banner114

Herkes kendince yaşamlarımıza bir şeyler eklemekte. Hayatın güzelliklerini bize yaşatmakta. Bazen de hayatın hüzünlerini, acı ve sinirlerini yaşatmaktadır.

Önemli olan birlikte yaşarken birlikte zorlukların ve mutlulukların sonucunu aynı zamanlarda duymaktır. Birimiz düşünürken birimiz hayatı dağıtırsak. Birimiz çalışırken birimiz derin uykularda uyursak yaşamın tadı kalmaz.Anlık, zamanlık duygu ve hisleri ayrı ayrı yaşamış olursak. Yaşamın hiçbir lezzeti olmaz. Mutluluk, sevinç ve güzellikler kalabalıklarla daha da değer kazanır. Acı hüzün ve yorgunluklar da kalabalıklarla yenilir.

Bu kalabalık aile ya da sevdiklerimiz ile ibaret değildir. Bu kalabalık, birliktelik toplumun kendisidir. Hayallerimiz ve yaşama dair düşüncelerimizde mahalle, köy, kasaba ve şehirlerle birlik olup yaşamayı yeğlersek. O zaman bir şeyler daha da güzel olur.İnsanlar yalnızlıktan birlikteliğe hayata başlamış ve zaman içinde yine yalnızlaşmayı seçmişlerdir. Günümüz yalnızlaşmanın tercih edildiği dönemleri yaşanmaktadır.

En çok kalabalıklarımız bir iki, üç beştir. Oysa bu daha geniş bir çembere yayılmış olsa yarınlarımız daha dirayetli ve özgüveni yüksek olacaktır.bunun farkında olup çabalasa da bu bir parçamızı bir yanımızı canlı tutar. Yarınlarda yaşamlarımıza çok etkin olmaz. Oysa hep birlikte baksak dünyaya ve hep birlikte birlik olmanın heyecanını yaşarsak yarınlarve günümüz çok daha etkin olur.

En basit bir iş dahi birlik içinde olmalıdır. Düşünün ki ikindi çayınızı yudumlamak için balkonunuzda etrafı seyre dalmışsınız. Fakat siz orada yalnız karşı komşunuz bahçesinde yalnız çiçeklerini okşamakta.Birimiz fincan ile diğerimiz ise çiçek ile olduğu halde yüzler suskun, tebessümler sönmüş derin düşünceler dimağları yormakta.

Oysa birlikte balkonda çaya eşlik etmiş olursak, o hüzünlü yüzler ya derin bir düşünceyle etkin bir çözüme varacak. Veya kocaman bir kahkahaya şahitlik yapacaktır. Belki de çiçekler de buna şahit olacak daha canlı ve daha güler yüzle bizlere bakacaklardır.Birbirimizi ne kadar kıskanıp ne kadar imrenip bakarsak o kadar uzak durur bir o kadar da düşmanca düşüncelere gark oluruz. Bırakın birlikte olmayı başarılarımızı tebrik etmeye dahi zorlanıyoruz. Dertlerde geçmiş olsun demeye eriniyoruz.Korkuyoruz ki geçmiş olsun dersek derdi geçecek de bize gelecek. Rahat edecek mutlu olacak. Oysa sevgi, hoşgörü, paylaşmak öyle engin bir deniz ki o denizde yüzmeyi bilmeyenler de boğulmaz öğrenir kulaç atmayı.Varlıkla yoklu, işverenle işçi, dost ile düşman, uzak ile yakın birbirine sevgi, saygı ve birliktelik ile baksa her günün sabahı yeni güzelliklere penceresini açar.Yalnızlık güzel olsaydı Adem olmaz Havva olurdu veya Havva olmaz Adem olurdu. Bizler bu ikilemi de hep cinsiyet egoları ile değerlendirdik. Oysa birlikte yaşamanın temeli olarak alsaydık. Yasakları da, serbestleri de birlikte yaşar ve birlikte kendimize ceza verir birlikte ödüllendirirdik kendimizi.

Kıskançlık, haset ve kin ile nefreti besleyip aralarımıza duvarlar ördük. Sonra bu duvarları aşmak için birbirimize kavuşmak için teknolojiyi geliştirdik ve daha da uzak kalarak birbirimizi öldürdük. Oysa teknolojide kavuşmak için, gelişmek kalabalık olmak için kullanılırsa huzur, mutluluk daha da çok büyüyecektir. yaptıklarımız önce ruh sağlığımızı sonra da beden sağlığımızı bizden çalarak bizleri yalnızlığa, karanlığa ve cisimlerle sevgi, dostluk, savaş ve barışı yaşamaya sevk etmiştir.Beden ölür ruh kalır, ruh saklanır tebessüm miras olur. Sağlıklı yarınlar birlik ve beraberlik içinde sevgi ve mutluluklar dilerim.      

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.