banner114

BAŞARI RUHUNDA VARDI NKY’Yİ DÜNYADA MARKA YAPTI

Yazıcı ailesi NKY ile Cumhuriyet tarihinde ilk 100’e giren tek Türk mühendislik ve mimarlık firması olmanın haklı gururunu yaşıyor...

Trabzon’da baba Necdet Kırhan Yazıcı’nın kurduğu bir mühendislik-mimarlık firması NKY... Yaklaşık 30 yıl önce hala Uzunsokak’ta bulunan ofiste temelleri atılan NKY, bugün Türkiye sınırlarını aşarak dünya çapında büyük bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Elbette baba Necdet Kırhan Yazıcı’nın kurduğu NKY Mühendislik bugünlere kolay gelmedi... Onu bugünlere taşımak ve her geçen gün üzerine daha da koyarak başarıyı sürdürülebilir kılmak zor olanıydı aslında... İşte Necdet Kırhan Yazıcı’nın iki evladından birisi olan ve babasının izinden devam etmeyi tercih eden Emre Birhan Yazıcı, bu başarının en önemli aktörü olarak çıkıyor karşımıza. Bugün sadece Türkiye değil dünyanın pek çok ülkesinde kurduğu ofislerle de başarı çıtasını hep daha yukarılara taşıyarak yürüyor Emre Birhan Yazıcı... O, genç yaşına rağmen yazmaya devam ettiği başarı öyküsüyle sadece Trabzon’un değil Türkiye’nin yeni nesil genç iş insanı olarak dikkatleri üzerine çekiyor. Hep deriz ya, “Bir yerde başarı varsa, orada mutlaka bir Trabzonlu vardır” diye... İşte Trabzon’un yetiştirdiği genç nesil başarılı iş insanı Emre Birhan Yazıcı da bu isimlerden birisi olmanın gururunu hem kendisi yaşıyor hem de biz hemşerilerine yaşatıyor... Son dönemlerde yeni nesil gençliğin sosyal medyada daha çok Trabzonsporluluğu ile tanıdığı Emre Birhan Yazıcı’nın iş yaşamındaki başarılarını bir röportaja sığdırmak ise zor değil imkansız neredeyse... Zira, “Ben başarının bitiş çizgisi olmayan bir yarışma olduğuna inanırım” sözü ise belki de kendisini örnek alacak genç nesle en güzel mesaj olacak... Emre Birhan Yazıcı’nın başarı öyküsünü okuyunca kendinizi çok farklı ufuklara yelken açmış hissedeceksiniz... Bu sohbette bazılarımız kendisinden bir şeyler bulacak, bazılarımız onun çalışma azmini kendisine örnek alacak, bazılarımız da memleket ve Trabzonspor sevgisini içinde biraz daha derinden hissedecek... Ancak en önemlisi belki de hepimiz onunla gurur duyacağız... Trabzonspor deyince gözlerinin içi bir başka parlıyor Emre Birhan Yazıcı’nın... Çünkü o olması gerektiği her zaman takımının yanında oluyor. Bir bakıyorsunuz tribünde formasıyla takımı için yerini almış, bir bakıyorsunuz sosyal sorumluluk projelerinde en önde giden isimlerden birisi olmuş ve bir bakıyorsunuz iş yaşamını sürdürdüğü Ankara’ya geldiği zaman yine takımının yanındaki yerini almış. Bunları yaparken içtenliği, samimiyeti ve gözü kapalı fedakarlığına şahit oluyorsunuz... Trabzonspor’u, sevdalısı, tutkunu olduğu o bordo-mavili takımı konuşurken başarılı iş insanının yerini bir anda çok iyi bir taraftarın aldığını gözlemliyorsunuz. Öylesine bir tutku ki onunkisi... Bunu anlatabilmek için sadece birkaç dakika konuşmanız bile yetebiliyor... Genç yaşına rağmen başarılı bir kariyer ve hep daha iyiyi hedefleyen bir gelecek planlaması... Sohbet tadındaki bu röportajımızda başarılı olduğu kadar mütevazılığı ile de  bir kez daha örnek profilini gözler önüne seriyor Emre Birhan Yazıcı... Trabzon’un yetiştirdiği başarılı iş insanı Necdet Kırhan Yazıcı ise büyük oğlu Emre Birhan Yazıcı’nın kendi yolundan başarılı bir şekilde yürümesinin gururunu yaşarken bir diğer gururu da halen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Genel Cerrah olarak görev yapan diğer oğluyla da ayrı bir gurur yaşıyor... Başarılarıyla sadece kendi ailelerini değil Trabzon’u da gururlandıran Yazıcı ailesinin öyküsü bu bir anlamda. Baba Necdet Kırhan Yazıcı ile başlayıp aynı kulvarda Emre Birhan Yazıcı ile devam eden...


