banner114
banner146

Dedi: Süleyman Soylu’ya karşı başlatılan savaşa daha en başından ‘küresel operasyon’ demiştiniz. Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da aynısını söyledi. Tespitinizin kaynağı veya dayanağı nedir?

Dedim: Birincisi, Sedat Peker’in Türkiye’nin kendisini alamayacağı bir yere gitmesi. Yani, Türkiye’nin en azılı düşmanlarından ve hukukun hiç olmadığı Birleşik Arap Emirliklerinden konuşması… İkincisi, aynı BAE’nin FETÖ darbe girişiminin de finansörü olması… Üçüncüsü, BAE’nin Türkiye’ye karşı ABD’deki siyon güçlerle birlikte hareket etmesi. Dördüncüsü, ABD’nin bugün en büyük hedefinin Tayyip Erdoğan’ı devirmek olduğu gerçeği.

Dedi: Lakin bu söyledikleriniz Tayyip Bey’le ilgili. Biz, Süleyman Soylu’yu konuşuruz.

Dedim: Süleyman Soylu, bugünkü konumu itibariyle AK Parti için en önemli üç-dört direkten biri. O direk yıkıldığında bina sarsılır. Soylu’yu hedef yapanlar bu tespiti yapmışlar. Dolayısıyla mesele Soylu meselesi değil. Doğrudan Tayyip Erdoğan meselesi. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün bunu teyit etti.

Dedi: O zaman bir anlamda Soylu’yu savunmak Türkiye’yi savunmak gibi oldu.

Dedim: Operasyona dikkatle bakıldığında aynen bu durum doğdu. Meşru bir hükümete karşı başlatılan video saldırıları bunu gösteriyor.

Dedi: Sedat Peker’in konuşmalarını ve yayınladığı bantların hiç mi gerçek yanı yok. Bütün bu konuşmalar yalanlardan mı üretildi?

Dedim: Hemen tamamı planlı ve organizasyon. Söylemek istediklerini kendini arattırarak ve güya masumane bir üslupla söylüyor. Sonra kayda alıp piyasaya sürüyor. İzleyenler de senaryoyu göremiyor.

Dedi: Her şeye rağmen bu kasetler AK Parti’yi yıpratmadı mı?

Dedim: Elbette yıprattı. Ancak AK Parti’yi daha çok Soylu’ya sahip çıkmayanlar yıprattı.

Dedi: Ne demek bu? Herkes Soylu’ya sahip çıkmak zorunda mı?

Dedim: AK Partililer için evet… Sahiplenmemek partiye ve siyasete ihanettir. Sahiplenmek için Cumhurbaşkanının tavrını beklemek ise acziyet ve sefalettir. Trabzon’da da bunun örnekleri var. İki milletvekilinin Soylu ile ne derdi var anlayamadık. Yada Büyükşehir Belediye Başkanımızın… Bu tavırlar Sedat Peker üzerinden ve dışarıdan toslamaktan daha beterdir.

Dedi: Ama Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu savundu.

Dedim: Ona savunma veya sahiplenme mi denir? Şu ifadelere bakar mısınız? “Biliyorsunuz bir gündem var. Sayın İçişleri Bakanımıza yönelik bazı, mesnetsiz iddialar var. Ben gerek Elazığ valisi olarak, gerek Van Valisi olarak Sayın Bakanımızın riyasetinde onla beraber terör ve diğer suç tipleriyle mücadelede yer almış birisiyim. Sayın Bakanımızla beraber çalıştığımız o dönemde kendisinin terör, uyuşturucu ve diğer suçlarla mücadelesinde gayretlerine yakın tanık olmuş birisiyim. Mesnetsiz, hiç bir dayanağı olmayan iddialarla siyasetin dizayn edilmeye çalışılmasından rahatsızım. Esasında bundan bütün siyasi partilerin rahatsız olduğunu biliyorum. Sayın Bakanımızın yanında olduğumuzu ifade etmek isterim.”

1-Sayın Bakana karşı mesnetsiz iddia falan yok. Düpedüz iftira var.

2-Mesele Süleyman Soylu’nun terör ve diğer suçlara karşı nasıl mücadele verdiğini teyit etmek değildir. Soylu’nun bu yönünü yediden yetmişe herkes bilir. Mesele bunun bir saldırı olduğunu görebilmek ve arkasına dikilebilmektir.

3-Bundan bütün siyasi partiler rahatsız değil ki!.. Bilakis memnun olanlar da var. Dışarıdan saldırıya içerden destek verenler de var.

Sanki kerhen verilmiş!.. Hiçbir kınama ifadesinin… Suç örgütlerine yönelik reddiyenin açıkça ifade edilmediği bir destek… “diğer suçlar” ne demekse… “Terör, uyuşturucu ve diğer suçlar” deniyor!.. Basın suçu mu?.. Trafik suçu mu?.. Hırsızlık suçu mu?.. Nedir bu diğer suçlar?

Velhasıl, Soylu’ya Cumhurbaşkanı sahip çıkara toplumu rahatlatmıştır. Ne yazık ki AK Parti ve özellikle Trabzon’da kötü sınav vermiştir. Dün bu çerçevede Twitter’da bir paylaşım gördük.

Şükriye Tutkun isimli bir vatandaş adeta Trabzon’daki tabloyu özetledi. Bunu da ibretlik olarak yazımıza ekliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.