banner114

Beceri yok, başarı yok, gözlem yok, istek hiç yok, öğrenme, başarma ve çalışma hevesi sıfırın altında. Görüntüden kaybolmuş durumda.

Lakin iş, sigorta ve en mühimi para en iyisinden olsun. Rahat iş ortamı olsun, yönetici ya da patron kesinlikle kızmasın, sinirlenmesin, surat asmasın.

İşyeri, firma para kazanması çok önemli değil. Lakin para kazandığında maaş zamanı olsa da olmasa da işçiye ikramda bulunsun.

Hal böyle olunca sunulan işler beğenilmemekte. İstikrarsız iş akitleri ortaya çıkmakta. Meslek edinmemiş vasıfsız eleman salgın döneminde tamamen ortaya çıkmış durumda.

İş yerleri elemansızlıktan isyan etmekte. İşsiz gezen vasıfsız profesörler de iş beğenmemekte. Hal böyle olunca ilk çöküşü hizmet sektörü yaşamaktadır. Sonrasında ise üretim sektörü sorun yaşıyor.

Mesleğin eğitimini ve de çıraklığını alamayan yarım ustalar piyasada can almakta. “YARIM DOKTOR CANDAN YARIM HOCA İMANDAN” sözü bire bir ortalıkta salgından daha etkin dolaşmakta.

Salgın yasakları hafif esneklik bulunca birçok işletme heyecan ile yeni sezona yeniliklerle başlayıp ekonomisini düzeltme çabasında iken. Bunu fırsat bilen birçok yarı usta insanlar fırsata çevirme çabasında.

İki sefer tezgâhın başına geçmiş ya da yanından geçmiş ise ustayım diyerek yüksek maaş alma gayreti ve pazarlığı ile iş başvuruları ya da işten ayrılıp usta olarak iş başı yapma sendromu büyük bir heyecan ile devam etmekte.

Bu durumu tanıyan tanımayana öğretip bir yandan işten ayrılmalar hızlanırken diğer bir yandan işe girişler devam etmektedir.

Bir lokantada garson olarak çalışırken birkaç kez mangalın başına geçmiş ise ve ustayı da biraz takip etmiş ise olay tamamdır. Bir de işe g ireceği kişi onu mangalda görmüş ise işi de sağlamdır.

Durum böyle olunca iş sahipleri işi biliyorsa kendileri işin başına geçerek işlerini ayakta tutmaya çalışmaktadır. Yok eğer bilmiyor ise iş yeri yavaş yavaş kaybetmektedir.

Nitelikli eleman yetişmedikçe ve iş ahlakı düzelmedikçe üretim, hizmet her tür sektörde sorunlar daha da büyüyecektir.

Bu şekilde usta olunca kişiler. Sizden usta parası talep etmekteler. Oysa asgari ücret ile başlayıp deneyimleri ebadında maaşlarının belirlenmesi kazançlarının da bereketli olmasını sağlar.

Asgari ücret demişken günümüzde asgari ücretin ne olduğunu kimse henüz algılayamamıştır. Herkes asgari ücreti en düşük geçim ücreti olarak bin bir tabir ile açıklarken.

Esasında unutulan deneme süresi dediğimiz ustayı dahi işe alırsanız bir deneme uyum süresi vardır ve o sürede belirlenen geçici ücret vardır. İşte asgari ücret iş değişikliğinde başladığınız işe ve iş ortamına uyum sağlarsanız hak ettiğiniz ustalık ücretini alırsınız.

Eğer usta dahi olursanız yeni başladığınız işe uyum sağlamazsanız. Siz o işyerini yanıltmış olursunuz. Zaten bu tür düşüncede olan işçilerin planı da budur. Pazarlık ederim ve tutturabildiğim usta maaşını tuttururum benim usta olmadığımı anlayıp çözene kadar hem tecrübem artar hem kazancım artar.

Böylece bir süre elde edilen yüksek kazanç birçok açığı kapatır. Sonra bir başka iş yeri kapana kısılır derken sürekli iş değişikliği ve sürekli işe giriş çıkış yaparak hiçbir işe yaramayan elemanlar bir yandan da çok iş bilen gibi gösterilmiş olurlar.

Kendilerini öyle göstermiş olurlar. Beni filan yer çağırdı söz verdim usta olarak gideceğim. Fakat işten hiçbir haberi yoktur. İşin püf noktalarını hiçbir yerde görmediği gibi sohbetlerde de duymamıştır. Duyması da çok zordur.

Hiçbir usta işin asıl noktasını anlatmaz. Anlattığını duysanız dahi mutlaka bir yerinde ters köşe yapmıştır. Bu ters köşeyi bulmak da sizin yıllarınızı alır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.