Genç iş insanı Emre Birhan Yazıcı, Trabzon’un yetiştirdiği başarılı isimlerden birisi TAV’ın CEO’su Sani Şener’le birlikte... 


"Ben başarının bitiş çizgisi olmayan bir yarışma olduğuna inanırım. Daha çok çalışarak ve üzerine koyarak bu ismi daha yukarılara taşımak için kendime hedef koydum. Bu yolda da iyi gittiğimizi düşünüyorum. Başarı için çok fazla emek sarf etmek gerekiyor. Adımlarınızı sağlam atmanız gerekiyor ve biz de bunu yapmaya gayret gösteriyoruz."


"Tek amacımız para kazanmak değil. Günün sonunda kazanmış olduğumuz her şey gelip geçici oluyor. Kimse öbür tarafa bir şey götürmüyor. Önemli olan hoş bir sada bırakmak... Türkiye’de güzel bir marka ortaya çıktı. Bu gibi şeyleri başarmak lazım. Biz bir iş yaparken sadece kendimize değil insanlara ve ülkemize, ülke ekonomimize de faydalı olmayı amaçlıyoruz."

Emre Bey, NKY’nin kuruluşunu bir de sizden dinlemek istiyoruz, anlatır mısınız bize?
 

NKY Trabzon’da yaklaşık 30 yıl önce kurulmuş bir mühendislik-mimarlık firması. Trabzonlu olup da bilmeyen yoktur, bizim en meşhur caddelerimizden Uzunsokak’ta babam Yüksek Mühendis-Mimar Necdet Kırhan Yazıcı tarafından kuruldu. Ben ikinci nesil olarak devam ediyorum. Uzunsokak’taki o ofisimiz halen daha duruyor. Trabzon’a geldiğim zamanlarda mutlaka o ofise gider ve çalışırım. Babam bizimle beraber halen devam ediyor. Bir anlamda bizim danışmanımız gibi...NKY olarak kamu ağırlıklı hizmet veriyoruz. Bu gerek yurt içinde gerekse yurt dışında da bu şekilde. Kamuya yönelik çalışmak dışarıdan zor gibi görünse de en önemli yanı güven ve biz o güveni sağladığımız için de bugün ülkemiz sınırları dışında çok sayıda ülkede yeni ofisler açmaya devam ediyoruz. Kamu yapıları, tasarım ve müşavirlik işlerindeki uzmanlığımızın yanı sıra fizibilite, altyapı, deniz yapıları, askeri üstler ve elçilik yapıları ile de gelişimimizi sürdürüyoruz.

Ve NKY’nin en büyük gururlardan birisi. Her yıl Türkiye’nin başarılı firmalarına verilen, ‘Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı’ ödül töreninde hiç aksatmadan ketegorisinde lider firma olarak aynı gururu yaşıyor...


BABASININ YOLUNDA: Baba Necdet Kırhan Yazıcı’nın kurduğu NKY firmasını büyük bir başarı ile daha yukarılara taşıyan Emre Birhan Yazıcı, “Onunla çalışmak, onun yolunda ilerlemek büyük gurur” diyor.

Bugün NKY’nin ismi sadece başarı kelimesi ile yan yana gelmiyor, artık kendisini de aşacak uluslararası projelerin de sahipliğini yapıyor, bunu nasıl başardınız... Ya da şöyle soralım kolay olmadı bu elbette... Bugünlere nasıl gelindi?
 

