banner114

Köprüde verilen ilk şehitlerdendi

15 TEMMUZ İSTANBUL ŞEHİDİ SALİH ALIŞKAN’IN EŞİ ŞEFİKA ALIŞKAN

“Salih, sadece kelime-i şehadet getiriyormuş”

15 Temmuz Şehidi Salih Alışkan, Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde dünyaya geldi.  Arkadaşlarıyla birlikte yatsı namazını kıldıkları Beylerbeyi Camisinden çıktıktan sonra darbe girişiminden haberdar olan Alışkan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne gitti. Alışkan, köprüye çıkar çıkmaz sağ göğsünün altını hedef alan kurşunla şehit oldu. 47 yaşında şehit olan 3 çocuk babası Alışkan, Küplüce Kabristanlığı’na defnedildi. Darbecilerin köprüdeki vatandaşların üzerine rastgele ateş açtığını o karanlık gecede 34 vatandaş yaşamını yitirdi. Köprüde eşi şehit olan Şefika Alışkan, o gece yaşadıklarını anlattı…

15 Temmuz gecesi bir kalkışma girişimi olduğunu eşiniz, siz ilk nasıl öğrendiniz.

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: Eşim, Üsküdar Beylerbeyi Camisinde yatsı namazını kılmış. Caminin yakınlarında da bir çay ocağı vardı. Arkadaşlarıyla birlikte oraya gitmişler. Beraber çay içip, daha sonra eve döneceklermiş. Hep beraber haberleri izlerken Boğaz Köprüsünde askeri bir hareketlilik olduğunu duymuşlar. Tabii o arada biz de evdeyiz. Gelişmeleri televizyondan takip ediyoruz. Eşimi aradım “Salih bir darbe olmuş. Haberin var mı?” Dedim. Buda zaten onunla en son konuşmam oldu… Eşim “Biz de çay ocağındayız. Haberleri izliyoruz. Şimdi köprüye gideceğiz. Ömer’e söyle o da arkadaşlarıyla oraya gelsin” dedi. Ömer benim oğlum. Ben de “Tamam” dedim…  Kalabalık bir gruplarmış, hep beraber çıkmışlar. Sonra annemler de çıkmak istedi. Annem “Biz de Kısıtlıya gidelim” dedi. Tabii ortalık baya karışmıştı o zaman. Eşimin kız kardeşi eşimle konuştu. “Abi biz de çıkalım” dedi. Eşim “İyi çıkın” demiş… Ben ve küçük kızım evde kaldık. Büyük kızım, annem, görümcem hep birlikte çıktılar… Annemler dışarıda eşim Salih’i arıyorlarmış ama ulaşamıyorlarmış. Salih’e ulaşamamak gibi bir durum da asla olmaz. Mutlaka telefonuna bakar.

Eşiniz şehit olduğu haberini nasıl aldınız?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: Evdeyim. Oğlum beni aradı.  “Anne sen babamla konuştun mu? Ben ulaşamıyorum” dedi. Sesten ya da kalabalıktan dolayı telefonu duymamış olabileceğini söyledim. Oğlum aramaya devam etmiş ve ulaşmış. Sanırım arkadaşlarından ulaştı. Orasını tam bilmiyorum. Sonra oğlum tekrar beni aradı. “Anne babam vuruldu. Sen hazırlan gelip seni alacağım beraber hastaneye gideceğiz” dedi. Tabii ben apar topar hazırlandım. Hemen görümcemi arayıp, nerede olduklarını sordum. Kısıtlıda olduklarını söyledi. Görümceme “Anneme bir şey söyleme ama abin vurulmuş. Eve gelin” dedim. “Nasıl, falan” diye sorsa da biran önce eve gelmelerini söyledim… Hepimiz evdeyiz. Hazırlandık, bizi gelip almalarını bekliyoruz. Gelen olmadı. Arkadaşlarını arıyoruz. Hiçbiri açmıyor. Hepsi bizi meşgule atıyor. Oğlum da o arada eve geldi. Hep beraber bekliyoruz. Kimse bize geri dönüş de yapmıyor. Annem o ara sinirlendi. Eşimin en yakın arkadaşı Sinan vardı. Onu aradık. Annem “Salih nerde? Bana bir haber verin artık!” dedi. O da “Başın sağ olsun Ayşe abla” deyince, öğrendik işte… Arkadaşlarının hepsi biliyormuş. Ama hiçbiri söylemeye cesaret edememiş.

