banner114
banner146

Yazarlık ticaret midir? Yoksa sanat mı? Düşünce fikir üreticisi, halk eğitim aracısı mı? Yazarlık hangisidir bilemem. Bu aslında yazarın kendisi ile alakalıdır. Yazar kendini eserinde ne görüyorsa odur.

Yazar kendini eğer tacir görüyorsa o zaman yazdığı ne varsa günlük arzu ve isteklerle bağıntılı olmalıdır. Bireylerin ve fikir simsarlarının istekleri doğrultusunda yazmalıdır. Günlük magazin konularına paralel gitmeli, eleştiriden çok övmeli, cümlelerinde sanat değil direkt isteneni yazmalıdır.

Elbette yazar da kazansın, emeğinin karşılığını alsın. Fakat önceliğinde icra ettiği sanat, edebiyat olmalıdır.

Edebiyat dedik de edebiyat nedir sorusuna yanıt aramaya çalışırsak. İlk aklımıza gelen yazım kuralları olur. Sonrasında konuşma ve telaffuz kuralları gelir. Bunların ardından hatiplikte güzel cümle, anlaşılır berraklıkta, duru konuşma ve hitap, konuyu dağıtmadan, kimseyi incitmeden reel anlatım. Daha sonrasında ise edebiyatı edebiyat yapan kitaplar ve yazarlarıdır.

Milyonlarca yazar vardır, ya da yazarlığa aday olmak isteyenler vardır. Yazdıkları kitaplar konuları, yer, zaman, anlatım ve kalıcılıkları ile ayrışırlar. Klasik, modern, güncel ve daha birçok detaylar ile ayrıştırabiliriz.

Fakat kişi yazarlığa başlamak istediğinde yegâne hazırlığı klasikler ile başlar. Mutlaka bir iki üç beş kez okur. İnceler ve her seferinde yeni detaylar yakalar. Veya en popüler yazarları inceler, kim daha çok satıyor? Hangi düşünceler daha çok beğeniliyor. Kim daha çok gazetelere, dergilere ve magazine haber oluyor.

Yazarlıkta başarıyı ya günlük popülaritede arıyoruz ya da klasiklerde. Geçmişte başarı yapan ve hala yazar olanlarda.

Kim yazar bunlardan yüz yıllardır kitapları aranan, düşünceleri tekrar tekrar önem kazananlar mı? Yoksa geçmişte olduğu gibi günlük anmalarda, siyasi tarafların ve düşüncelerin övgüsünde mi? Doğrusunu ararsanız yazarın siyasi düşüncesi olmamalı. Yazar hiç kimseye ve hiçbir düşünceye, gruba, topluma mal edilmez, edilmemeli.

Yazarı her zamanda her kesimden okuyan, arayan ve benimseyen çıkmalı. Bunun da temel yolu reel olmaktan geçer. İleriyi görüp günde yazmaktan kaçınıp, üzerinde yorum jimnastiği yaparak uzun zamanlarda da işe yarar düşünceler verebilmeli.

Öyle bir öykü yazmalısınız ki. Okuyucu yüz yıl sonra ya kendini bulacak içinde ya da geçmişini yaşayacak, anlayacak çözecek. Öyle bir roman yazmalısınız ki okuyucu dünü, bugünü ve yarını tarihinde, sevdasında, doğasında, sosyal yaşamında sorgulayabilecek, karşılaştırabilecek.

Okuyucuya kendini buldurmayan, düşündürmeyen, araştırtmayan yazım, yazı olmaz. Yazana da yazar demek haksızlık olur.

İyi yazar okuyucu ile zaman zaman karşı karşıya gelse de daima sonuç anlaşılır olmalı. Eğer yazılan gerçekten hitabına uygun ise o zaman daima okuyucunun eleştirisi daima anlaşılmış olur. Yazarın savunması da bir o kadar belirgin olur.

Lakin eğer yazar işin tacirliğinde ise ve hadi bir ucundan para, diğer bir ucundan da edebi başarı gelsin derse işte o zaman belirsiz bir durum oluşur ve kesinlikle hiçbir tarafa sonuç vermez. Oysa yazımın hedefi belli olursa başarı sonucu da o kadar başarılı olur.

Neden başarılı yazarlar hiç kazanmadan ölür ve genelde öldükten sonra yüzyıllarca başarıya damga vurur. Kim bilir belki de ticaretçi yazarlardan dolayı gerçekten yazar olanlar ortaya çıkamamış, çıkamıyordur.

Gerçek bir yazar olmak için önce işin kalitesi sonra zaten kazancı getirir belki de kendisi. Bu sebeple ticaretten öte öncelikle sanatıyla ilgilenmeliyiz. Sonra işin ticaretine bakmalıyız. Yada ticaret güden yazılarımız ile edebiyata yürüyen yazımları mutlaka ayrı ayrı tutmalı ve asla ticaret kaliteyi bozmamalıdır.

Selam saygı ve sevgiler….     

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.