banner114
banner146
banner122

Eski yöneticilerden Erdal Atalay geçtiğimiz gün Facebook hesabından Divan Başkanı Ali Sürmen’i hedef alan bazı açıklamalar yaptı.

Atalay’ın “Divan başkanlık seçimine ilişkin düşünceler” dediği şeyleri okuyunca, o şeylerin bizleri de düşündürdüğü bazı şeyler oldu.

Önce Atalay’ın neden böyle bir şey yaptığını düşündük!

O düşündüklerimizle işe koyulduk.

Erdal Atalay’ın 40 yıllık aile dostu ve masa arkadaşı olan Ali Sürmen’e karşı neden böyle bir tavır aldığını anlamak bizler için de sizler için de çok zor olmasa gerek.

Tek sebebi var, hani ya dedik ya Türk filimi gibi, işin bam teli de burası… Hırs, mevki, koltuk, intikam…

Bu olguların hepsi birbirine girmiş. Zira bu karışık duygular yüzünden Atalay’ın da yazısında kullandığı kelimeleri de birbirine girmiş.

Erdal Bey, Ali Sürmen’i, Trabzonspor’un menfaatleri doğrultusunda hareket eden yönetimlere destek verdiği için suçluyor ve karalamaya çalışıyor.

Oysa ki Ali Sürmen, hem Hacıosmanoğlu hem Usta hem de Ağaoğlu dönemindeki Divan Kurulu Toplantıları’nda kimi zaman sert, kimi zaman da tadında transfer politikalarına eleştiriler yaptığına çokça şahit olmuşuzdur.

Zaman zaman bunlarla da yetinmeyip, yönetimlere yol gösterdi.

Soralım Erdal beye, ne yapacaktı Ali Sürmen? Ortalığı yangın yerine çevirip, yönetimlere operasyon mu çekecekti?

Divan Başkanı’nın görevi bu mudur?

Kaldı ki Atalay ve arkadaşları nasıl bir divan başkanı arıyorlar, öncelikle buna karar versinler!

Atalay, hem Sürmen’i böyle yapmadığı için eleştiriyor hem de Divan Başkanlık makamını “İcra yetkisi bulunmayan” şeklinde sıfatlandırıyor!

Adeta “Altı şişhane, üstü mumhane” gibi…

Bence Atalay bey ve avanesi ne dediklerini anlıyorlar ne de ne anlatmak istediklerini biliyorlar!

Neyse... Devam edelim!

Ali Sürmen, Trabzonspor’a maddi manevi destek olan ve karşılığında hiçbir şey istemeyen ve beklemeyen Berat Albayrak’a olumlu yaklaşınca siyaset yapıyor, kötü oluyor…

Ama Atalay’ın destekçisi Hayrettin Hacısalihoğlu, Beylerbeyi Sarayı’nda Berat Albayrak ile görüşüp onay aldıktan sonra Ağaoğlu’nun Nisan 2018’deki yönetim kuruluna Berat beyin isteği ile Asbaşkan olarak girince iyi oluyor!

Oh ne ala! Ne güzel memleket değil mi sevgili Erdal Atalay bey?

Devam ediyoruz!

Ali Sürmen, Hayrettin Hacısalihoğlu’nun da fikrini alarak Ünal Karaman ile görüşüp, uzlaşarak gidişinde rol alıp Trabzonspor’un menfaati için hareket edince kötü oluyor, eyvallah!

Amma Hayrettin Hacısalihoğlu ve Erdal Atalay, Ünal Karaman’ın Trabzonspor’dan tazminat alması konusuna gelince “Kimler almadı ki” diyerek yaşananları tolere etmeye çalışmaları doğru oluyor ve buna da Trabzonsporluluk deniyor he!

Bu mu sizin Trabzonsporluluğunuz… Bu mu Trabzonspor sevginiz…

Bir de kalkmışsınız Ali Sürmen ile beraber olmakla suçladığınız Mehmet Ongan ve Selahattin Ahıskalıoğlu’nun saygınlığını dahi zedelemeye çalışmaktasınız!

