banner114

Biz hala ülke bazında siyaset yaparak ufkumuzun dar alanında birbirimiz ile didişirken dünya değişime gidiyor. Bizler hala “eski tas eski hamam”. O ona torpil, bu buna imtiyaz gösterdi, o yaptı, bu yedi, şu getirdi.

Deve kuşu gibi hala kafamız kumlara gömülmüş. Hiçbir şeyin farkında değiliz. Ya da her şeyin farkındayız ve işimize gelmiyor. Çünkü bizim derdimiz başka. Belki bizim belki aklımızı karıştıran birilerinin derdi başka.

Kim bilir kimin ne derdi var fakat küçülen dünyada da artık siyaseti çok derin takip etmek gerektiğini öğrenmeliyiz. Hatta yurt içinde önümüze gelen ve benimsemediğimiz bir durumu mutlaka globalden analiz etmeliyiz.

Neler oluyor dünya liderleri bir küçük köy gibi ya şoförsüz, çobansız, çorbasız kalmış. Bunun nedeni nedir gelen haberler gerçek midir? İyi oturup düşünmek ve irdelemek gerekir ki biz dünyada olan bitenin neresindeyiz.

Gönül ister ki gün bu gün olsun ve devran dönsün. Sadece o gün olması yetmez tabi ki, bunu temenni etmek de yetmez.  Çalışmak, akıllı olup fırsatı çevirmek için herkesin kendine düşeni yapması gerekmektedir.

Biraz ütopya, biraz geçmiş yaparak küçük bir beyin antrenmanı yapalım. Birinci dünya savaşının doğurduğu sonuçlara çok kısa bakarsak ne anlarız

Buradan baktığımızda günümüz ile kıyaslarsak birkaç durum benzeşmesi görülmektedir. Çok insanın ölmesi, bir kısım ülkelerin yoksullaşması, bir kısım ülkelerin de zenginleşip kurallar, kurumlar ortaya koyması, ülkelerin gruplaşması.

Bu durumu ikinci dünya savaşı sonuçlarına da baktığımızda görmüş oluruz. Sonuç olarak dünya üzerinde oynanan oyunları görmek ve bu gördüklerimiz üzerinden yürüyüp sonuçta kazançlı çıkmak sadece yöneticilerin ve siyasilerin işi değildir.

Nasıl geçmişte savaşlara bütün halk olarak yediden yetmişe girmişsek ve günümüz sınırlarımızı koruyup varlığımızı ortaya koymuş isek şimdilerde de bir kısmı silahlı diğer bir kısmı teknoloji ve bir halkası da toplumların ülkelerine yaptıkları katkının savaşı kazanma materyalleridir. Biz bu teknolojik ve birçok noktada silahsız beyin savaşında başarı göstermezsek yarınımız zayıflıktır.

Bizler iç siyasetle uğraşıp zaman kaybederken birileri yol alıp gidecektir. Dünya üzerinde lider ülke olarak görünen sömürgeci ülkelerin kendilerini farklı noktalarda aciz durumda gösterip sonrada bir yerden bir başarı çıkarıp toplumca da buna endekslenerek yarın karşımıza daha da güçlü çıkmalarını seyretmemeliyiz.

Bu duruma bu sefer de izin verirsek bir yüz yıl daha bekleyeceğiz ve başarısız, yorgun, hasta bir ülke olarak anılmış olacağız.

Bir ülke lojistik sorunu yaşıyor, diğer ülke yönetim sorunu, bir diğeri ise başka bir sorun gösterip başka bir taraftan zamana uygun adımlar atmış olması kuvvetle muhtemeldir. Nasıl silahlı savaşlarda stratejik oyunlar varsa günümüz savaşlarında da bu mutlaka olacaktır.

Çünkü biz Türkler ve Müslümanlar bizlere söylenene inanan irdelemeyen toplumlarız. Bunu düşman bildiği için yıllarca içimizi kemirmiş ve bin bir oyun ile bizleri aleni sömürmese de başarılarda durdurmuş, yeniliklerde üretmeyi aksatıp kendi mallarını bizlere satmışlardır.

Ülke ve toplum olarak artık başımızı kumdan çıkarma ve birbirimiz ile didişmekten ayrılıp dünya açısından bakma zamanıdır.

Kimin hangi siyasi görüşten olduğu önemli değildir. Önemli olan herkesin aynı açıdan doğru yerde ülkeler siyasetine bakmayı öğrenmesi ve bunu daima uygulamada tutması taze ve dinamik tutması gerekmektedir.

“DÜŞÜNCELERİN VE ÜLKENİN TAZE DÜŞÜNCEDE TUTULMASI DEMEK GENÇLERİN DOĞRU ZAMANDA DOĞRU YERE BAKMASINI SAĞLAMAKTIR. “

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.