banner114

Dedi: Sümela ayini farlı bir boyutta tartışmaya açıldı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dedim: Evet gerçekten çok önemli. Ayini bu kez turizmciler tartışıyor. Turizme hiçbir faydasının olmadığı belirterek istismar amacı olarak nitelendiriliyor. Üstelik bunu TİSAD yetkilileri gündeme getiriyor.

Dedi: Böyle düşünmenin nedeni Ayine 115 kişinin gelmesi mi?

Dedim: 115 kişi bile yokmuş. Katılanlar 35 kişi civarındaymış. Ayin yapılacak diye Sümela kapatılıyormuş. Gerek yurtdışından ve gerekse yurtiçinden gelen çok sayıda insan Sümela’ya ayin yüzünden giremiyormuş. Ayin’in izlenmesine bile izin verilmiyormuş. Dolayısıyla Trabzon turizmine katkı sağlayacağına inanılan bir etkinlik zarar verir hale dönmüş.

Dedi: Sizde bunun doğruluğuna inanıyor musunuz?

Dedi: Rakamlar ortada. 35 kişi ayin yapacak diye bin 135 kişi Sümela’yı ziyaret edemeden geri dönüyorsa diyecek bir şey yok demektir.

Dedi: Ama olayın manevi boyutu var. Yani din ve vicdan özgürlüğü boyutu. Ortodoks rahip ve etrafı sonuçta bir ayin gerçekleştiriyor. Bu bir haksa bunun engellenmesi yanlış değil mi?

Dedim: 15 Ağustos,  Ortodoks iddiaya göre Meryem Ananın göğe yükseliş günüymüş. 35 kişinin kutladığı böyle bir ayin hakikaten doğru mu? İkincisi Meryem Ananın göğe yükseliş günü eskiden beri kutlanan bir dini etkinlik mi? Hiç öyle gözükmüyor. Yoksa özellikle Sümela ayini olarak belirlenen bir gün mü? Seçilen tarih sanki Trabzon’un fetih tarihi. Ve sanki bütün mesele fethin intikamı gibi duruyor.

Dedi: Ne oldu size? Şimdiye kadar ayin olayına hoşgörü çerçevesinde bakıyordunuz şimdi sanki karşıya geçtiniz?

Dedim: İki nedeni var. Tıpkı hoşgörüyle bakmamızı gerektiren iki neden gibi. Hoşgörüyle bakmamızı gerektiren nedenlerden biri Trabzon turizminin büyümesi ve gelişmesiydi. Şayet bu olay Trabzon turizmine hiçbir şey kazandırmıyor ve hatta kaybettiriyorsa birinci neden boşa çıkmış demektir. İkinci husus din ve vicdan özgürlüğü bağlamıydı. Seçilen tarihin 15 Ağustos olması sanki farklı bir anlama geliyor. Zira edindiğimiz bilgilere göre 15 Ağustos gerçekten Trabzon’un fetih tarihi. Ve sanki Sümela ayin tarihi bilerek ve kasten buna denk getirildi. Böyle olunca da bunun adı din ve vicdan özgürlüğü olmaz. Olsa olsa din ve vicdan özgürlüğünü istismar olur.

 Dedi: 15 Ağustosun Trabzon’un fetih tarihi olduğu yönünde bir karara mı çıktı?

Dedim: Hayır böyle bir karar henüz yok. Ancak kanaat oluştu. Bir diğer ifadeyle kanaatin karar dönüşme noktasına ulaşıldı.

Dedi: Biraz daha açar mısınız?

Dedim: Daha önce bu konuda Türk Tarih Kurumuna bir başvuru yapılmış. Üzerinde çalışılmış. Bir kanaat oluşmuş. Ancak bu kanaat rapora yansıtılmamış.

Dedi: Kanaat oluşmuşsa neden rapora yansıtılmamış?

Dedim: Sanki bürokratik değişim nedeniyle. Ancak yine öğrendiğimize göre yeni kurul, oluşacak kanaatini bir rapora yansıtabilirmiş. Bunun için de yeni bir müracaat gerekiyor.

Dedi: Nasıl bir müracaattan bahsediyorsunuz?

Dedim: Trabzon Valiliği bu tarihle ilgili bir görüş sorarsa Türk Tarih Kurumu bunu ele alabilirmiş.

Dedi: Valilik durup dururken neden böyle bir tartışmayı depreştirsin?

Dedim: Önemli olan doğruya ulaşmak değil mi? Şayet Trabzon’un fethi 26 Ekim değil de 15 Ağustos ise Trabzonluların bunu bilmek ve doğru tarihte kutlamayı gerçekleştirmek hakları yok mu? İkincisi iki, üç sivil toplum örgütü valiliğe başvuru yapar. Valilik de bu STK’ların talebini Türk Tarih Kurumuna yazar. Önemli olan doğruya ulaşmak. Trabzon’un fetih tarihi 15 Ağustos ise ve Trabzon yıllardır 26 Ekim diye kutluyorsa bu garabeti ortadan kaldırmak bile büyük vebaldir. Her şeyi bir kenara bırakalım bu gerçeğe ulaşmak için bile Valilik yazmalıdır.

Dedi: Fetih tarihi 15 Ağustos olarak belirlenirse ayin engellenir mi?

Dedim: Orası Patrik ve avanesine kalmış bir şey. Trabzon’un fetih tarihinde Sümela’da ayin yapmak Trabzon’a ve fethin manasına hakaret değilse gelip yapabilirler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yasar 1 ay önce

bir karadeniz kültür turizmine katılmıştım, uçaktan indik otobüse bindik , rehber in ilk sözleri arapları eleştirmek olmuştu, buraya geldiler-mahvettiler vb.....garip bir ülkedeyiz turizmciler bile siyasi konuşuyor.