Soralım böyle yapmakla nereye varmaya çalışıyorsunuz!

Sahi siz siyaset mi yapıyorsunuz, Trabzonsporluluk mu?

Bir karar verin abiler!

Arka sıralar doldu, öne doğru ilerleyelim, devam edelim beyler!

Erdal Atalay, Ali Sürmen’i “Trabzonspor şike yaptı diyen Divan Başkanı” olmakla suçluyor.

Eee benim güzel abim, e benim eski yöneticim, e benim bir şeyler ima etmeye çalışan büyüğüm! Hayrettin Hacısalihoğlu’nun özel whatsapp grubundan alıp paylaştığı ve içerisinde “şike” cümlesi dahi geçmeyen o sözleri Ali Sürmen daha sonra ne amaçla söylediğini açıklamıştı. Ne şike iması vardı ne de başka bir şey! Haliyle Hayrettin Hacısalihoğlu da o paylaşımını silmişti. (Düşünmeden edemiyoruz acaba Hayrettin Hacısalihoğlu o gün mü başlatmıştı Ali Sürmen’e karşı operasyonunu. Bu da başka bir soru.)

Asıl mesele şu ki Ali Sürmen’in o sözleri Mayıs 2017’de oynanan Bursaspor maçının ardından yayınlandı…

Ali Sürmen o sözlerden aylar sonra 18 Şubat 2018’de aday oldu ve Divan Başkanlık seçimini tekrar kazandı. Erdal Atalay o kongreyi bizzat yönetti, kongrenin divan başkanıydı!

Hatta adımız gibi eminiz ki Hayrettin Hacısalihoğlu, Bülent Akyazıcı ve Erdal Atalay koşa koşa gidip Ali Sürmen’e oy verdi. İçlerinden Bülent Akyazıcı oy vermekle kalmadı aynı kongrede Ali Sürmen’in listesine girdi!

Buraya kadar yazdıklarımda bir sıkıntı var mı?

Bana göre yok, size göre de yoktur!

Çünkü kitabın ortasından yazıyoruz beyler!

Ha hemen belirteyim, bu bir şaka değil, ayniyle vaki!

Adama sormazlar mı Erdal abi! Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!

O gün oy verip seçtiğiniz, yönetim kurulunda yer aldığınız Ali Sürmen’i bugün geçmişiyle suçluyorsunuz.

O geçmişte hep beraberdiniz!

Şimdi ne oldu Erdal abi?

Dün dünde, geçmiş geçmişte mi kaldı?

Ön sıralarda doldu, kapıyı kapatın! Devam edelim beyler!

Erdal Atalay bir süre sonra yapılacak Trabzonspor Divan Başkanlığı seçiminde aday olamadığı için üzülmüş gözüküyor. Ahmet Ağaoğlu’nun ilk yönetimine girerken üstü son anda çizilen Atalay aslında üzülmekten daha fazlasını yaşıyor ama biz yine de üzülmüş diyelim.

Erdal Atalay, Ali Sürmen’i tüzük değişikliğiyle insanların önünü kesmekle suçluyor. E benim güzel abim, bu tüzüğü Ali Sürmen tek başına mı yaptı? Tüzük komisyonunda Hayrettin Hacısalihoğlu Asbaşkan olarak yok muydu? Özkan Sümer, Nizamettin Algan ve Trabzonspor’un Kurul Başkanları yok muydu? O tüzüğü bütün bu isimlerin yer aldığı komisyon yazmadı mı, altına imza atmadı mı? Ali Sürmen tek başına mı hazırladı ve onayladı bu tüzüğü!

Trabzonspor delegeleri KTÜ Kongre Merkezi’nde hep birlikte el kaldırarak bu tüzüğü onaylamadı mı? Hatta o kongrede Bülent Akyazıcı gelip oy kullanmadı mı? Atalay gelip oy kullanmadı mı? Hayrettin Hacısalihoğlu -kaldı ki Ağaoğlu yönetiminde Asbaşkandı- oy kullanmadı mı?

