hat bir kooperatifle yönetilmektedir. Ancak 583 dolmuş minibüs hattına rağmen kooperatifin yalnızca 200 civarında üyesi vardır. Neredeyse üçte iki oranında dolmuş, kooperatif üyesi değildir. Gel gelelim rant peşinde olduğunu düşündüğümüz Büyükşehir Belediyesi yönetimi kentte trafiği rahatlatmak yerine dolmuş dönüşümünün peşine düşmüştür. Böylece görev sürelerinde onlarca yeni plaka üretilecek ve sessiz sedasız milyonlar elde edilecektir (Biz böyle düşünüyoruz). Yanlış duymadınız. Milyon liralardan bahsediyoruz. Simdi anlatalım...

Gerek Ortahisar'da ve gerekse Akçaabat’ta ilave yapılamayan "D" plakalar vardır. Bu plakalar olduğu müddetçe ne Ortahisar'da ne de Akçaabat’ta hiçbir yeni hatta yeni araç sokamazsınız. Yeni hat açarsanız mevcut plakalardan aktaracaksınız. Öyleyse ne yapmalı? Bu plakaları iptal edecek formül bulmalı. Önce Ortahisar'da başladılar.17+3 midibüs getirecek ve eski plakaları, dolmuş sahiplerinin reyleriyle iptal edeceklerdi. Ortahisar'da şoförler buna izin vermedi. Dolayısıyla yeni araç olayı aynı plakalarda kaldı. Ancak Akçaabat-Mersin Kooperatifi çoktandır buna hazırlık yaptı. 200 civarında üye ile 583 dolmuşun kaderini elinde tutan bu kooperatif UKOME'yi de arkasına alarak gizli bir tehditle dönüşüm için 400 imza toplamayı başardı. Bize göre imza veren şoför esnafı henüz olacakların farkında değildi. İşte geçtiğimiz hafta olacaklar göründü. Adına 35 milyon liralık Genel Kurul dediğimiz kongre yapıldı. Elindeki plakadan ve minibüsten edilecek olan şoförlerden 9-10'u bir otobüse ortak yapılacak. 43 otobüs alınacak. 25 tane de midibüs... Üye olmayan 300 kişiden banka kredisi kullanmak için yetki istendi. Yetkiye kararı, üye olan 200 kişiden sadece 100'ü verdi. Şu tabloya bakar mısınız? 583 esnafın geleceğine 100 esnaf karar veriyor. Bankalara 100’er bin lira civarında faiz oranı belli olmayan bir krediyle borçlandırılacak olan esnaftan bir de bireysel kefalet isteniyor. Yani yarın bu otobüsler bu krediyi ödeyemezse siz cepten ödeyeceksiniz!. Bu nasıl bir iştir Allah aşkına... AK Partili bir belediye bu kadar büyük bir haksızlığa nasıl ortak olur? Pandemi süreci nedeniyle esnaf perişan...Haydi diyelim Büyükşehir rant peşinde! (Ki bize göre öyle...) Peki Akçaabat’ta ilçe teşkilatı yok mu? Diyelim ki Ak Parti ilçe teşkilatı kendi Büyükşehir Belediyesine karşı ses çıkaramadı!.. Peki, muhalefet yok mu? Yarın o esnaflar perperişan olduktan sonra mı ses verecekler? Yani şimdi seyredip, ortaya yüzlerce mağdur çıktıktan sonra itiraz edecekler!.. Öyle olsun...Şu pandemi döneminde yüzlerce esnaf bankaların kucağına atılırken Akçaabat sussun!. Bu büyük mağduriyeti önlemeye çalışan Akçaabat Şoförler Odası’na Allah kolaylık versin. İnşallah hukuk yoluyla bu rant projesini engeller. Aksi halde Akçaabat, oluşacak tabloya çok üzülecek.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi ise KTÜ yeni Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı’nın şehirde düzenlediği basın toplantısıydı. KTÜ tarihinde ilk kez bir rektör ilk toplantısını şehirde yapıyor. Rektör Prof. Dr. Çuvalcı bunu 'şehirle bütünleşme iradesi' olarak yorumluyor. Rektör Prof. Dr. Çuvalcı KTÜ'ye adeta yeni vizyon çizen basın toplantısında iddialı mesajlar veriyor. Bir gazetecinin 'Başarınızı 4 yıl sonra nasıl ölçeceğiz?' sorusuna karşı 3 madde sıralıyor.1-Uluslararası makale sayısı...2-TÜBİTAK başta olmak üzere proje sunulan kurum ve kuruluşlardan gelen proje bedelleri...3-Bu kurum ve kuruluşlara yapılacak proje sayısı... Bize göre çıtayı yeterince yükseltti. Uzun süredir kan kaybeden KTÜ bakalım mühendis bir rektör elinde beklenen sıçramayı gösterebilecek mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.