banner114
banner146

Trabzon’da Basın-Yayın hayatı aktif bir şekilde 1865 yılında kurulan Trabzon Vilâyet Matbaasıyla ve 1868’de Valilikçe yayınlanan “TRABZON” adlı Trabzon vilâyet Gazetesiyle başlamıştır. Rus işgalinde bu matbaa ve gazete sekteye uğrayınca, iptal edilince ve de1928’de harf inkılabı olunca çok sayıda yeni gazeteler çıkmıştır. Böylece Trabzon Basın-Yayın hayatında İstanbul hariç, Anadolu’da bütün vilâyetleri geçmiştir. Tıpkı Avrupa’nın matbaanın bulunmasıyla diğer devletleri geçtiği gibi... Bunların ayrıntılarına girmiyoruz. Zira ayrıntılar Trabzon’da ciltler halinde yazılan Trabzon basın Tarihlerinde Kütüphanelerde mevcuttur. Önemli olan, basın sayesinde Trabzon’da ölü ve diri bugüne kadar iki bini aşkın gazeteci ve yazarın yetişmesi; Ankara, İstanbul ve İzmir gibi şehirlere de Trabzon’un Anadolu’da örnek olmasıdır.

            Matbaanın kuruluşundan bugüne kadar Trabzon’da üç yüz adet civarında çeşit gazete ve dergi çıkmıştır ki bunları “TRABZON BÂB-I ÂLÎ’si adlı kitabımızda yayınladık. İşte bunlar içinde bugünkü yazımızın konusu “KARADENİZDE N GÜNEBAKIŞ” adlı benim de senelerdir içinde çok önemli araştırma yazıları yazdığım gazetemizdir. Milletimizin müşterek sesi olan Gazete öyle revaç bulmuştur ki her sayısı toplumda ayrı bir gündem oluşturmuştur. Bu gazete ki benim yazılarım da üniversitelilere birçok tezler hazırlatmıştır. Akyazı kütüphanemde bunları da örnek olarak saklamaktayım. Ne diyelim. Yirmi üçüncü senelik hizmetinin sene-i devriyesini görmek yetmiş beş yaşında olduğum halde beni de 23 yaş olarak gençleştirmektedir. Gazete olgunlaşmakta. Ben gençleşmekteyim. Bu nedenle sahibi Ali ÖZTÜRK beyi ve birbirinden maharetli ekibini Trabzon’umuz adına ve tüm Doğu Karadeniz Vizyonumuz anısına cân-ü gönülden tebrik ediyorum. 8 Mayıs 2000 yılında 8 sayfa ve 12 kişiyle yayın hayatı hizmetine başlayan bu gazete git gide öyle ilerledi ki; 23 sene sonra 16 sayfa ve 18 çalışan çalışana sahip oldu. 

              Şurası da çok önemli: sadece marifeti ve hüneri her gün yayınlanmak olmadı; aynı ekiple çok sayıda çeşitli kitaplar da yayınlayarak dava sahibi bir mütefekkirler gazetesi olduğunu da ispatladı. Dahası var. İstanbul’da da yayınlanmayı başardı. İstanbul’a gittiğimde Eminönü’nde bir anıt Çınarın altındaki ve bir tarihî caminin önündeki gazeteler büfesinde en başta Trabzon’da münteşir Günebakış gazetemizi görmek beni çok onurlandırdı. Çünkü Trabzon tarihte ikinci İstanbul sayılmaktadır. Türkiye’de iki Bâb-ı Âlî (Yüce Basın Kapısı) vardır. Biri Trabzon’dur. Biri de Cağaloğlu yokuşunda İstanbul Valiliği yanıdır. Bu nedenle Trabzon Valiliği ile İstanbul Valiliği aynı paralelliktedir. İstanbul’daki nice gazeteci ve yazar da Trabzonludur.Bu başarılara imzasını nakşeden Karadeniz’den Günebakış Gazetesini bu sebeple ne kadar çok takdir ve tebrik etsek, kutlasak da yine azdır. O bizim medâr-ı iftiharımızdır. Daha nice başarılara ve mutlu yıllara diyerek Günebakış’ı alkışlıyorum.  Bundan sonra da yolu açık olsun. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.