O tüzük, oylamadan önce iki ay boyunca resmi sitede görüş ve önerilere açılmadı mı? Okuyup “bu yanlış, olmaz” diye görüş niye bildirmediniz! Hadi bildirmeniz o tüzüğü hazırlayanlardan biri olan Hayrettin Hacısalihoğlu’na “bu ne saçmalık” diyemediniz mi? Buraları da geçtim o tüzük oylamadan önce salonda madde madde okunmadı mı? Okundu! Niye çıkıp itiraz etmediniz!

Öyle değil mi Erdal abi!

Hadi bu yazdıklarıma yalan de!

Şimdi kalkmışsın klavyenin başına geçip, sözde göle maya çalmaya çalışıyorsun!

O maya tutmaz Erdal abi!

Ah Erdal abi ah, o gün “Çok güzel oldu” dediğiniz tüzüğe bugün “çok kötü oldu” diyorsunuz.

Allah aşkına siz kendinizi akıllı, âlemi aptal mı sanıyorsunuz?

Ulan kaldığımız şu işe bakın, Covid virüsü yüzünden canımızla uğraşırken, Erdal abimin başımıza açtığı işe bakın!

La havle arkadaş, la havle ya!!!!

Neyse yazımız maksadını daha aşmadan sonlandırmaya çalışalım!

Bize göre Erdal Atalay bey zaten aday olamadığı Divan Başkanlık seçiminde, bu tavırlarıyla aday olsa bile kazanamayacakmış gibi gözüküyor.

Bu çelişkiler ve tutarsızlıklar arasında Erdal Atalay beyin o koltuğa oturması Trabzonspor’un faydasına olmayacakmış.

En azından bunu görmüş olduk.

Ancak… Eğer ki bu 3-4 kişilik grubun Trabzonspor Divan Başkanlığı gibi bir niyeti varsa, bir aday çıkartsınlar Ali Sürmen’in karşısına.

Eski Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu’nun ve Bülent Akyazıcı’nın divan başkanlığına aday olmaları için kriterleri tutuyor. Çıksın aday olsunlar!

Aday olmaları halinde kim bir şey diyebilir kendilerine?

Yalandan yere ne diye bağırıyorsunuz!!!

Bak Erdal abi, lafla peynir gemisi yürümüyor…

40 yıldır Trabzonspor’un içinde olanlar becerip Divan Kurulu için bir aday çıkartamıyorsanız ki şuan öyle görünüyor!

E bi zahmet sizde fuzuli yere facebook’tan whatsapp’tan ortalığı karıştırmayın.

SÖYLEDİKLERİ DAHA DÜNDÜ

Nereden nereye?

Gel de yazma?

Sezon başı yıkılan masayı bir kenara koydum!

Malumunuz o vakit yaşananları birkaç kez bu köşemde yazmıştım!

Daha dün!

Evet Ankaragücü maçında, protokol tribünde Ahmet Ağaoğlu hocası Abdullah Avcı için Ağamoğlu’nun yanında Abdullah Avcının misafirininde şahit olduğu o söylemlerini yazmaya kalksak var ya, Trabzonspor’da taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmaz… Trabzonspor’da Ünal Karaman’dan sonra Ağamoğlu yüzünden ikinci teknik adam vakası yaşanır!

Önceki akşam Ağamoğlu ile Abdullah Avcı alınan kupayı kaldırırken, ikiliyi fotoğrafta yan yana görünce inanın beynimin içerisinden neler geçti neler, beynimden geçenleri burada yazmaya kalksam mahkemelik olurum diye cesaret edipte yazamadım!

Sadece şunu yazayım!

Pişkinliğin, utanmazlığın ve duyarsızlığın bu kadarına da pes!

AĞAOĞLU PUSUDA BEKLİYOR!

Allah göstermesin.

Yaşanacak kötü bir sonuçta Avcı, Ağamoğullarına av olursa kimse şaşırmasın!

