banner114

Türkiye kabuğunu kırmıştır

Türkiye’nin dış politikasını değerlendiren Başkan Genç, 15 Temmuz darbe girişiminden Türkiye hareketine… Mavi Vatan’dan Libya çıkışına ve Azerbaycan’a can suyu oluşuna yaşananları değerlendirdi.

günebakış: Türkiye’nin içinde bulunduğu durumda Suriye’den sonra dışa açılan Türkiye, Libya’da çok önemli bir fonksiyon üstlendi. Libya meselesinde meşru Libya hükümetini darbeci Hafter ve diğer dış güçlerden kurtardı. Bugün Libya’da kazanan bir Türkiye var. Arkasından Mavi Vatan çerçevesinde Doğu Akdeniz’de bulunuşumuz ciddi bir kriz yarattı. Türkiye Doğu Akdeniz’deki hakkını arıyor. Son olarak da Azerbaycan’da Türkiye varlığını gösterdi. Genel bir değerlendirme yaptığımız zaman Türkiye’nin dış politikasında neler oluyor? Yeni bir Türkiye mi var?

Genç: Evet… Artık yeni bir Türkiye var. Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’si var. Doğru yorumlamak için 15-20 yıldır Türkiye’nin geldiği noktayı iyi bilmek lazım. Daha öncede fazlaca haklı olduğumuz konularda uluslararası arenada ne kadar haykırabilirsek haykıralım uluslararası bazı güçler 100 yıl önce ‘Sen 784 bin KM’lik coğrafi sınırlar içinde kal, dışarı karışma’ diyerek bizi sınırlarımız içine hapsedilmişti. Sykes-Picot Anlaşmasını yapanlar bölgemizi de bölerek yönetenler ve dolayısıyla emperyalist olarak sömürenler en bariz örneği Kıbrıs konusunda 59, 60, 63, 74’lerde bütün haklılığımızı ortaya koymamıza rağmen hepsine bir çare kaldılar. Haklılığımızı gücümüz nispetinde ortaya koyabildik. Kıbrıs’ta bir savaşla beraber bugünkü toprakları elde edebildik. Daha doğrusu oradaki vatandaşlarımızın hukukunu ancak koruyabildik. Ona rağmen tüm uluslararası diplomatik yollar, platformlarda bu hakları aramamıza rağmen sınırı ihtilaflı olan bir Güney Kıbrıs’ı, Kıbrıs olarak Avrupa Birliğine aldılar. Ne kadar haklı olursanız olun gücünüz önemli. Bir defasında Cumhurbaşkanımız örnek göstermişti. ‘Gücümüz oranında konuşabiliriz.’ Çok şükür daha da güçlendik. Hakkımızı bu sefer daha gür ve güçlenerek aramaya başladık. Bunun en bariz örneği FETÖ darbesini yenmemizdir. Yine bu emperyalist güçler içimizdeki Türk tarihinin en büyük ihanet yapılanması olan FETÖ ile bizi bölüp parçalamak hatta Güneydoğu’dan başlayıp işgal etmek istedi. Bu menfur amaçlarına rağmen o darbeyi atlattıktan 45 gün sonra hemen güney koridorumuzdaki terör devletine askerimiz müdahale etti. O darbenin en stratejik ve en büyük yapılandığı orduda ciddi bir dağılma baş gösterdi. Kimin FETÖ’cü olduğunu bilmeden yaşanan kafa karışıklıkları derken sizi güneyden kuşatmak isteyenler PKK devletiyle sınırlarınızı kuşattılar. İsrail’in güvenliğini sağlamak adına o bölgeyi sömürerek ve bizi yine içimize kapatarak yönetmek istediler. Hatta bizim gönül coğrafyamızla bağlantımızı kesmek isteyenlere karşı 45 gün sonra ordumuz dışarıya çıkabildi. 15 Temmuz, 24 Ağustos…

günebakış: Sayın Başkan araya girmek istiyorum. Aslında bu büyük bir aksiyon olayı değil mi? Her lider bunu yapabilir mi? Kendi içinde yaralanmış ve darbe almış bir orduyu dışarıya sürerek güçlendiriyor ve kuvvetlendiriyorsunuz. Enerjisini oraya sürüyorsunuz ve bir iç çekişmeden kurtarıyorsunuz.

Bunlar çok önemli ve bu kararlar cesaret ve kararlı bir irade ister. Hain bir ihanet ve işgal girişimi olmuş, ondan 45 gün sonra orduyu dışarı çıkartıyorsunuz. Üstelik ama hangi ordunuzu çıkartıyorsunuz?.. Hendek Operasyonlarına acaba müdahale etmekte geciken o subaylar da var mıydı orada? PKK göz yuman FETÖ işbirlikçilerinden orada var mıydı? Onu da bilmiyorsunuz ama yaralı olan ordunuzu düşmanın üzerine sürüyorsunuz Fırat Kalkanıyla başlayıp Zeytindalı, İdlib ve Afrin’le devam ediyor. Bu bir irade ve güç meselesidir. İnanmak meselesidir. Tam da bu esnada yeni savaş silahları geliştiriyorsunuz. Savunma sanayiniz millileşiyor. Artık siz 90’lı yıllarda İsrail Heronları’yla beraber istihbarat alan… (O da yanlış istihbarat olan bir İsrail desteğiyle değil) kendi İHA ve SİHA’nızı üretiyorsunuz. Savunma sanayiniz güçleniyor. Bu sefer sahada gücünüzle beraber haklılığınızı ortaya koyuyorsunuz. Bir emperyalist projeyi Fırat’ın doğusuna ve batısına müdahale ederek tarumar ediyorsunuz. Burada Türkiye’nin kararlılığını gördüler ve oradaki oyunu mecburen değiştirecekler.

