banner114
banner146

Kişinin çocukluğu nasıl geçerse gençliği ve yaşlılığı da öyle geçer. Şartlar ne kadar değişirse değişsin içinde olan ne varsa onu yaşar.

Ufku dar olan çocukluğun, geleceği de dar olur. Ürkek, güvensiz, kararsız, isteksiz, tembel.  Çocukluk nasıl geçerse gelecekte de çok değişen bir durum olmaz.

Kişi farkına vardığı yanlışlarını düzeltmeye çalışsa bile durum değişmez. Çocuklukta işlenenler zor değişir. Ne kadar değiştirmeye çalışsa da sadece sonuca gidiş yolu değişir varış noktası hep aynıdır.

Bu sebepledir ki çocuklarımızı büyütürken daha özgür, daha öz güven ve en önemlisi işten kaçmayan, sorumluluklarına sahip olan, vatanın milletin geleceği için ülkede her bireyin çalışması gerektiğini bilen, idare etmesini, sebat ederek çalışmasını bilen bireyler olmalıdır.

Geçmişinde çekmiş, zorluklar yaşamış anne baba çocuklarının yaşam standardını yüksek tutmak ve yaşadıklarını yaşatmamak adına sergilediği davranışlar aslında toplumun genel durumunu ortaya koymaktadır.

Ya hiç çalışmak istemeyen, okumaktan erinen, hep dilediği gibi gezmek isteyen bireyler oluşmakta. Ya da topluma zarar veren, yanlış davranışlarda bulunan özgürlük adı altında saygı ve sevgi çerçevesini aşan nesiller oluşmakta.

Diğer bir yanda çalışmak zorunda kalsa dahi çalışma ahlakı olmayan, saygısız, kazandığını nereye harcadığı belli olmayan bir nesil.

Bir gün bakarsın bir hayvana eziyet etmekte. Bir gün bir yaşlıyı ya da bir genci ağlatmakta. Sadece gülmek eğlenmek adına insani sınırları aşmakta.

Mektep görmemiş, görmek istememiş yirmi yaşına kadar ailesinin yanında yaşamını şımardıkça şımararak geçirmiş sonra da çalışıp para kazanırım diye gittiği gurbette adaptasyon sorunu mu? İzlediği kötü filmlerin etkisi mi? Bilinmez akla hayale gelmez işler yapmakta.

Günümüz gençlerinin henüz yirmili yaşlarda elli yıllık anlatacak olayları olmuş. Olmaz yanlışlarda bulunmuş ve çok kıymetli niyetine bir sonraki nesillere anlatıp toplumun ahengi ve geleceğini daha olumsuz olmaya sebep olunmakta.

Eğer çocuklukları eğitim ve öğretim ile geçmiş olsaydı her ne olursa olsun bu kadar kültürsüz, bilgisiz ve insani değerlerin dışına çıkan bir gençlik oluşmazdı.

Özgürlük demek karşındaki kişiye saygısız cevap vermek değildir.

Hak aramak demek kırıp dökmek, çalmak, israf etmek değildir.

Adalet demek dövmek, sövmek intikam almak değildir

Daha buradan sayamadığımız birçok değerlerimiz yok olmakta, yön kaybetmekte. Oysa güzel ahlak ve eğitimli bir toplum daima üretkendir.

Üretmek deke tencere, tavayı yeniden üretmek değildir. Üretmek öncelikle davranış ile sonra düşünce ve sarf edilen cümle ile olur. Sonra beceri doğrultusunda çalışılan işlerde ortaya konulan emek ve emeğin sonucudur.

Yirmi yaşında bir gencin bankada kredi borçları boyunu aşmış ise. Etrafında borçları iki kişiyi geçmiş ise ve ailesinin bundan haberi yok ise. O toplumun geleceği borç ve faizdir. Varlıkların yok olması demektir.

Eve getirilen para, cihaz herhangi bir materyalin nereden alındığı, nasıl alındığı, kimden neyin karşılığında alındığı sorulmadıkça ne çocuklukta verilen güzel ahlak ne de gençlikte yanı başında tutulan gençliğin geleceği yarına bir artı eklemez. O ömür daima ekside yaşar ve böylece mutsuz, tatminsiz, doyumsuz, huzursuz bir toplum olur.

Bir gencin hayali evlenince işi bırakıp köyde oturmak ise o memleketin yarını da en fazla bir tatil köyü olur…

Sağlık ve sıhhatli yarınlar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.