banner114

Haftanın Sözü

Umudunu yitirme; şu hayatta bir şeyin bitişi, her zaman başka bir şeyin başlamasına sebep olmuştur.

Haftanın açıklaması

Geçen hafta oynamak istediğimiz sistemi daha iyi ortaya koyduk. Geçen seneden farklı bir sistemle oynuyoruz. Alışmak kolay değil ama her hafta daha iyiye gidiyoruz.

Eddie Newton (Trabzonspor Teknik Direktörü)

Stoper olmadan asla!

Bordo-mavili takım bu yazının kaleme alındığı saatlerde stoper krizini hala çözememişti. Gündeme isimler gelip, gidiyor ama 5 Ekim’e yaklaşılırken (yaz transfer döneminin son günü), kesin sonuca ulaşılmış değil.

Bu arada savunma tandeminde oynayan Hüseyin Türkmen, Edgar Ie, Y.Malatya maçında iyi bir performans sergileyince, “Acaba bu ikili ile olur mu?” yorumunu seslendirenleri duymaya başladım.

Bu düşünce gerçekten çok hatalı ve tehlikeli. Özellikle Edgar Ie’yi beğenenlerin çokluğu dikkatimi çekti. Hatta şu yorumu yapanları duydum; “Geçen yıl göndermesek belki de şampiyonluk konusunda daha güçlü olurduk.” Görüştür saygı duymak zorundayım ama katılmadığım çok konu var. Birincisi oyuncu henüz bir maç performans gösterdi. Üstelik kendi evinde oynadığın bir maçta. Rakibin ofansif gücü de yeterli değildi.

Ayrıca Edgar Ie iyi görüntü verse dahi Trabzonspor’un mutlaka bir stoper transferi yapması gerekiyor.

Ben bu konuda Vitor Hugo’nun çok doğru isim olacağını vurguladım ama Trabzonspor yönetimi bir stopere 4 milyon Euro verilmez düşüncesinde. Oysa Avrupa’nın en pahalı transferleri arasında bir stoperin ismi yazılı. Benfica’nın stoperi Ruben Dias tam 68 milyon Euro bedelle Manchester City’ye transfer oldu. Demek ki ihtiyaç ölçüsünde bir stoper de yüksek bonservis bedeliyle transfer edilirmiş.

Trabzonspor yönetiminin bu konuda hem elini çabuk tutması, hem de para verecekse böyle bir yerde parayı kullanması gerekir.

Sviatchenko merhem olur mu?

Vitor Hugo olmadı, ya da pahalı geldi. O halde stoper bölgesine kim gelmeli sorunun yanıtını bekliyor, Trabzonspor taraftarı. Bu konuda öne çıkan isimlerden biri Erik Sviatchenko. En baştan yazalım bu transfer gerçekleşirse, biz ona kesinlikle “Erik” diyeceğiz. Ukrayna asıllı bir Danimarkalı Erik. Yaş olarak tam stoper olgunluk çağında. 28 yaş için bu tespiti yapmak doğru olur. Danimarka Milli Takım oyuncusu aynı zamanda. Halen Midtjylland takımının kaptanı. Kariyerinde iki yıl Celtic takımı var.

Önce temel futbolcu özelliklerini yazalım; Agresif, hırslı, lider özellikli, top kapan, markajı iyi, hava toplarında başarılı, kayarak hamleleri ile dikkat çeken bir oyuncu. Ağır olduğu iddialarına karşın doğru hamle zamanlamaları ile bu tezi yok eden bir yapıya sahip.

Bence temel özellikleri arasında en dikkat çekici veri, kariyerinde bir stoper olarak 19 gol 19 asist olması. Sözün özü golcü bir stoperden bahsediyoruz. Üstelik oynadığı her takımda büyük sempati oluşturan bir yapısı var. Özellikle taraftarla ilişkileri mükemmel kuruyor.

Birkaç not daha paylaşalım Erik hakkında. 2018 yılında Beşiktaş’ın da gündemine geldi ama transfer bonservis anlaşmazlığı nedeniyle gerçekleşmedi.

Erik’in yaşamından alınan kesitlerde ise çarpıcı noktalar var. Örneğin eşi Rudmose de bir futbolcu. Danimarka Kadın Milli takım formasını giydi. Celtic’te oynadı. Oğlu İskoçya’da doğunca adını William koydu. Çağrışım şöyleydi. İskoçların bağımsızlığı için savaşan şövalye, William Wallece… Unutulmaz Cesur Yürek’ filminin “William Wallece”ı.

