banner114

Hem partisiyle hem toplumla örtüşen bir belediyecilik

Ortahisar Belediye Başkanı A. MetinGenç, gerek koronavirüs sürecini ve gerekse bu süreçte oluşan gelişmeleri günebakış’a değerlendirdi.

Ortahisar Belediyesi olarak süreç içinde yaptıkları çalışmaları anlatan Genç, liglerin yeniden başlatılması ile Trabzonspor’un durumunu değerlendirdi. Başkan Genç, Kanuni Bulvarı’yla ilgili önemli bir öneri getirirken Şehir hastanelerinin gerekliliğinin bir kez daha ortaya çıktığını kaydetti. Genç, yeni dönemde aradan geçen bir yıllık süreçte neler yaptıklarına ilişkin bilgi verdi.

günebakış: Sayın Genç, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye de bir salgın hastalıkla mücadele ediyor. Bu mücadelede önemli bir mesafe kat etti. Türkiye’nin kat ettiği mesafeyi nasıl yorumluyorsunuz? Türkiye’nin sağlık sistemini, insana bakışını, insana verdiği değeri, dünyanın bu noktada Türkiye’ye bakışını değerlendirir misiniz?

A.Metin Genç: Söylediğiniz gibi dünyamız da ülkemiz de olağanüstü bir dönemden geçiyor. Hiç beklenmedik ve alışık olmadığımız şekilde bir salgınla karşı karşıya kaldık. 100 yıl önce İspanyol gribi olarak nitelendirilen ve çok ciddi sayılarda ölümlere yol açan salgını bir tarih olarak hatırlıyoruz. Şimdi bir benzeriyle (ki inşallah o oranlara çıkmaz) dünya daha global anlamda mücadele ediyor. Hamdolsun… Hükümetimiz iktidara geldiği andan itibaren Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışını ortaya koydu; şu andaki başarının temelinin burada yattığını düşünüyorum. Yani insan odaklı, insana hizmet odaklı, ülkemizin ve hatta dünyanın her tarafındaki insanımıza mesela sağlıkla ilgili olduğu için söylüyorum (Ama eğitimde de ulaşımda da altyapıda da) her alanda aynı hizmeti alabilsin diye yapılan yatırımlar, adımlar, atılımlar çok şükür bugün bizi bir İtalya, bir İspanya gibi bir görünümden uzaklaştırdı. Çünkü bu işin birinci kısmında önleyici tedbirleri almak, ikinci kısımda da sağlık kapasitemizin bunu karşılayabilme imkan ve kabiliyeti geliyor. Dolayısıyla sağlıkta atılan olağanüstü adımların bugün biz bir anlamda semeresini görüyoruz. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’mizin her tarafında son yıllarda şehir hastaneleri de dahil olmak üzere şu anda ülkemizi 40 bin yoğun bakım kapasiteli bir sağlık yatırımına ulaştırdı. 16 binini çocuklar için çıkalım, 24 bin yetişkin yoğun bakım kapasitemiz var. Almanya hariç hiçbir Avrupa ülkesi bizim kapasitemizde değil. Dolayısıyla bu süreçte atılan bu adımların semeresini gördük. Temelinde de ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, AK Parti’nin millete hizmete dönük olan bu anlayışı geliyor.

günebakış: Sayın Genç, özellikle şehir hastaneleri konusunda eleştiriler vardı. Şimdi onlar boşa mı çıktı? Bunların önemi daha da ortaya çıktı değil mi?

A.Metin Genç: Tabiki. Dediğim gibi salgını karşılama kapasitenize baktığınız zaman İtalya’da maalesef insanların bazıları ölüme terk edilircesine evlerine gönderildi. Bazılarının sokaklarda düştüğü görüldü. İnsanlar bunu gördü yani. Bazı insanlar hastaneye dahi alınmıyor. Huzurevlerinde insanlar ölüme terk edildi. Bizde ise insana, insanımıza verdiğimiz kıymet ortaya çıktı. Kayıplarımız da oldu, Allah hepsine rahmet eylesin. Bir can bile çok önemlidir. Ancak gerek vaka sayısında gerek tedavide iyileşme oranına baktığımızda Nisan 11-12’lerde gördüğümüz grafik düzeyinin aşağıya doğru döndüğünü görüyoruz. Çok şükür bu durumumuza şükretmemiz lazım. Ancak burada söylemek istediğim, devletimiz önleyici tedbirler ve ikinci kısımda tedavi tedbirleri ile beraber bu süreci çok mükemmel bir şekilde yönetmiştir. Bundan sonraki kısım vatandaşımıza kalmıştır. Bunu her fırsatta anlatmaya çalışıyoruz. Herkes kendi tedbirini aldığı zaman, herkes kendinin dışındakini de korumuş olacak. Burası çok önemli. Çünkü bu bir kişi ile başlıyor. Bir kişiden sirayet ediyor. Bir merdiven misali yayılıp gidiyor. Herkesin bu tedbiri alması lazım. Bir yönetici olmaktan öte bir Türk vatandaşı olarak şu anki durumumuzdan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum. Bütün üzüntülerimizi yaşamakla beraber şu anda 56 ülkeye de yardım elini uzatan bir ülkeyiz.

günebakış: Bu adımları nasıl yorumlayabiliriz? 56 ülkeye yardım eden Türkiye. Birincisi, bunun bir insani boyutu var, ikincisi de Türkiye’nin sağlıkta kendini dünyaya tanıtan ve mesafesini gösteren bir boyutu var. Yani gelecekte çeşitli ülkelerden sağlık turizmi açısından önemli bir katkı sağlayacak mı size göre?