NKY gerçekten çok çalışkan bir firma. Özellikle de dinamik çok sayıda insanın bir arada çalıştığı bir ekipten oluşuyor. Elbette bu ekibi bir araya getirmek çok kolay olmadı. Ortada bir başarı varsa bunda çalıştığım takım arkadaşlarımın önemli payı vardır. Ekip arkadaşlarımın hepsi benimle aynı mücadeleci ruhu taşıyan insanlardan oluşuyor diyebilirim. Nedir o mücadeleci ruh derseniz de; bizim ana felsefemiz çalışmak ve yaptığınız işi en iyi şekilde yani en iyisini yapmak... Çünkü ben başarının bitiş çizgisi olmayan bir yarışma olduğuna inanırım. Daha çok çalışarak ve üzerine koyarak bu ismi daha yukarılara taşımak için kendime hedef koydum. Bu yolda da iyi gittiğimizi düşünüyorum. Başarı için çok fazla emek sarf etmek gerekiyor. Adımlarınızı sağlam atmanız gerekiyor ve biz de bunu yapmaya gayret gösteriyoruz.

Sanıyorum 1000’den fazla çalışanınız var. Ve bu kadar çalışan insan arasında çok farklı insan profilleri de vardır. Bu farklılıklar size ne katıyor?
 

Elbette. Her görüşten, her düşünceden insanla çalışıyoruz. Bizim ekibimiz bir anlamda farklı vizyon sahibi insanlardan oluşuyor diyebilirim. Bu bize gerçekten çok daha değer katıyor. Çünkü farklı bakış açıları, farklı vizyonlar bizim mesleğimizde, yaptığımız işte gerçekten çok önemli. Ve uzun zamandır çalıştığımız ekip arkadaşlarımızla da belki eşine az rastlanır bir uyum yakaladık. Başarıya giden yoldaki en önemli etkenlerden birisi de ekiplerin uyumudur. Biz insanları ürettikleri işler ve başarıları ile değerlendirmeyi tercih ettik. Bu da NKY’nin bakış açısının özeti diyebilirim.
 

Artık sadece Türkiye değil, dünyanın pek çok ülkesinde NKY Mühendislik logosunun yer aldığı başarılı projelere gurur duyarak tanıklık ediyoruz... Yurt dışına açılmak için en doğru zamanı seçtiğinizi düşünüyor musunuz? Yurt dışında iş yapmanın zorlukları var mı?

Yurt dışına açılmak için doğru zamanlamadan daha fazlasına ihtiyaç var. Azim ve cesaret. Biz bu anlamda 2004 yılından sonra lokaldeki bakış açımızı globale çevirdik ve sonrasında yurt dışına açıldık. Zaman içinde yurt dışında da çok başarılı işlere imza attık. Biz bunu yaparken bir anlamda ülkemizi de temsil ediyoruz ve ülkemiz adına da gerçekten çok iyi işler yaptığımıza inanıyorum. Başladığımız her projeyi başarıyla tamamlarken, hep bir sonrakinin başarı hayallerini kurduk. Yani çıtamızı hep yüksek tutup kendimize yeni ve daha büyük hedefler belirledik. Yaptığımız iş yurt dışında yapılmak zorunda. Tabi Türkiye pazarında da iş yapıyoruz. Ancak bizim hitap ettiğimiz kesim yurt dışında. Biz NKY olarak sürekli büyümeyi kendisine hedef edinen bir firmayız. Bu bağlamda da yurt dışı ağırlıklı çalışmak bizim için kaçınılmaz bir durum. Ve işinizi layıkıyla yaptığınız zaman hiçbir işin zorluğu sizi bırakın düşündürmeyi aklınıza dahi gelmiyor.
 

Son dönemlerde insan hayatının bir parçası olan sosyal medya yoluyla insanlar sizi daha çok tanımaya başladı. Sosyal içerikli projelerin yanı sıra öğrenciler için yaptığınız jestlere inanılmaz bir ilgi oldu, neler söyleyeceksiniz?
 