Peki, “transferde durum ne?” derseniz, kritik saatlerden söz edebiliriz. Çünkü takımı Midtjylland, Slavia Prag’la Şampiyonlar Ligi vizesi için oynadı. (Sonucu bilmiyoruz, çünkü dün akşam oynandı) Erik bu maçtan sonra kararını verecek. Ya Trabzonspor, ya Şampiyonlar Ligi…

Serkan’dan Serkan’a övgü

Trabzonspor’da tam 6 sezon forma giydi Serkan Balcı. Değişik mevkilerde görev yaptı. Sahaya sağbek olarak çıktığı maç sayısı kaç bilmiyorum ama futbol kariyerinde o bölgenin istikrarlı oyuncuları arasında yer aldı.

Önceki akşam A Spor “Son Sayfa” programında beraberdik Serkan Balcı’yla. Söz dönüp dolaştı Serkan Asan’a geldi. Nasıl buluyorsun dediğimde, “gümbür gümbür geliyor”dedi. Ben de aynı düşüncesindeyim.

Serkan’ın bir de uyarısı oldu adaşına. O bölgenin oyuncusunun Pareira’dan çok ders alması gerektiğini vurguladı. Böylesine bir tecrübeyle aynı mevkiyi paylaşmanın genç bir oyuncu için ne kadar önemli olduğunu vurguladı.

Bu görüşlere katılmamak elde değil. Serkan’ı son Yeni Malatya maçında çok beğendim. Üstüne koyarak ilerliyor. Böyle giderse, önümüzdeki yıl Trabzonspor o bölgeye yeni bir aday aramaz.

Hoş geldin Lewis Baker

Geçen hafta Baker ile ilgili görüşlerimi açıklamış ve beklenmeli ve süre tanınmalı demiştim. Futbolcu kumaşı konusunda en ufuk bir kuşkunun bulunmadığı Baker, “Beni fazla beklemenize gerek yok” mesajını verdi. Yine tekrarlamak zorunda olduğum bir konuyu yazayım. Bir oyuncunun bir maçtaki olumsuz performansı onun kötü oyuncu olduğunu göstermiyorsa, bir maçta da göklere çıkaracak değiliz. Ancak futbolda “hamuru iyi yoğrulmuş”  diye bir deyim vardır. Lewis Baker’in oynadığı futbol bu tanıma uyuyor. Özellikle Trabzonspor’un attığı ikinci golde, bencillik yapmayıp, daha garantiye giderek Afobe’ye verdiği pas bile kalite kokuyordu.

Şimdi önemli olan fizik gücünü lig seviyesine çekmesi. Çünkü ilk 45 dakikadan sonra giderek oyunda kaybolduğu net olarak görüldü. Bunun sebebi fizik kondisyon olarak iyi olmamasıydı. Önümüzdeki Gaziantep maçı ve Milli Takım haftası arasından sonra Baker’in daha görsel bir futbol sunacağını beklememiz normal olacak.

Sabret Trabzonspor, devam et Ağaoğlu

Taraftar hesap kitap işleriyle ilgilenmez. Hatta ilgilenmekte istemez. Evde kira derdi, sofrada yemek derdi, çocuğun giyim kuşamı derken zaten hesap kitap işlerine boğulmuş durumda.

Bir çıkış bir kurtuluştur aidiyet hissettiği takıma sarılmak, onunla sevinmek, onunla üzülmek. Çünkü bilir ki her sefanın önünde bir cefa vardır. Şimdi bunları neden yazdım açayım. Başkan Ahmet Ağaoğlu Nisan 2018’dan bu yana yürütülen mali çalışmaları açıklamış. Kur farkları, faiz oranları ve ödenen borçlar vs. Bunları teker teker dökecek değilim. Çünkü başkanın mali yapı konusunda hassasiyeti ve çalışması gerçekten çok değerli.

Bu konuda şu rakamlar yeterli olur diye düşünüyor. Trabzonspor’un 2018’de ki kurla borcu 185 milyon Euro iken güncel kur üzerinden Haziran 2020 borcu 110 milyon euroya inmiş.

En başta yazdığım gibi taraftar bununla pek ilgilenmez. O nedenle ben sonucu yazayım, olsun bitsin. Ağaoğlu diyor ki; “Bu şekilde bir ekonomik istikrarla devam ettiğimiz sürece 7 yıl sonra borçsuz bir Trabzonspor olacağını ümit ediyoruz. Bu Trabzonspor camiasının gücüdür, Trabzonspor ailesinin hep birlikte başardığı seferberliğin ürünüdür"

Bugün kulüplerin 10 yıllık plan yaptığı ortamda 7 yıl güzel bir hedef.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.