banner114

Forma rekabeti başarıyı getiriyor

Bordo-mavililerin genç teknik adamı Hüseyin Çimşir, Trabzonspor Dergisi’nin Şubat ayı sayısının konuğu oldu. Bilinmeyen yönlerinin yanı sıra, bugüne kadar kendi dünyasında yaşadığı Trabzonspor sevgisini de anlattı. Balıkçı bir ailenin orta halli gelire sahip bir çocuğu olarak Trabzon’da yaşamlarını sürdürdüklerini anlatan Çimşir, babasının kendisinin futbolcu olması için yaptığı fedakarlıkları ise asla unutmuyor. Çimşir, “Babam futbolcu olabilmem için de sürekli fedakârlık yaptı. Maddi açıdan haklı gerekçelerle beni belki antrenmanlara yollamayabilirdi. Sonuçta buraya da bir bütçe ayırması gerekiyordu. Yol parası, yemek parası vardı ve bunlar hep gider. Olmayan bir şeyi de vermek kolay değil. Ama sağ olsun bu konuda hakkı ödenmez” sözleriyle ifade etti.

İyi bir teknik direktör olmanın ilk şartını ise anlamak ve anlaşılmak olarak özetleyen Çimşir, “Grubu anlayıp anlaşılabilirseniz bence doğru yoldasınız demektir” dedi.

Çimşir, “Trabzonspor sevgisini ise, “Trabzonspor çok şey, Trabzonspor her şey... Kısa bir şey söylemek gerekirse tabi Trabzonspor sevgisi anlatılmaz, sadece yaşanır” şeklinde tarif ediyor. Teknik direktörlük kariyerinin gelecek planlamasında ise kulübün şartları ve hedeflerinin çok belirleyici olduğunu dile getiren Çimşir, teknik ekip olarak paylaşımcı bir anlayışa sahip olduklarını dile getirdi. Çimşir, “Oturup konuşuyor, fikir anlamında tartışıyoruz” dedi.

İNSAN ÖNCE HAYAL EDER

Trabzonspor Teknik Direktörü Hüseyin Çimşir, 12 yaşında futbola başladığında, bordo-mavili takımın futbolcusu olmayı hayal ederek ilk adımını attığı futbol yaşantısına dair bilinmeyenleri anlattı. Futbolculuk kariyerinin ardından beş yıl Trabzon dışında görev yaptıktan sonra geçtiğimiz yıl yeniden kulübüne geri dönmüş olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Çimşir, “Allah bana bu kulüpte önce oynamayı, kaptan olmayı ve şimdi de teknik direktör olmayı nasip etti. İnsan önce hayal ediyor ve bu hayali gerçekleştiği zaman mutlu oluyor” dedi.

HAZMEDEREK YÜRÜDÜM

Antrenörlük kariyeri başladığında en üst lisansı almadan tek başına çalışmamaya karar verip planlamasını da ona göre yaptığını söyleyen Çimşir, “Bu hem teorik hem de pratikte çok önemliydi. Bunun sonucunda dört takımda görev aldım. Her kademeyi hazmederek yürüdüm. Trabzonspor’da lisans kısımlarını tamamladım ama sürecin bu kadar erken gerçekleşmesini ben de beklemiyordum açıkçası. Hayalim buydu ama bu kadar kısa sürede beklemiyordum. Şimdi görev verildi ve ben hazır bir şekilde görevimin başındayım. Kararlılıkla devam ediyorum” diye konuştu.

SADECE BİR KAÇ DOKUNUŞ

Süper Lig’in devre arası kampının kısa olmasına karşın verimli geçtiğini söyleyen Çimşir, “Genç oyuncuları da aramıza katarak geniş bir kadroyla verimli bir kamp süreci geçirdik. Onlara zaten bazı maçlarda görev veriyorduk. 1.5 yıldır burada görev yaptığım için oyuncuları ve potansiyellerini iyi biliyorum. O nedenle grubu değiştirmeyi çok düşünmüyorum. Sadece birkaç dokunuş yapmayı planlıyorum. Genç oyuncularımız sezon başı kampından beri zaman zaman bizimleydi. Bazı maçlarda onlara görev verdik.” dedi.