Gönül ihtiyacı olan herkese yardımcı olmayı ister. Herkesin yanında olmak isterim. Benim burada aslında yapmak istediğim biraz farkındalık yaratmak. Farkındalık yaratmaktan kastım aslında belki de bizden çok çok daha iyi durumda olan iş adamlarına, büyük şirketlere örnek olabilmek. Hepimizin ortak noktası olan Trabzon’umuz potansiyeli yüksek bir üniversite şehri... Hatta Türkiye’de bu anlamda başı çeken illerden birisi. Ve o binlerce öğrenci kardeşlerimiz içinde ekonomik anlamda mağdur olanları var. Bizim farkındalığımızla burada öne çıkmamız gerekiyor kanaatindeyim. Elimizden geldiği kadar da öncelikle öğrenci kardeşlerimizin yanında olmaya çalışıyorum. Aslında belki de daha önemli olan başarılı olup da ekonomik anlamda sıkıntı yaşayan öğrenci kardeşlerimize ulaşabilmek. Biz de bu farkındalığımızla bu kardeşlerimize dokunmak istiyoruz. Temennimiz bu farkındalık için sayının artması... Biz elimizi taşın altına koyduk...


BAŞARI BİTİŞ ÇİZGİSİ DEĞİL YENİ BAŞLAYAN BİR YARIŞ

Başarılı iş yaşamı ile öne çıkan Yazıcı, Trabzonspor sevgisi ve sosyal farkındalık projeleriyle de dikkat çekiyor...

"Benim Trabzonspor sevgim bugün ya da dün olmuş bir şey değil. Bu, gerçekten çok başka bir sevgi. Biz o sevgiyle büyüyen, yoğun iş yaşamına rağmen onu yanından hiç ayırmayan, onu hiç ihmal etmeyenlerden olmaya gayret ettik. Bu sevginin beni yarın nereye götüreceğini bugünden kestirmek çok mümkün değil. Ben şu anda kulübümüze ve takımımıza taraftar olarak hizmet veriyorum. Bu beni çok mutlu ediyor. Eğer takımımız için bir şeyler yapılması gerekiyorsa ve bu bir görev olarak karşımıza çıkarsa da bundan hiçbir zaman kaçmayız."

Ve isminin geçmesi dahi heyecan yaratıyor onun için. Emre Birhan Yazıcı tribünde de yerini alırken, takımının da maddi-manevi her zaman yanında olmaya özen gösteriyor..

Ve Trabzonspor... Sevgisini en üst düzeyde yaşayanlardan birisi olarak gerek camia gerek taraftarlar sizi son dönemde yakından takip ediyor. Zira Ankara’ya geldiği zaman takımı misafir ediyor, sosyal medyadan da taraftarların gönlünü fethedecek çok güzel jestler yapıyorsunuz... Bordo-mavi renkli o formaları sevdalılarına, ulaşamayanlara ulaştırıyorsunuz. Trabzonspor sizin için ne anlam taşıyor? Trabzonspor bizim için gerçekten çok farklı anlamlar taşıyor. Özellikle bir yaştan sonra gurbette yaşıyorsanız... Araya hasret giriyor ve o sevgiyi daha büyük yaşıyorsunuz içinizde... Şöyle düşünün Trabzon’da doğup da içinde Trabzonspor sevgisi olmayan olabilir mi?... Bizim için Trabzonspor en büyük aşk deriz ya... Gerçekten biz öyle hissediyor ve yaşantımızı da ona göre şekillendiriyoruz dersek abartı olmaz. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi bizim bu tutkumuza Trabzon’da, ‘Hastalık derecesinde Trabzonsporluluk’ diyorlar... Trabzonspor, kimliğini aslında Trabzon şehrinden aldı bana göre. Bir tarafta deniz, bir tarafta denize dik dağlar... Yani hırçın bir coğrafyanın içinde buluyorsunuz kendinizi. VeTrabzonspor böyle bir coğrafyanın böyle bir şehrin çıkardığı bir marka...Gerçekten çok değerli ve büyük bir marka Trabzonspor... Trabzonspor’a gönül verenlere ulaştırdığımız formalar belki küçük bir jest. Ancak taraftar kulüpler için gerçekten çok önemli. Çünkü büyük kulüp olmanın en önemli unsuru büyük bir taraftar kitlesine sahip olmaktır aynı zamanda. Trabzon dışında özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde yaşayan ve Trabzonspor’u hiç görmeden seven, ona tutkulu olan taraftarımız olduğunu biliyoruz. Ancak İstanbul takımları iletişim kanallarının da etkisiyle bu bölgelerimizde daha bilinirliğe sahip. Neden Trabzonspor oralarda olmasın? Ben bu bilinçle Anadolu’nun en ücra köşesindeki köylerde yaşayan, belki evine hiçbir zaman hediye gitmeyen çocuklara birer not iliştirerek forma gönderdik. Belki yarın-bir gün o çocuklar bu kulübün bir yerinde olacak. Biz bu noktada kendimize bir misyon belirledik. Özellikle o minik yüreklere dokunmak bizim için mutlulukların belki de en güzeli, en anlamlısı oluyor.
 

