banner114

Trabzon’da çiftçilerin ,yayla ve orman bölgesi insanlarının  feryatları basında ayyuka çıktı.Bu sorunlar o kadar ilerledi ki Trabzon  Ziraat Odaları  T.B.M.M.’de Trabzon milletvekillerini ziyaret ederek çiftçilerin sorunlarını resmen anlatmak mecburiyetinde kaldılar.Çünkü Trabzon’da Ziraat (Tarım)  tehlikede.Dünyanın kendi kendini bakabilen yedi ülkesinden biri olan Türkiye  birçok tarım ürününü  ve tohumunu dışarıdan alıyor. Yapılan eleştiriler sonucu Tarım Bakanlığı eski yerli ziraat (tarım) ürünleri tohumlarını kendisi yetiştirmeye başladığı gibi; Trabzon ve köylerinde yerli tohum yetiştirme faaliyeti de yeniden başlamıştır. Hatta Akçaabat Salı Pazarında yeniden eski yerli tohumları bulmaya başladık.Buna da şükür. .Buna rağmen Trabzon tarım alanlarında ekilen eski Tarihî Trabzon Mısırı tohumu değil.Adına da utamadan halâ “Trabzon Mısırı” yerine “Ziraat Mısırı” diyorlar Halbuki sun’i(yapay),tabii değil...Trabzon sokaklarında hem haşlanmışı ve hem de közde kızartılmışı satılıyor.Fakat yerli mısır değil.Bir de “Ziraat Patatesi” diyerek belki kırk elli seneden beri Trabzon’da  tarlalarda ekilen Patates de yerli ve tabii değildir.Sun’i ürünlerdir.Trabzon’a sonradan kanserli olduğu anlaşılan Nevşehir Patatesi geliyor.Eski Trabzon meşhur “PAŞA PATATESİ” nerede?Gerek Türkiye’de ve gerekse Anadolu’da ve Trabzon’da  Tarımın gelişmesini ve  ve kalkınmasını isteyen Ziraat odaları  sorunların çeşitlerini ve çözümlerini tam tespit etmiş ve  devlete sunabilmiş  değiller.Bunun için de bir sonuç alamıyorlar.Yayla sorunları da öyle,orman sorunları da öyle.Hayvan sorunları öyle.otuz beş günde tavuk üretiliyormuş.Mümkün mü?Şişirme ve yapaydır.Bir ara Trabzon’da bufolo eti bile yakalandı.Zira bu dört konuda  şikâyetleri olanlar yirmi iki cilt Osmanlıca Trabzon salnamelerindeki birkaç asırlık Ziraat,Yayla ve Orman ve hatta buralarda  yetiştirilen ürünlerin ticari taraflarını hiç okudular mı?.Ormancıların eski Trabzon Orman alanlarından ve tapularından,yaylacıların yayla alanlarından ve tapularından,tarımcıların tarım tarlaları alanlarından ve tapularından hiç haberleri yok.Bunları hiç eski ve yeniyi anlamak bakımından da karşılaştırıp  milletvekillerine sorunun boyutlarını öyle resmen anlatmıyorlar.Zaman zaman Tarım, Orman,Yayla ve Köy İşleri Bakanları Trabzon’dan çıktığı halde bu gaflet devam etmektedir.Böyle sorun çözülür mü?Tarım ürünlerinde birçok hastalık var.Tarım ilâçları zehirliyor.6 Mart 2020 Cuma  tarihli Trabzon gazetelerine göre  Trabzon ‘da  beş alan yayla alanı olmaktan çıkartılmıştır.Hem de2189 sayılı kanunla.Türkiye’de toplam on bir il yayla mağduru oldu. Sayın Cumhurbaşkanlığı kararıyla..4 Mart 2020 tarih  ve 31058  sayılı Resmi Gazetede dahi yayınlandı.Toplam 14 bin 92 dönüm yayla alanı yayla alan olmaktan çıkartıldı.Niçin ? Net bir ilmi açıklama göremedik.On bir ilin adları şöyle:Trabzon-Artvin-Giresun-Bolu (Karadeniz Şehirleri),Adana-Erzurum-Eskişehir-Kahramanmaraş- Kastamonu-Konya-Kütahya.Bu yayla  iptali kararları  işe bakınız ki yayla kanunlarına göre değil,6831 sayılı Orman Kanununun 17.ci  maddesi gereğince  verilmiştir.

Bu karara TMMOB Ziraat Mühendisleri odası Genel Başkanlığı tepki göstermiştir.Trabzon’da  Yayla Statüsünden çıkartılan alanlar hep tarihî olarak da  isimleri meşhur olan yerlerdir.Şöyle ki Akçaabat-Düzköy Çayırbağı’nda BALAHOR(Balı yenir), Arsin Elma alan TOPÇU,Şalpazarı Sayvançatak’taki Dip Mezrası,Akçaabat Ağaçlı’da buluhan   Balıklı Yaylası. (Rus işgalinde en büyük şehit alanlarından biri. Bütün Trabzon tarihlerinde var.)Turizm ismi altında yaylaların dengesi bozulursa bu köylülerin ve zenginlerin  yaylaları beton yığınlarına çeviren projesiz,kaçak yapılandırmalarından çirkin ve kötü olur.Vaktiyle şehitlik üzerine kurulan Avni Aker stadının başına gelen yok oluş,bu şehitlik yaylalara kurulan binaların başına gelir.Trabzon’un en güzel suları yaylalarda.Tabii denge bozulursa ne temiz hava kalır,ne Trabzon  Dede Korkut  destanlarında geçen tertemiz arı su,ne tertemiz hava, ne hayvancılık, ne de tertemiz süt-yoğurt ve ayran.. Zaten Trabzon Ormanlarında Çamlar ajanların attığı sineklerin, böceklerin yaydığı hastalıklarla kurumakta. Tarihî “TRABZON HURMASI” markalaştırabildi mi? 1970’li yıllara kadar Trabzon bütün tarım-Orman-yayla ve Hayvan ürünlerini kendisi yetiştiriyordu. Şimdi ormanlar kesildi, azaldı. Ağaç ürünleri Rusya’dan alınıyor. Hayvan ürünleri Konya’dan takviyeli üretiliyor. Yayla ürünleri Kars’tan geliyor. Tarım ürünleri Adana, Mersin ve bilhassa Antalya’dan geliyor. Trabzon’da tarım alanları hep betonlaştı. İşte Holamana (Beşirli)ve Suğa(Akyazı) köyleri. Hollanda sebze ve ekin bahçelerinden güzelken şimdi hep iptalde.Rezzak olan Yüce Allah’ın ismine,nimetlerine,bereketlerine aykırı ne varsa yapılıyor.Bunların eski Osmanlıca belgelerini ve tapularını gördükçe hep bu cennet vatanı bizlere kazandıran şehit ve gazilerimizi hatırlıyorum.Halbuki Yaylacılığı tarımcılığı, ormancılığı ve hayvancılığı(Balıkçılık ve tavukçuluk  da dahil) dünyada  kuranlar cenneti- geçim ve tabii  hayat olarak -dünyada kurmuş olurlar.Artık ”TABİİ HAYAT TABİATTADIR” şeklideki hayat sloganımız her tarafa resmen takılmalıdır.O cennet Trabzon’da buluşmak üzere hoşça kalınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.