Eşiniz şehadete nasıl yürümüş? Yaşananları size anlattılar mı?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: İlk etapta duyunca tabii biz kendimizden geçtik. Sonradan arkadaşı anlatıyor. Beylerbeyi’ne iniyorlar. Daha olayın ilk saatleri olduğu için çok bir kalabalık yokmuş. Polis köprüyü tutmuş. Orada bir kalabalık varmış ama köprünün orada bekliyorlarmış. Salih ve arkadaşları köprüye doğru ilerlemişler. Bizim köylülerden biri vurulmuş. Sonradan anlatıyor. Eşimi görmüş.  “Salih abi ben ayağımdan vuruldum” demiş… Eşimin sosyal medyada görüntüleri var. Salih insanlara eliyle işaret ediyor. “Hadi hep beraber yürüyelim” diye… Gece saat 12’ye doğru Salih vurulmuş. Ambulansı aramışlar. Ama ambulans nereden gelecek! Yollar kapalı... Oradan bir arabayı çevirmişler. Araba durmuş hemen yeniden hareket etmiş. Çünkü karşı taraftan tarama devam ediyormuş. Araç biraz gitmiş sonra geri dönmüş. Hatta “Kusura bakmayın. Ateş açıldığı için duramadık” demişler. Sonra Salih’i o araca bindirmişler. Salih sadece kelime-i şehadet getiriyormuş. Arkadaşı “Salih bizimle kal” falan demiş. Ama zaten hastaneye gider gitmez hakkın rahmetine kavuşmuş.

Hangi hastaneye götürmüşler?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: Başkent Üniversitesi Hastanesi var, oraya götürmüşler. Orada bir Doktor “Bunu kim vurdu” demiş. Bizimkilerde durumu anlatmış. Darbe olduğunu söylemişler. Ama doktor inanmamış. “Ne darbesi? Bunu hanginiz vurdu?” diye tekrar sormuş. Sonra içeri almışlar… Göğsünden vurulmuş. Cenaze yıkanırken bir yakınımız içeri girmiş. Kurşunun girdiği yer küçük çıktığı yer büyük olurmuş. Arkasının çok küçük önünün çok büyük olduğunu söyledi… Kurşun göğsünden girmiş, ciğerlerine gelmiş… Ben şehit eşleriyle görüştüğüm zaman hemen hemen hepsi aynı saatlerde vurulmuş. İlk ateş açıldığında Mehmet Yılmaz var, Erol Olçok var. Aşağı yukarı aynı saatlerde şehit olmuşlar… Biz hastaneye sabahında gittik. Eşim morgdaydı zaten. Biz de pek kendimizde değildik. Etrafımızda ne olup, bitiyor çok da farkında değildik. Cenazesi de baya kalabalık oldu. O geceden iki gün sonra Küplüce Mezarlığına defnedildi.

Geçmişte yaşanan darbelerin demokrasiye hep zarar verdiği konuşuldu. Bunlar konuşulurken bir darbe girişimi olduğunu öğrendiğinizde ne hissettiniz?

Ayşe ALIŞKAN Şehidin Annesi: Biz artık darbelerin geride kaldığını düşünüyorduk. 60 darbesinde çocuktum. Pek hatırlamıyorum. 80 darbesini net hatırlıyorum. Koalisyon hükümetleri, zayıf hükümetler… Şimdi ekonomi iyiye gidiyordu. Güçlü bir hükümet vardı. Çünkü daha önceki darbelerde “anarşi var, terör var” diyerek hep bir şeyler bahane edildi… 80 darbesinin sonrasını çok iyi hatırlıyorum. Yokluk, ilaç kuyrukları, yağ kuyrukları, tüp sıraları… Şimdi evinize almadığınız katı yağ için tüm gün insanlar kuyrukta beklerdi… Diğer yandan bakıyorsunuz FETÖ’nün oyunları, Amerika’nın oyunları halen devam ediyor. FETÖ bilmem yabancı kaç tane kanalda yayınlarını sürdürüyormuş.

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: “Bu devirde darbe mi olur?” diye çok şaşırdık… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan evimize ziyarete gelmişti. Liseye giden oğlum vardı. Onunla bir süre sohbet etti. Oğlum kendisine bu devirde darbe olduğuna çok şaşırdığını ifade etmiş. Cumhurbaşkanı da “Bak çocuk bile biliyor” demişti… Eşim oldum olası FETÖ’yü hiç sevmiyordu. Ben okulları çok iyi, giren herkes kazanıyor diye, zamanında oğlumu göndermek istedim. Eşim şiddetle karşı çıkmıştı. Sonra öğrendik ki soruları çalarak kazandırıyorlarmış.