Siz o çocukların kalbine en güzel dokunuşu yaptınız, hem de bordo-mavi renklerle, bu neler hissettiriyor size?
 

O çocuklar hiç tanımadıkları, ismini bilmedikleri bir abilerinden forma hediye edilmesi sadece Trabzonspor’u tanımalarını, onu sevmelerine değil, Trabzon şehrini de tanımalarına vesile olacaktır. Bizim, o çocukların kalbine dokunuşumuzun asıl hedeflerinden birisi de buydu... Biz o minik kalplere, gönüllere Trabzonspor aşkını düşürelim, gerisi zaten gelir... Trabzon şehri her ne kadar küçük bir şehir olarak bilinse de çıkardığı başarılı iş insanları ve bürokratları ile Türkiye’ye damgasını vurmuştur. Benim gibi birkaç iş insanı arkadaşımız daha bunu yaptı. Gönül ister ki milyonlarca forma alıp Türkiye’ye dağıtalım. Biz belki başka insanların bunu yapmasına vesile oluyor, başka insanların da kulübe destek olmasını sağlıyoruz. Bundan hem kulübe ciddi destek sağlanıyor hem de bu sevgi Trabzonspor için başka bir sinerji yaratılıyor.

 Fırsat buldukça ailesiyle birlikte vakit geçirmeyi de ihmal etmeyen Emre Birhan Yazıcı, “Aile çok önemli, hayata anlam katan en önemli değerimiz. Onlarla birlikte vakit geçirmek yorgunluklarımızı alıp götürüyor” ifadelerini kullanıyor.
 

Trabzonspor’da son on yılda yönetimlerin büyük kısmının aynı isimlerden oluştuğuna tanık oluyoruz. Ancak özellikle genç üyeler ve taraftarın büyük çoğunluğu artık sizin gibi takımına tutku derecesinde bağlı genç, başarılı ve yeni yüzleri de yönetim kademesinde görmek istiyor. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir?
 

Genç taraftar kitlemizin bu teveccühünün ve sevgisinin biz de farkındayız. Kendilerine şahsım adına teşekkür ediyorum. Şehrimizde çocuklara sorduğumuz o ‘Büyüyünce ne olacaksın’ sorusunun cevabı yüzde 90 oranında ‘Futbolcu’ ya da hayali Trabzonspor'da yönetici veya çalışanı olmaktır. Herkes bir gün Trabzonspor’un bir yerinde bulunmayı ister, gönlünden onu geçirir. Benim Trabzonspor sevgim bugün olmuş ya da dün olmuş bir şey değil. Bu, gerçekten çok başka bir sevgi. Biz o sevgiyle büyüyen, yoğun iş yaşamına rağmen onu yanından hiç ayırmayan, onu hiç ihmal etmeyenlerden olmaya gayret ettik. Bu sevginin beni yarın nereye götüreceğini bugünden kestirmek çok mümkün değil. Ben şu anda kulübümüze ve takımımıza taraftar olarak hizmet veriyorum. Bu beni çok mutlu ediyor. Eğer takımımız için bir şeyler yapılması gerekiyorsa ve bu bir görev olarak karşımıza çıkarsa da bundan hiçbir zaman kaçmayız. Benim hayata bakışım her zaman başarı odaklıdır. Aslında iş adamlarının genel prensibi de diyebilirsiniz buna... Hani derler ya, ‘İnanmadığım hiçbir işin içinde olmam’... Benim bakışım da bu şekilde. Eğer bir gün sevgisini içimizde en derinden yaşadığımız, hissettiğimiz Trabzonspor’umuz için bize böyle bir teklif gelirse öncelikle oturup konuşmamız gerekiyor. Trabzonspor için düşünülen projeyi iyice anladıktan sonra bizim bu projede nasıl katkı verebileceğimizi de iyice analiz etmemiz gerekiyor. Şunu da özellikle belirtmek istiyorum, Trabzonspor’da bu döneme kadar gelmiş geçmiş bütün başkanlar, yöneticiler de dahil taş üstüne taş koyan herkesin başımızın üstünde yeri var. Hiçbir başkan ya da yönetici kulübe zarar vermek ya da başarısız olmak için göreve gelmez. Türkiye’de bütün kulüplerde olan belki bizde biraz daha fazla gözlemlediğimiz, “Gelenlere alkış, gidenlere ‘yuh’ demeyi bir an önce bırakmamız gerekiyor. Her türlü eleştiri yapılabilir. Ancak az önce de söylediğim gibi Trabzonspor’da göreve gelenlerin hepsi bordo-mavi renklerin aşkıyla hizmete talip olmuştur.
 