NDİAYE DAHA ÇOK KATKI SAĞLAYACAK

Çimşir, Osmanlıspor’da da öğrencisi olan Ndiaye’nin transferine ilişkin de şunları söyledi: “Badou Ndiaye benden önce de transferi planlaması dahilinde olan bir oyuncuydu. Ndiaye bildiğim, tanıdığım, Türkiye’ye gelmesinde ve gelişmesinde rolümüz olan bir oyuncudur. Bu sezon takımında çok süre alamamıştı. Kendisini aramıza kattık. Önümüzdeki maçlarda takımımıza önemli katkılar yapacağını düşünüyoruz.”

U19’U YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ

U19 takım Teknik Direktörü Turgut Kural ile sürekli iletişim halinde olduklarının altını çizen Çimşir, “Antrenmanlarını ve maçlarını takip ediyoruz. Bu oyuncularımızdan beklentilerimiz büyük. Amacımız potansiyeli olan oyuncuları bir an önce hazırlayıp A takımımıza dahil etmek” diye konuştu.

TAKIMDAKİ OYUNCU PROFİLLERİ

Çimşir, takım içinde farklı karakterlerde oyuncular bulunduğuna değinerek, “Çeşitlendirmek gerekirse lider, kariyerli, kariyer yapmak veya daha kariyerinin başında olan oyuncular var. Bizim en büyük artımız saha içinde problem çözebilecek çok sayıda oyuncuya sahip olmamız. Potansiyeli yüksek bir takım olmamız büyük avantaj. İnşallah bunun karşılığını sezon sonunda alırız” dedi.

KADRO DERİNLİĞİNİN AVANTAJI

Takımda yaşanan sakatlıklara ilişkin konuşan Çimşir, her takımda saha zeminlerinden veya çok maç oynamaktan kaynaklı sakatlıklar olabildiğini belirtti. Çimşir, “Bizim avantajımız bu süreci atlatıp oyuncu grubumuzla sağlıklı bir şekilde çalışabilmek oldu. Çünkü kadro derinliğiniz olduğu zaman saha içindeki işiniz kolaylaşıyor. Forma rekabeti artıyor ve bu rekabet size başarıyı getiriyor” dedi.

HER ZAMAN YENİLENMEYE ÇALIŞIYORUM

Takımda motivasyonun nasıl sağlandığına ilişkin ise Çimşir, “Başarılı olmak zorundayız. Mesleğimiz gereği iş az, talep çok fazla. İyi konsantre olup, kendinizi hazırlamanız çok önemli. Ben çok çalışıp, oyuncularıma bildiklerimi yansıtabilmek için uğraş veriyorum her zaman. Kendimi sürekli yenileyip, geliştirmeye çalışıyorum. Bir anlamda çok ve düzenli çalışmak benim en büyük motivasyon kaynağım. diye konuştu.  

ÖNCE KÜÇÜK DOKUNUŞLAR

Çimşir, takımın oyun karakterinde kısa sürede çok büyük bir değişiklik yapma şansının olmadığının altını çizerken, “Küçük dokunuşlar yapmayı planlıyorum. Öncelikle topu kolay kaybetmeyen, topa sahip olan, kaybedince de çok kısa sürede kazanan bir takım ortaya çıkarmak istiyorum. Maç sonuna kadar motivasyonunu asla yitirmemeliler. Çalıştığım oyuncu grubu istenileni yapabilecek potansiyele sahip.” dedi.   

UZUN VADELİ PLAN YAPILAMIYOR

Tecrübeli teknik adam, teknik direktörlük konusunda ilham alıp, takip ettiği isimler olduğunu ancak bu konuda da bir ayrıntı olduğunu dile getirdi. Çimşir, “Yabancı kulüpler ile Türkiye’deki kulüplerin anlayışları farklı. Oradaki oyunu buraya getirme şansımız yok. Ülkemizdeki kulüpler farklı, oyun farklı, oyuncu farklı. Geçmişte Avrupa’da başarılı olmuş teknik adamların ülkemizde başarısız olduğuna tanık olduk. Türk teknik adamların zeki, yaratıcı ve gelişime açık olduğunu düşünüyorum ancak ülkemizde daha çok işin skor tarafına bakılıyor. Bu nedenle antrenör daha çok günü kurmakla ilgileniyor. Uzan vadeli plan yapamıyor. Futbolda bu çok önemlidir. Ülkemizde antrenöre inanırsak çok şey başaracağımızı düşünüyorum” şeklinde konutu.

