banner114
banner146

2000 yıl önce en parlak dönemleriydi.

Özellikle de Anadolu coğrafyasında…

Kentler, kasabalar adeta birbiriyle yarışmış.

Daha çok Ege ve Akdeniz Bölgelerimiz nasibini almış bu kültürden.

***

Günümüze ulaşan binlerce tiyatro arasında aklımızda en çok kalanlardan biri Aspendos...

Çünkü 1994 yılından itibaren her yıl Uluslararası Opera ve Bale Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Bu antik tiyatro, sadece Anadolu’nun değil tüm Akdeniz kıyısının da en iyi korunmuş ve en etkileyici akustiğine sahip Roma tiyatrosu.

***

Diyelim ki bir gezide antik tiyatrodan geçti yolunuz.

Kaç kişilik” olduğunu öğrendiğinizde o kentin nüfusu hakkında da bilgi sahibi oluyorsunuz.

Her dört kişiden birinin tiyatroya gideceği düşünülerek inşa edilmiş o muhteşem binalar.

***

27 Mart 2022 Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi, ABD’den ünlü tiyatro ve opera yönetmeni Peter Sellars tarafından yazıldı.

Tiyatronun yeni ritüellere ihtiyacı var. Eğlendirilmemiz gerekmiyor. Bir araya gelmemiz gerekiyor. Alanları paylaşmamız ve paylaşılan alanları çoğaltmamız gerekiyor. Birbirimizi yürekten dinlediğimiz, korunaklı eşitlik alanlarına ihtiyacımız var.

Neye baktığımızdan ve bakış şeklimizden o kadar eminiz ki alternatif gerçeklikleri, yeni ihtimalleri, farklı yaklaşımları, gözle görülmez ilişkileri ve zamansız bağlantıları göremiyor, hissedemiyoruz. Zaman aklımızı, duyularımızı, hayal gücümüzü, tarihimizi ve geleceğimizi derinden canlandırma zamanıdır. Bu, birbirinden uzakta, tek başına çalışan insanlarla yapılacak bir iş değildir. Bunu birlikte yapmalıyız. Tiyatro, bu işi birlikte yapmaya davettir.”

***

2022 Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi’ni ise tiyatro eleştirmeni/yazar Seçkin Selvi kaleme almış.

Tiyatronun asıl işlevi anlatmaktır, insanların mutluluğu, refahı, sağlığı ve en önemlisi barışı için deneyimlerini, bildiklerini, gördüklerini kendi çağının kültürüyle yoğurarak sonraki kuşaklara aktarmaktır.

Tiyatro insanlığın dünyaya açılan gözüdür. İki yılı aşkın bir süredir Kovid-19 pandemisi yüzünden tiyatrolar aylarca kapalı kaldı, bu durum yalnızca dünyaya gözümüzü kapatmakla kalmadı, ekonomik nedenlerle birçok tiyatro, hem de en genç, en umut veren, en yaratıcı topluluklar perdelerini kapatmak zorunda kaldılar.

Dünya Tiyatro Günü’nün yer aldığı Mart ayı ise dünyanın çeşitli yerlerinde yıllardır sürdürülen savaşların acılarına Karadeniz kıyılarından gelen bomba sesleriyle bebek çığlıklarını ekledi. Hiç kuşkusuz yeni savaşlar ve saldırılar da bir gün sahnede yerini alacaktır. Çünkü tiyatro o ortak belleği sürdürebilmek için bütün bunları anlatmak zorundadır. İnanıyorum ki tiyatronun da katkısıyla ortak belleği besleyerek, insanlarla, halklarla, ülkelerle el ele tutuşup omuz omuza vererek insanca yaşanan ortamlarda dünya sanatçılarını alkışlamaya devam edeceğiz.”

***

Dün, Dünya Tiyatro Günü’ydü.

Pek çoğumuza bir kez daha hatırlatmış olmalı…

Hadi uzaktakilere kimsenin söyleyecek sözü yok fakat ya pencerelerini açtıklarında Devlet Tiyatrosu’nu görenler!.. Ya da hemen her gün önünden geçenler!..

Özel tiyatrolardan da bir şekilde haberdar olanlar…

Tiyatroyu daha fazla bekletmeye hakkımız yok.

Tiyatro biterse, biz de biteriz, böyle biline.

***

Bazı oyunların öncesinde son duruma şöyle bir göz atanlar olur.

Perde, usul usul açılır ve salonun doluluğu kontrol edilir ya…

Hep aklıma gelmiştir, yoklama gibi bir şey işte.

Sanatçı yalnızca orada olanları görmez.

Cebinde parası ve zamanı olduğu halde orada olmayanları da görür.

Belki de en can alıcı görüntü budur.

İnsanlar, nasıl bu kadar uzak kalabilirler sanata?

Nasıl, en güzel zamanlarının katili olabilirler?

***

Tamam, sporu çok seviyoruz.

Bunu tartışmayız bile fakat şu sanatı da biraz sevelim.

Sanat” derken, dersimiz “tiyatro”…

Son dönemde inşa edilen İstanbul AKM bir tarafa…

2000 yıl önceki muhteşem yapıların yanında adeta “merdiven altı” gibi kalan pek çok salonu düşündükçe işimizin zorluğunu daha iyi anlıyoruz.

Gerçi her kente devasa salonlar yaparken o mekânları dolduracak, sanat ve kültüre yakın duracak insanları da hazırlamalıyız.

***

Bizlere tiyatroyu sevdiren,

Yazan, yöneten, oynayan ve işin mutfağında çalışan tüm sanatçılara minnet ve şükranlarımızı sunuyor,

Aramızda olmayanları da saygıyla rahmetle selamlıyoruz.

Nisanda kendimize bir iyilik yapalım fakat şaka olmasın.

Ne zamandır oturmadığımız koltuklarımıza kurulalım.

Çok şey değişir, yeter ki biz değişelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.