15 Temmuz gecesi insanlar milli bir irade ortaya koydu. İnsanların bu duruşunu neye bağlıyorsunuz?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: Allah’ın o gece insanların kalbine koyduğu iman gücüne bağlıyorum. Gerek FETÖ gerekse darbeye destek veren dış güçler insanların geçmiş darbelerde olduğu gibi evlerine saklanıp, çıkamayacağını düşündüler... Bayrak, vatan sevgisi bizim milletin kanında var. Bir istiklâl marşı çalındığı zaman insanların tüyleri diken diken oluyor. Dediğim gibi Allah o gece insanların kalbine bir iman gücü verdi. Ve insanlar o iman gücüyle sokağa çıktı. Benim oğlum da o gece dışarıdaydı. Bana şunu söyledi. “İnsanların korkusuzca bir şeylerin üstüne yürüdüğünü ben filmlerde görürdüm. Ama o gece ben de tankların üstüne yürüdüm. Korkmadım. Aslında normalde korkarım” dedi… Yedisinden yetmişine Allah-u Teala herkesin kalbine o iman gücünü verdi… Öte yandan insanlar komşu ülkelerde de ne olup, bittiğinin farkındaydı. Suriye’nin bir Türkiye’si vardı. Bizim kimimiz var! Hiç kimse. O yüzden insanların birlik be beraberlik içerisinde olması gerek. İnsanlar eskisi gibi değil. Bilinçli artık. Algıları açık, idrakları kuvvetli. İnsanlar artık neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.

O gece darbe girişimi başarılı olsaydı, Türkiye bugün ne durumda olurdu?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi:  Sanırım, bir iç savaş çıkardı. Çok şükür Allah fırsat vermedi. İnşallah bir daha böyle bir durum yaşanmaz.

Oğlunuz da o gece sokağa çıktı. Hiç konuştunuz mu? Oğlunuzun gözlemleri neler olmuş?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: O gecenin atmosferi gerçekten çok farklıydı. Benim eşim o gece şehit oldu. Normalde benim kötü hissetmem lazım. Ama o gece havada bir maneviyat vardı. Ve ben bunu hissettim. Allah zaten önce o sabrı size gönderiyor, o kuvveti size veriyor… Sonra bize eşimin haberi geldi. Normalde eşinizin ölüm haberini aldığınızda dayanabilir misiniz? Dayanamazsınız. Çoluğum çocuğum hiç ses çıkarmadı. Hepimiz metanetliydik. Allah o iman gücünü bize verdi. Sabrını verdi… Az önce de bahsettim. Benim oğlum da o gece hiç yapmadıklarını yapmış. Tankların üzerine yürümüşler. Oğlum “Anne o gece hiç yapamam dediğim, bu kadarı ancak filmlerde olur dediğim şeyleri yaptım” diye anlatıyor… Şunu da söylemek isterim, o gece hükümetin duruşu oldukça yerinde ve güzeldi.

Türkiye’nin o gece ortaya koyduğu irade dışardaki ve içerdeki şer odaklı güçlere nasıl bir mesaj verdi?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: Atalarımızın, köklerimizin Osmanlı İmparatorluğuna dayandığı herkesçe biliniyor. Dolayısıyla bu milletin nasıl bir yapıya sahip olduğunu biliyorlar. O gece bu millet için gerçekten bir diriliş günü oldu. Halkın verdiği bu tepkiyi bence darbeyi gerçekleştirenler de beklemiyordu. Bizim kendi milletimiz de beklemiyordu. Yediden yetmişe herkes sokağa döküldü. Bu hepimiz için bir sınavdı. Elhamdülillah başarıyla bu sınavı verdik. Yani şer, hayra vesile oldu… Darbe girişiminden sonra demokrasi nöbetleri oldu biliyorsunuz. Bence olması iyi de oldu. En azından o kişilere bir gözdağı verildi. “Bizi sindiremediniz” diye mesaj vermiş olduk.

15 Temmuz gecesi Avrupa’nın sergilediği tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: Avrupa’nın her zamanki ikiyüzlü tutumu. Olaylara önce bir bakıyor, izliyor, olay kimin lehine dönerse o yönde konuşuyor. Zaten bu Avrupa’nın genel tavrı.  Zaten bu darbenin dış destekli olduğuna inanıyorum. Yoksa böyle bir şeyi yapamazlardı.