günebakış: Dilerseniz Mavi Vatan’la devam edelim…

Genç: Diğer yandan uluslararası anlaşmalar yapılıyor. Yunanistan, Mısır gibi birçok devlet yapıyor. Tam da bu esnada Libya’daki meşru hükümetle beraber Akdeniz’deki o senaryoların da önüne geçiyorsunuz. Ve burada onun meclisteki kararını onaylıyorsunuz. Ve yine meclisteki kararla beraber o Deniz Yetki Alanı Anlaşmasını güvence altına almak için Libya’ya asker de gönderiyorsunuz. Bunlar çok önemli kararlar. Şunu söylemek istiyorum. Şu an gücümüzün üzerinde bir iradeyle uluslararası arenadayız. Mücadele ettiğimiz güçler her halükarda bize galebe çalıyor. Bizim gücümüzün üzerinde ama çok çok önemli bir göz ardı edilemeyecek cenabı Allah’ın bize nasip ettiği jeo-stratejik bir gücümüz var. Burayı hiçbir emperyalist güç göz ardı edemiyor. Öyle de bir gücümüz var. Bu sadece silah gücüyle olmuyor. Bizsiz de yapamıyorlar. Cumhurbaşkanımız bu gücü cumhuriyet tarihinde olmayan bir şekilde kullanıyor. Bu gücü Kafkasya, Karadeniz ve Akdeniz’de de kullanıyor. Bu gücün daha önce bu toprakların da gücüyle beraber hakkı ve hakikati dünyaya nam salmış bir medeniyet de var. İnancımız var. Tüm bunlar birilerinin emperyalist oyununu bozuyor. Libya ile uğraşırken bir yandan Dağlık Karabağ ile alakası hiç olmayan Tovuz’a Ermenistan saldırabiliyor. Boru hattı geliyor oradan. Bizim Azerbaycan ile karayolu bağlantımız var. Azerbaycan’a yapılan saldırı bir projeydi. Türkiye’yi çekmek istiyorlar. Türkiye çok akıllı bir şekilde işi yürütüyor. Bunun diplomatik yönleri çok fazla. Burada önemli olan kendi haklılığınızı ortaya koymak. Bu güzeldir. Kabuğumuzu kırdık. 100 yıl önce daraltılmış Türkiye artık yok! Bu sadece maddi güçlerle elde edilen bir husus değil. Türkiye’nin arkasında ciddi bir kadim tarih var. Haritaya bakalım. Nahcivan ile Azerbaycan arasına Ermenistan koridor olarak girmiş. Halbuki bu tabiata aykırı. Buranın Azerbaycan’a doğrudan bağlantısı olması lazım ama yok. Kesmişler. Çünkü arka planda Türkiye’nin Türki cumhuriyetlerle birleştiğinde nasıl bir güç ve sinerji oluşturacağını biliyorlar. Çok güçlü bir tarihimiz var. Sahada da güçlenmeye başlayınca birilerinin oyununu bozuyoruz ve bozduk. Bu durdurulamaz. Bu, Allah’ın bu millete yardımından başka bir şey değildir.

günebakış: İşte bütün bunları yapan Tayyip Erdoğan’ı 2023’te sandıkta durdurmak istiyorlar. Durdurabilecekler mi?

Genç: 1986-87’de talebe idim. Rahmetli Turgut Özal’ın bir sözü vardı. ’21. yüzyıl Türk asrı olacak’ demişti. Milliyetçi duygularla çok hoşuma gitmişti. Mührümüzü bu yüzyıla vuruyoruz. Sahadayız. Bir sürü Avrupa ülkesi toplandı bir yaptırım kararı alamadılar. O kadar güçlü jeo- stratejik konumumuz var. Bunun gücünü maksimum düzeyde kullanan bir devletimiz var. 2023 sadece hedeflerin bir eşiğidir. 2053 ve 2071’e de yürüyen bir Türk gençliği var. Umudum var. Kendimizi muhafazakâr olarak görüp gençliği daha farklı dünyalarda gibi bakarken bir bakış vardı. Ama o genç gitti 15 Temmuz’da tankın önünde yattı. Kalktı nefsi kenara çekilmeyi söylüyordu ama tankın önüne yattı. Bu sapa sapa bir milli irade demektir ve bu tek başına bir güçtür. 2023’te Türk milleti bu iradeyi devam ettirecektir. Savunma sanayindeki millileşme hareketi bize 405 milyar dolarlık keşfi getirdi. O doğal gaz oradaydı. Geçmiş dönemde bu aramalar yapıldı. Enerjisiyle beraber de güçlenen Türkiye’nin önünde kimse duramayacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.