banner114
banner146
banner122

Trabzonsporluluk  bizde genetik miras

Trabzonspor Personel ve Projeler Koordinatörü Sertaç Güven, Trabzonspor Dergisi’nin bu ay ki konuğu oldu. Güven, gönül verdiği takıma bizzat katkı sağlayıp destek vermenin kendisini mutlu ettiğinin altını çizerken, “Bu kulübün bir parçası olmak, olabilmek, tarihinde yer almak hayalimdi. Bunu da gerçekleştirdiğim için son derece müteşekkirim” dedi. Güven, Trabzon şehrine yeniden kupa kazandırmanın kendisi için çok önemli olduğunu da belirtirken, “Efsanevi kaptanımız Dozer Cemil’in isminin verildiği sezonda şampiyon olmayı o kupayı şehrimize getirmeyi çok istemiştim” diye konuştu.

Şimdi sizi Güven’in röportajı ile baş başa bırakalım…

Öncelikle merhaba; sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1977 Trabzon doğumluyum. Akçaabat Merkez İlkokulu ve Trabzon Anadolu Lisesi mezuniyeti sonrası 1995 yılında İnşaat Mühendisliği okumak üzere İstanbul’a geldim. Alanlarında dünya lideri uluslararası şirketlerde, ülkemizde ve yurtdışında üst düzey yönetici olarak görevler yaptım. Aldığım görevler itibariyle 100’e yakın ülkeyi ziyaret ederek çalışma imkanı buldum. Harvard Business School’da aldığım eğitim geleneksel sektörlere yatırım yapmaktansa, teknolojik üretim ve bilişim alanında ilerleme konusunda vizyonumu çok etkiledi. Türkiye’ye döndükten sonra kendi işimi kurarak devam etmeye karar verdim. Bugün 600 üzerinde çalışma arkadaşımla inşaat, telekomünikasyon, tekstil, eğitim, danışmanlık, teknoloji ve bilişim alanlarında faaliyet gösteren şirketler grubumu yönetiyorum. Ticari hayata ek olarak sürdürülebilirlik, kalite, girişimcilik, eğitim, çevre alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve derneklerde gönüllü yönetici /mentor olarak görev yapıyorum. Evliyim ve 2 kız babasıyım.

Trabzonspor ile tanışma hikayeniz nasıl gelişti? Nasıl Trabzonsporlu oldunuz?

Trabzonsporluluk bizde genetik miras, şükür ki hayata gözlerimi Trabzon’da açtım ve Trabzonsporumuz’dan hariç bir takım görmedim. Çocukluk hayatım boyunca dik yokuşlarında, ara sokaklarında top koşturduğum Trabzon’da yaşam biçimimiz olan Trabzonsporumuza sevdalandık. Yaşattığı devrimler ve sevinçler Trabzonsporlu oluşumuzu perçinledi.

Spor yöneticiliğine aşinasınız. Trabzonspor’da Nisan 2018’den beri görev alıyorsunuz. Trabzonspor’da yönetici olmak nasıl bir duygu?

Trabzonspor’dan önceki hayatım ağırlıklı olarak iş odaklıydı. Yine aynı yoğun tempoda devam ediyorum ancak Trabzonspor yöneticiliğiyle birlikte hayatıma ciddi sorumluluklar ve görev bilinci yüklendi. Gerek Trabzonsporlu gerek ülkemizin diğer takımlarına gönül vermiş taraftarların bize karşı gösterdiği sevgi ve saygı; daha çok çalışmaya, sorumluluk almaya itiyor. En güzeli de gönül verdiğin takıma bizzat katkı sağlamak ona destek vermek mutlu ediyor. Bu kulübün bir parçası olmak, olabilmek, tarihinde yer almak hayalimdi. Bunu da gerçekleştirdiğim için son derece müteşekkirim. Ülkemizde tutkuyla takip edilen çok değerli bir spor kulübünde görev almak, daha fazla çalışma anlamında size her zaman itici bir güç oluyor. Yönetim olarak imzanızı attığınız başarılı işler sayesinde sizinle aynı renklere gönül veren insanların mutluluğunu görebilmek ve bu anları onlarla birlikte yaşayabilmek yöneticiliğin en güzel tarafı.

Özel sektörde uzun süre yöneticilik yaptınız. Sektörel yöneticilik ile spor yöneticiliği arasındaki en temel fark nedir sizce?

Futbol dünyada ve ülkemizde son yıllarda çok hızlı gelişerek önemli bir endüstri haline geldi. Özel sektörde faaliyet gösteren şirketler gibi spor kulüplerinin de; strateji, insan kaynağı, finans, marketing alanlarında çok profesyonel yönetilme ihtiyacı ortaya çıktı. Keza bunu başaramayan kulüpler artık çok zorlanmakta, sportif ve ekonomik başarı gösterememekte. Bu açıdan bakınca spor yöneticiliği ve özel sektör yöneticiliğinin artık çok bir farkı kalmadığını, aksine bir spor kulübünde başarılı bir yönetici olabilmek için, kamu ya da özel sektörde başarılı bir yönetici olmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Yalnız bu arada spor kulüplerini özel şirketlerden ayıran en temel farka dikkat çekmek istiyorum; bu da taraftarlar. Kulüplerin idari ve yönetsel işlerini yürütürken, taraftarların beklentilerinin, duygularının, heyecanlarının da dikkatlice göz önünde tutulması lazım. Finansal anlamda en karlı kulüp de olsanız, taraftar her zaman sportif başarıyı ön planda tutuyor.