Ankara’nın Çankaya İlçesi’nde bulunan ofisine dev Trabzonspor bayrağı asan genç iş insanı “Bize Her Yer Trabzon. Ankara’mıza Bordo Mavi çok yakıştı” yorumu ve paylaşımı bordo-mavili taraftarlardan büyük ilgi ve beğeni topladı.

Size göre Trabzonspor’un en çok neye ihtiyacı var?
 

Bana göre Trabzonspor’un bir şampiyonluk yaşamaya ihtiyacı var. Bunu camiada 7’den 70’e herkes çok istiyor. Çünkü şampiyonluk ne kadar gecikirse büyüklüğünüzü de o kadar tartışmaya açmaya çalışırlar ve bunu her fırsatta yapmak isterler. Ve önemli bir husus da şampiyonluğu sürdürülebilir kılmak... Şampiyonluk yarışında olmak bile sizin büyüklüğünüzün gereğidir. O yüzden Trabzonspor her zaman o potanın içinde olmalıdır.

Taraftar olarak da camia olarak da aşağısını kabul etmeyiz. Bu yüzden Trabzonspor’un en kötü dönemde bile ayrışmaya değil birleşmeye, bir araya gelmeye ihtiyacı var. Bunun için de başta şehrin ileri gelenleri olmak üzere, futbolun duayenleri, efsanelerimiz dediğimiz eski futbolcularımızın ve gerekirse de şehrin dinamiklerinin öncü olması gerekiyor.

Bu kadar yoğun temponun arasında özellikle sosyal medyaya nasıl vakit bulabiliyorsunuz, çünkü sosyal medyada gerçekten iyisiniz...
 

Aslında Trabzon’un da yabancı olmadığı bir isim Murat Şahinbaş’ı ekibimize dahil ettik. Murat kardeşimiz Trabzon’u ve Trabzonspor’u da yakından tanıyan, sosyal medyada oldukça başarılı bir isim... Yaptığımız güzel çalışmalarda önemli katkısı var. Bu konuda da bir anlamda bizim elimiz-kolumuz diyebilirim. İnşallah birlikte çok daha güzel çalışmalar yapacağız. Trabzon’dan, kendi şehrimizden bir ismin aramıza katılması ise bizim için de bir avantaj diye düşünüyorum. Trabzon’u da çok iyi bilen, tanıyan bir isim olduğu için bir anlamda Trabzon’la da iletişimimizde inanılmaz güç oluyor.

Emre Birhan Yazıcı geçtiğimiz aylarda İstanbul Üniversitesi’nin bu yıl 6.sını düzenlediği Altın 61 Proje ödüllerinde Yılın Girişimci ve Başarılı İş Adamı ödülüne layık görüldü.

