banner114

Anladık Trabzonlular sert, cesur, mert, asker adamlardır amma lüzumsuz silâh atmak olayı hiçbir işe yaramıyor ve nice canlar alıyor. Osmanlı döneminde Trabzonlular bu işi ordu İstanbul’dan sefere çıktığında top ve silâh atışlarını resmen yaptıklarında yaparlardı. Öyle ki , askeri coşturmak isteyen devlet top atışlarıyla denizi, Boğaz’ı  köpürtürlerdi. İşte o zaman şahıslar da dikkatli olarak tüfek tabanca atışı yaparlardı. Osmanlı’dan sonra  genelleşti. Fakat o zaman üç kıtadaki Osmanlı nüfusu altmış milyondu. Şimdi Türkiye doksan milyona gidiyor. Bir silâhtan çıkan mermi yere düşemiyor. Birine isabet ediyor. Bu nedenle de silâh atışı çok tehlikeli sonuçlar veriyor. Aileler birbirine giriyor. Kan gövdeyi götürüyor. Bu eskiye göre azaldı amma bilhassa asker uğurlamalarda yine yapılıyor.

Yeri gelmişken Tonya ilçemiz halkını tebrik ediyorum. Hepsi “Martini “ tüfeklerinin Tonya’da resmen yapıldığı devirlerden beri silâhşör olduğu halde Belediye Başkanı Ahmet Kurt Bey döneminde düğünlerde bile silâh atışı sorunu kaldırıldı. Kurşun paraları da damat ve geline buzdolabı,çamaşır makinesi v.s.parası şeklinde başlarına atılıyor.Ne güzel değil mi? Tebrikler. Eskiden Tonya  bu yüzden göç verdi.Rahmetli Cüneyt Arkın bile bir taraftan 42 ,diğer taraftan kırk bir kişi ölen devirden sonraki ailelerle gelip TV programı yaptı. O yedi tabancalı mezar başlıkları halâ Tonya’da durur. Ben de orada Yönetmen Halil Demirci Bey’le Tonya belgesellerini çekerken bizzat gördüm.Şimdi  silâh atış  yok. Herkes Tonya’yı örnek almalı.Bu sorunu Trabzon’un her köşesinde yok etmeli.Öyle meçhul kurşunlarla çocukların ölmeleri hiç olmamalı..Bazı maçlarda da şımarılıp atılıyor.Hatta bir gün Söğütlü de müstesna Trabzonspor Başkanımız selâmetli Mehmet Ali Yılmaz bey de  sevinerek attı.Sorun oldu.Devlet yasak dedi.O bile Bakan olduğu halde zor kurtardı..Artık  Trabzonspor sahalarında tel örgüler bile kalktı.Silâh atışına ne gerek var?Silah insana en çok PKK’ya karşı lâzım.Düşmanlara karşı lâzımdır.Onu da devlet yapıyor,karşılıyor.Meşru müdafaalarda  birlikte hareket ediliyor.Eski Roma gladyoterlerinin silâh atış  adetlerinin uzantılarını ise ilmen hiç kabul etmiyoruz.Çünkü :Trabzonlulara bu sorun hiç yakışmıyor.Zira mahkemelere de yansıyor.İnsanlar ve aileler mutsuzlaşıyor.Herkesin evinde ruhsatlı  bir demirbaş meşui müdafa silâhının olması zaten İslâm’ın emridir.Âcil asli ihtiyaçlardandır.Bunun şartlarını da devlet resmen belirlemiştir.Aykırılık suçtur.İşte bu haklı ve meşru silâh istismar edilerek sokaklarda kullanılmamalıdır.Trabzon Emniyet Müdürlüğümüzün  ve Jandarmamızın müdahalesi daima haklıdır.Trabzon’da silâh fabrikası kuracak kadar devletin halka anlayış göstermesi  ne güzel ilmî anlayıştır.Bu nedenle silâha resmi kurallara göre sahip olmak lâzımdır.Aksi halde medeniyet ve huzur bozulur.Kurallara uyulursa silâh herkese  Kuvva-i Milliyecilik bahşeder.Yerinde ve zamanında kendini gösterir.Bu ise en güzel hoşgörü ve asalettir.Silâh kaçakçılığı sorunu da silâh atışın bir uzantısıdır.Fakat silâhı Trabzon halkı taşırken Silâh kaçakçılığını sinsi kimseler ve gizli örgütler yapmaktadır.Emniyet ve Jandarma anında yakalarına haklı olarak bunun için yapışmaktadır.Trabzon’da çok güzel silâh yapan ustalar vardır.Zaten devlet onları kurduğu silâh fabrikalarına alıp değerlendirmektedir.Diğer türlü korsan para kazanmak veya örgütlerle işbirliği en büyük suçtur.Bu silâh atışı ve silâh kaçakçılığına daima “DUR”  DEYİP AMAN VERMEYEN DEVLETİMİZE HELÂL OLSUN.Zaten köyler bile meskun mahal olmuştur.Avcılık müsaade edilen dağlardadır.Aksi halde kaçak silâh ve avcılık suçtur.Zira tarlalarda nice ineklere,koyun ve kuzulara,fasulye toplayan kadınlara ne  saçma ve kurşunlar isabet edip ölümlerine sebep olunmuştur.Mahkeme dosyalarında bellidir.Trabzon 12 çeşit gülün yetiştiği,kışın bile gül açan bir Dünya şehri olduğuna göre yeni Trabzon’a da eski Trabzon gibi güller ve gül adamlar yakışır.Bu duruma tam dikkat edelim..Selâmlar.Hoş cakalınız..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan tataroğlu 2 ay önce

Güvenliğe katkılarınızdan dolayı sağolun.