Biraz da futboldan konuşalım. Geçtiğimiz yıl takımı nasıl buldunuz? Bir değerlendirme alabilir miyiz?

Geçtiğimiz sezon kulübümüzün tarihine geçen bir sene oldu. İnanılmaz bir sezon geçirdik. Doğru planlama ve maddi anlamdaki hamleler bize başarının yolunu açtı. Saha içerisinde ne oynadığını bilen, armanın ağırlığı için mücadele eden oyuncu grubumuz, bize başarının kapısını araladı. Tabi bu grubun oluşmasında yapılan ekonomik reformları asla göz ardı etmemeliyiz. Personelimizin de mutluluğu sahaya yansıyınca ortaya coşkulu bir Trabzonspor çıktı. Taraftarlarımız da sağ olsun bize inandı ve bu yolda önümüzü açtı. Onların desteğiyle bu mücadeleyi verdik.

Bu sezondan beklentileriniz nedir? Nasıl bir Trabzonspor bekliyor bizi?

Bu yıl lig çok daha farklı, pandemi süreci tüm takımları derinden etkiliyor. Daha önce hiç farkındalığımız olmayan planlar yapmak ve aksiyonlar almak durumunda kalıyoruz. Trabzonspor tüm güçlüklere rağmen her zaman liderlik yarışında en önde olacaktır.

Çok iyi başlayamadığımız bir sezonda, teknik direktör değişikliği ile yeni bir sayfa açtık. Teknik Direktörümüz Abdullah Avcı hakkındaki düşünceleriniz neler, takımımıza nasıl bir etkisi oldu sizce?

Soruda da belirttiğiniz üzere iyi başlayamadık. Kötü sonuçlar bizi hoca değişikliğine itti, iyi bir karar vermeliydik. Avcı ismi gelince Trabzonspor’un ağırlığına uygun bir isim olduğu konusunda fikir birliğine vardık. Hocamız sağ olsun yüreğini ortaya koydu. Psikolojik olarak yıpranmış, şampiyonluk kaybetmiş takımı yeniden diriltti. Yönetici gözüyle baktığımda takıma disiplin getirdiğini net bir şekilde görebiliyorum. Sağladığı güven ortamı her maç tekrar tekrar ortaya çıkıyor. Oyuncu grubu eski ruhunu tekrar yakaladı. Bunda hocamızın geçmişten gelen tecrübesi ve şehri sahiplenmesinin de etkisi büyük.

Geçmişten bugüne baktığımızda Trabzonspor taraftarı olarak unutamadığınız bir maç, unutamadığınız bir sevinç veya çok üzüldüğünüz müsabaka hangisiydi?

Ortaokul öğrencisiyken Avni Aker’de canlı izlediğim, Bursaspor’u 5-1 yendiğimiz kupa maçını hiç unutmam.

Bizim soracaklarımız bu kadar, sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bizi destekleyen taraftarlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Çok zor günlerden ve süreçlerden geçtik ancak onların destekleri hiçbir zaman yok olmadı. Başarı yakaladıysak onların bu paha biçilemez desteği sayesindeydi.

Sturridge transferi!

Yöneticiliğiniz süresince unutamadığınız bir an var mı?

Benim için kuşkusuz Daniel Sturrige transferiydi… Bir dünya yıldızı transferi için bana yetki verilmiş ve 40 günü aşkın bir süre bu transfer için Boston-Londra-İstanbul arası mekik dokumuştum. Saat farkı nedeniyle inanılmaz yoğun geçmişti günler. Sevdamız gönülden olduğu için bir kez bile umutsuzluğa kapılmadım ve sonunu mutlulukla noktaladık. Görev aldığım süre içerisinde unutamayacağım anılarımdan bir tanesiydi.

Cemil Usta Sezonu’nda çok istemiştim

Geride bıraktığımız sezonda sizi duygulandıran, hafızanıza kazınan bir an oldu mu?

Efsanevi kaptanımız Dozer Cemil’in isminin verildiği sezonda şampiyon olmak o kupayı şehrimize getirmeyi çok istemiştim. Bu bir yana dursun sezon içerisinde aldığımız derbi galibiyetleri beni en çok mutlu eden anların arasında geliyor. En çok mutlu edeni ise İstanbul’da kazandığımız Türkiye Kupası’ydı. Yeniden şehrimize kupa kazandırmak benim için çok önemliydi. Gönül isterdi ki şampiyonluk kupası getirelim, kısmet olmadı. Türkiye Kupası gerçekten unutulmazdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.