BİRHAN EMRE YAZICI KİMDİR?
Birhan Emre Yazıcı, 1981 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. 2004 yılında Atılım Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. İş dünyasında 16 yıllık kariyere sahip olan Yazıcı, 2011 yılından itibaren NKY Mimarlık-Mühendislik firmasında CEO pozisyonunda görev yapmakta olup aynı zamanda NKY firmasının ortaklarındandır. Yazıcı, üniversite yıllarından itibaren modern sağlık kampüsü projelerinin ihtiyaç   programlarının hazırlanmasında Sağlık Bakanlığı ile birlikte çalıştı. Ek olarak şehir hastanesi projelerinin tasarım şemalarının geliştirilmesi konusunda çalışmalar yaptı. 2005 yılından bu yana ulusal ve uluslararası uzmanlarla sağlık kampüslerinin tıbbi tasarım şemalarının geliştirilmesinde atölye çalışmalarına katılarak bu sektörde deneyim kazandı. 2010 yılında Türkiye'deki Sağlık Tesislerinin Asgari Tasarım Standartları'nın hazırlıklarına tıbbi ve operasyonel planlamacı olarak katıldı. 2010 yılında hazırlanan Sağlık Standartları ile ilgili hazırlık komitesinde görev yaptı. Türkiye özelinde yeni bir yatırım modeli olarak ortaya çıkan kamu özel ortaklığı modelinin Türkiye’deki ilk yönetmelik çalışmalarında bulundu. 2013’ten itibaren Suudi Arabistan'da 17 farklı şehirde, 2015’te Dubai, 2018’de Bangladeş, 2019 Kuveyt ve son olarak 2020’de Kazakistan ofislerini açarak Uluslarası alanda şirketin büyümesini sağladı. Dünya çapında 2000’nin üzerinde mühendis mimarın çalıştığı ve ENR listesinde ilk 100’de yer alan ilk Türk teknik müşavirlik ve tasarım firması olan NKY’nin CEO’su olarak sektörün hem yurt içinde hem de yurt dışında gelişmesine öncülük etmektedir. Danışmanlık ve proje yönetimi sektörlerinde edindiği tecrübeler ışığında Türkiye'de dünya çapında bir marka olan Birhan Emre Yazıcı, özellikle Körfez ülkelerindeki çalışmalarıyla NKY'nin global bir marka olma yolunda hızlı büyümesine yardımcı olmaktadır. Yazıcı, danışmanlık ve proje yönetimi konusundaki tecrübesiyle NKY markasını Türkiye ve uluslararası alanda büyütmeye devam etmektedir. Evli ve iki çocuk babası olan Birhan Emre Yazıcı, profesyonel balık adam olup yüzme müsabakalarında Türkiye şampiyonalarına katılmış madalyalı eski bir yüzücüdür. Amatör fotoğrafçılık hobileri içinde olan Yazıcı çok iyi derecede İngilizce bilmektedir. Yazıcı, memleketi Trabzon sevdalısı ve Trabzonspor tutkunu taraftarlığı ile bilinmektedir. Başarılı iş insanı Yazıcı son olarak İstanbul Üniversitesi’nin bu yıl 6.sını düzenlediği Altın 61 Proje ödüllerinde Yılın Girişimci ve Başarılı İş Adamı ödülüne layık görüldü. Yazıcı ödülünü İstanbul’da düzenlenen törende aldı. Libya Yerel Yatırım ve Kalkınma Fonu’nun hayata geçireceği hastane, otel gibi yatırımların tasarım ve proje yönetimi için anlaştığı NKY Mimarlık-Mühendislik yeni bir başarıya imza atarken, söz konusu projelerin NKY’ye emanet edilmesi aynı zamanda Libya’daki bu önemli Pazar konusunda diğer Türk firmalarının da önünü açmış oldu. NKY CEO’su Birhan Emre Yazıcı, Libya Kalkınma Fonu’nun, gelecek süreçte bu yatırımlara 500 milyon doların üzerinde kaynak aktarmayı planladığını belirterek, “150 bin metrekareyi geçeceği planlanan tesislerin inşasında Türk ürünlerinin kullanılması planlanıyor. Biz Türk mühendislik ve müşavirlik firmaları olarak Libya’da ciddi bir Pazar olduğunun farkındayız. Çok yakında Libya’da çalışmalarımız başlayacak. Bu yapılacak olan hastane projelerinin bütün mühendislik hesapları, tasarımları Türkiye’de yapılacak. Arkasından müteahhitlik hizmetleri yine Türk müteahhit firmaları tarafından verilecek. Ve tabi ki kullanılacak olan ekipman ve medikal cihazlar da öyle” bilgisini verdi.

Röportaj: Nurgül GÜNAYDIN 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.