İKİ ÇEŞİT ANTRENÖR VAR

Dünya futbolunu izleyen, araştıran, inceleyen bir antrenör olduğunu dile getiren Çimşir, dünyada iki türlü antrenör çeşidinin var olduğuna inandığını belirtti. Çimşir, “Birincisi oyuncu grubunun taşıdığı antrenörlerdir. Futbolcu başarır onlar ilerler. İkincisi ise oyunculara katkı sağlayan, geliştiren antrenörlerdir. Ben ikinci seçenekte yer alan antrenörlerden olduğumu düşünüyorum.  Elimden geldiğince hem futbol içi hem de futbol dışı bir çok katkıda bulunduğuma inanıyorum.

SCOUT SİSTEMİ

Scout yapılanmalarına bakıldığında Türkiye ve dünyadaki sistemler arasında farklılıklar olduğunu dile getiren Çimşir, “Dünyada potansiyele para harcanıyor. Ülkemizde ise mümkün olduğunca riski az olan, deneyimli oyuncular tercih ediliyor. Bence bu sistemin ana gayesi genç yetenekleri bulup takıma kazandırmaktır. Ekonomik yapılar ele alındığında ya oyuncu yetiştirmeniz lazım ya da genç potansiyelleri bulup, geliştirip, ileride satışından gelir elde etmeniz gerekiyor. Kulübümüzdeki scouting sistemi iyi işliyor. Geçtiğimiz yıldan beri birimimizle iletişim halindeyiz.” şeklinde konuştu.

BU KULÜBE AİDİYETİM VAR

Benim bu kulübe aidiyetim var. Ben sadece Trabzonspor’un içinde olduğum zaman değil dışarıda olsam da aynı aidiyeti hissediyorum. Burası her yerden daha farklı. O zaman da kulübümün haksızlığa uğradığını düşündüğüm için bir taraftar olarak görevimi yaptım. Çünkü ister futbolcu, isterse de teknik direktör olayım fark etmez. Ben her şeyden önce bu kulübün taraftarıyım. Bu kulübün iyi gününde de, kötü gününde de yanında olmamız lazım. Yine olsa yine giderim. İnandığım doğrular neticesinde hiç çekinmeden orada yer alırım. 12 yaşında kapısından içeri girdiğim Trabzonspor Kulübü bize bunu öğretti. Ben burada mutluyum ve kendimi bu kulübe ait hissediyorum. Her zaman elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışacağım. 

İŞİMİ ÇOK SEVİYORUM

İşini çok sevdiğini ve saygı duyduğunu söyleyen Çimşir, “Bu nedenle de zamanımın büyük bölümünü kulüpte geçiriyorum. Çalışmayı seviyorum. Hatta çalışmadığım zamanlarda kendimle ilgili sorunlar yaşıyorum. Bu ortamın içinde olmak çok güzel. Bu kulübe karşı aidiyet hissediyorum. Kulübüme neler katabilirimin hesaplarını yapıyorum. Boş zamanlarımda ise denizde olmayı, denize bakmayı, balık tutmayı çok seviyorum. Deniz beni dinlendiriyor, huzur buluyorum. Kokusu, sesi... Sıkıntılı olsam denizle rahatlayabiliyorum. Bu çocukluk aşkı gibi bir şey. Çocukluğumdan beri denizdeyim. Evimiz denizin kenarında. Babam da balıkçı. Ailemi de sık sık götürüyorum. Özellikle oğlum denizde olmayı, balık tutmayı çok seviyor. Dededen kalma bir alışkanlık bizim için. Devam ettiriyorum” dedi.

TARAFTARA MESAJ

Tecrübeli teknik adam taraftarlardan da da kendilerine güvenip destek vermeye devam etmesini isteyerek, “Taraftarlarımızın kafasında bizimle alakalı soru işaretleri olabilir ama bize inansın, güvensin ve destek versinler. İnşallah onların bu desteklerini boşa çıkarmayacağız. Yolumuzda sonuna kadar devam edeceğiz. Ortada bir hedef var ve bu hedefe ulaşabilmek için taraftar desteğine ihtiyacımız var. İnşallah taraftarlarımızla birlikte bu yolda sonuna kadar yürüyerek sonunda istediğimizi alırız.” ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AYHAN 8 ay önce

Allah yolunuzu açık etsin..kutlu yürüyüş.....