Süper Kupa alındıktan sonra kameralar karşısına geçen Abdullah Avcı, özellikle Asbaşkan Mehmet Yiğit Alp ile Başkan yardımcısı Ertuğrul Doğan’a teşekkür etti.

Avcı hocanın açıklamalarıyla ne demek istediğini herhalde sizlerin de bizler kadar anladığını düşünüyorum!

Abdullah Avcı’nın sezon başı Trabzonspor’a gelmesi yönünde Mehmet Yiğit Alp ile Ertuğrul Doğan’ın nasıl uğraş verdiklerini, nasıl mücadele ettiklerini iyi bilenlerdenim!

Bu iki yönetici olmasıydı Abdullah Avcı’nın Trabzonspor’a gelmesi her taraf için sadece rüyalarda olurdu!

Abdullah hocanın maç sonrası iki yöneticiye teşekkür edip onları onure etmesi takdire şayan bir davranış ve durumdur.

Ve en önemlisi Abdullah Avcı’nın ahde vefasının göstergesi olmuştur teşekkür etmesi.

O nedenle diyorum ki aman hoca kendisine dikkat etsin!

Ağamoğlu kendisine teşekkür etmeyen hocasının kellesini bir an evvel vurmak için şu an itibarıyla pusuda bekliyordur!

KASKET DEĞERLENDİRİLMELİDİR

Ne güzel işte!

Ahan size bir gelir kapısı daha…

Yemin billah ediyorum yapın, inanın yok satar!

Kasketin reklamını Abdullah hoca yaptı.

Sıra sizde.

40-50 yıl öncesine gidin, neredeyse tribünde oturan bütün taraftarların başında kasket vardı.

Bugün ise Abdullah Avcı o kasketi kafasına taktı.

Avcı taktığı kasketin ne anlama geldiğini neden taktığını basın toplantısında açıklamıştı.

Maçtan sonra ise hocanın taktığı kasket olayı kupanın alınması kadar kamuoyunda gündem oldu, olmaya da devam ediyor.

Deplasman maçlarına futbolcuların da o kasketleri takıp gittiklerini düşünün.

Türk futbolunda yeni bir çığır açılır.

Kasket dünya spor kamuoyunda da gündem olur.

Bana göre yönetim kurulu bu kasket olayını ivedilikle değerlendirmelidir.

ZİRA ALIŞIKTIR

Başkanın açıklaması “Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız”

Vay be!

Allah Allah!

Allahu ekber!

Ayak yorgana göre uzatılacakmış!

Siz yine duyunda inanmayın!

Benim gibi!

Başkan Ahmet Ağaoğlu’na sormak gerek, sezon başı yatak yorganınız neredeydi?

Yapılan transferler!

Bu transferlere saçılan paralar, havada uçuşurken, yatak yorgana gerek yok muydu sevgili başkan?

Ne olur böyle açıklamalar yapma!

Şu kış kıyamet günü, kimseyi yataksız, yorgansız bırakma!

Az daha unutuyordum, yapılan o transferler yaz dönemine gelmişti!

Başkan haklı, öyle ya, o yaz sıcağında ne yapacaktı yatak, yorganı?

Zira başkanın kendisi de, bankların üzerinde yatmaya alışıktır!

Başkanın yaz dönemlerinde yatak ve yorgana ihtiyacı olmadığı için pek de önemi yoktur

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
baba 3 ay önce

işte zihniyet bu. oyun oynanıyor.ben kongrede aynı şeyleri söylemiştim.tüzük değişikliğinin esas nedeni i̇brahim hacıosmanoğlu için yapılmışti.yanlış diyen varsa yazsın.neden. niçin.yazık değiilmi ondan sonra fenerbahçe şöyle yaptı,hakem böyle yaptı. nasıl iş yapacak insanları bu zihniyetliler yok etmek için uğraşır dururlar nasıl iyimi. zararı gören trabzonspor.kendileri değil.