Cumhurbaşkanımızın sizi ziyaret ettiğini söylediniz. O ziyaretten biraz bahseder misiniz? Başka siyasiler de sizi ziyaret etti mi?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Berat Albayrak, Abdullah Gül, İstanbul Emniyet Müdürü, belediye başkanı, şu an gerçekten aklıma gelmiyor. Herkes sağ olsun ziyaretimize geldi. Cumhurbaşkanımız, eşi Emine Erdoğan ile geldi. Olaydan iki ay sonraydı. Kurban Bayramıydı. Yarım saat oturdular. Darbe gecesini konuştuk. Antalya’dan dönerken uçakta neler yaşadıklarını anlattılar. Onlar da oldukça tedirgin olmuşlar. Haliyle herkes o gece cumhurbaşkanından gelecek bir açıklama bekliyordu. Ve insanları doğru yönlendirmek gerçekten çok önemliydi. Cumhurbaşkanımızın işi de o gece çok zordu. Şükür, Allah yardım etti… Türk milletinin yanındaki, arkasındaki, sağındaki, solundaki herkese dikkat etmesi gerekir.

Ayşe ALIŞKAN Şehidin Annesi: Türk Milletinin birliği, beraberliği, dik duruşu çok önemliydi. Daha önce de darbeler yaşandığı için millet “artık yeter!” dedi. O gece başarılı olsa FETÖ gelecekti. Amerika onun yanında ve arkasında… Gerçekten çok insanın duası varmış. Yoksa biz Suriye’den beter olurduk… Ben onların halen de rahat durduğuna inanmıyorum. Allah bilir neler planlıyorlar. Allah onlara fırsat vermesin. İnşallah da vermeyecek. 

15 Temmuz gecesi sizin için ne anlam ifade ediyor?

Şefika ALIŞKAN Şehit Eşi: 15 Temmuz gecesinin maneviyatı çok farklıydı. Yukarıda bombalar atılıyor. Ama sizin içinizde bir huzur var. Ben bu huzuru hissettim. Öte yandan çok acı bir gece, 21 yıllık eşimi kaybettim. 15 Temmuz gecesi bütün duyguların yoğun yaşandığı bir geceydi.  Bir yanda acı, bir yanda darbenin başarılı olmamasından dolayı sevinç vardı… O selâların okunması gerçekten bir güç, dirayet verdi. Şimdi her Cuma selâ okunduğunda ben o geceyi hatırlıyorum… Bize haberin geldiği tam o an yine bir ses bombası atıldı. Küçük kızım korkudan kulaklarını kapadı. Ben kendimde değildim zaten. Sağ olsun bir arkadaş vardı, kızımı hemen kucakladı… Benim büyük kızım Şevval babasının ölüm haberini halasına kendisi vermiş. Küçük hala ve ortanca hala Balıkesir’deydi. Kızım halasını aramış “Hala nasılsın” falan demiş. Sonra “hala bir yere oturur musun, sana bir şey söyleyeceğim” demiş. Durumu anlatmış. Bunu da bana sonradan halası anlatıyor. Düşünün ufacık 15 yaşında bir kız. Ama müthiş bir olgunluk. Küçük kızım Zeynep, o babasına çok düşkündü. Babası şehit olduğunda 10 yaşındaydı.

Ayşe ALIŞKAN Şehidin Annesi: İlk başta bir karamsarlık vardı. Kısıtlıdaydık. O selâların okunması ve sonrasında şurası kontrol altına alındı burası kontrol altına alındı haberlerinin gelmesi bir rahatlama getirdi. Korku artık yoktu. Eve geldikten sonra uçakların çıkardığı o şiddetli sesleri duyuyorduk. O an bilmiyoruz tabii ses bombası olduğunu, Çamlıca’da camiye bomba atıldı sandık.

Röportaj için çok teşekkür ederim. Acılarınızı tekrar tazelendi. Hakkınızı helâl edin lütfen. Son olarak ne söylemek istersiniz?

Ayşe ALIŞKAN Şehidin Annesi: Ne demek, helâl olsun. Allah öyle bir geceyi bir daha yaşatmasın, bir daha öyle bir gece bu millete göstermesin. Allah düşmanımın başına bile vermesin… Dinimiz bir bütün olsun. O olmayınca bu kuvvet olmaz. Başka ülkelerde bu yaşananlar olabilir miydi? Türkiye’de oldu. Allah o iman gücünü bizden almasın. Allah bizi birlik ve beraberlikten ayırmasın. Allah bize tuzak kuranların tuzaklarını başına geçirsin. Geçiriyor da.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.