A.Metin Genç: Şu anda yapılmasının kastı tamamen insani bir yardım. Ancak her insanı yardım daha sonraki aşamalarda farklı olguları peşinden getirir. Siyaseten de getirir. Bakın İtalya, ‘Bana Türkiye yardım etti’ diyor. Avrupa Birliği bu süreçten sonra çok daha radikal bir şekilde farklı yerlere sürüklenecek diye düşünüyorum. Siyaseten de getirir ancak sizin söylediğiniz manada da getirir. Bu bir güçtür, bu güç nasıl elde edilmiş, nasıl kullanılıyor. Sadece bir hekim yetiştirme olayı değil. O kapasite çok önemli. Hekimleriniz var ama o kapasiteniz yok. ‘Bana ekipman lazım’ diyor İspanya.. Doktor var orada ama kapasite yok. Dolayısıyla bunlar önümüzdeki zaman diliminde çok daha farklı sonuçlarıyla ortaya çıkacak. Maalesef içeride aslı astarı olmayan eleştirilere de maruz kaldık. Bu durumumuzla övünmek lazım artık.

günebakış: Sayın Genç, içeride özellikle tüm Türkiye’de sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi için de yoğun baskılar oldu. Ama hükümet bunu hafta sonları ile geçiştirerek yine önlemini alarak başardı. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

A.Metin Genç: Şöyle bakmamız lazım; birincisi şu anda ülkemizin korona virüs hastalık sürecinde yürüttüğü sağlık politikası son derece başarılı. Temelinde kararlı bir irade var, o iradenin başında olan Cumhurbaşkanımız var. Ama ondan sonra da bu işte çok profesyonel manada oluşturduğu bilim kurulu ile beraber yöneten bir sağlık bakanımız ve teşkilatı var. Buradaki adımlar atılırken tamamı mutlak suretle bilim kurulu ile istişare ile birlikte atıldı. Kısıtlama ile başladı. Siz hemen pat diye sokağa çıkma yasağı ilan edin... Tamam çözümlerin bir parçası veya aslı. Faydalı olur. 15 gün her tarafı kapattık. İzolasyon da yaptık, bütün vakaları tespit ettik kapattık. Ama fişi çekiyorsunuz, ekonominin fişini kolay değil. Siz Türkiye’nin üretimini durduramazsınız. Devletimiz riski yüksek olandan başladı. Neydi riski yüksek olan; 65 yaş üstündeki kıymetli büyüklerimizdi. Ardından gençlere kısıtlama getirildi ve hafta sonları tamamen kısıtlama getirildi. Bu tedbirler tamamen anlamlı, yeri zamanında uygulanan, uygulama kabiliyeti olan tedbirlerdir ve başarılı neticeler alınmıştır.

günebakış: Trabzon’da korona virüs salgın hastalığı sürecinde Ortahisar Belediyesi olarak siz neler yaptınız?

A.Metin Genç: Devletimizin aldığı kararları mahallinde uygulamak bizim görevimiz. Bu manada Sağlık Bakanlığımız, Bilim Kurulu ve İçişleri Bakanlığımızda alınan kararlar bütün Türkiye sathında olduğu gibi bizim belediyemize de intikal ettiğinde, bizde de Valimizin riyasetinde bir pandemi kurulu oluşturuldu. Orada Trabzon’daki politikaları ve gelen talimat ve genelgelerin uygulanması noktasında çalışmalar yapıldı. Biz de Ortahisar Belediyesi olarak bu işin ciddi bir parçasıyız. Harfiyen riayet etmeye çalıştık. Başlangıçta 10 kamu kurum ve kuruluşuyla (ki o zaman camilerimiz açıktı) 130 camimiz 140 parkımız, pazaryerlerimiz gibi yerlerde ciddi manada bir dezenfektan çalışması yaptık. Sonra süreçle birlikte bir politika değişikliği yaptık. Çünkü camilerimiz kapandı, parklarımızı kapattık. Bu sefer virüsün ulaşabileceği alanlara kendimizi kanalize ettik. Bu manada da dezenfektan çalışmalarımız devam etti. Bu çalışmalar zaten periyodik olarak devam ediyor. Yani ilk başta bir tereddüt oluşsa bile maske olayı gündeme geldi. Şu anda biz Ortahisar Belediyesi olarak 49 bin maske üretip dağıttık. Burada hem Valimiz, hem Büyükşehir Belediyemiz bize destek oldu. Yaklaşık yarıdan biraz da fazlasını hem Valimiz hem Büyükşehir Belediyemiz destek oldu. Ama biz geçtiğimiz hafta Çarşamba günü itibari ile de günlük kapasitemizi 2 bine kadar çıkabilecek şekliyle artırdık. Bir mahallemizdeki okuma salonumuzda usta öğreticilerimize makine desteği ile sistemi kurduk. Şu anda biz Ortahisar Belediyesi olarak günlük 2 bine kadar maske üretebiliyoruz. Şunu gördük ki; artık bu tedbir devam edecek. İnşallah tamamen biter ama bir müddet daha gidecek. O nedenle başlangıçta kendimiz temin ve tedarik için çalıştık ama olmadı. Benim belediyem kitlesel manada Trabzon’da en fazla risk altında eş zamanlı kalabalık personel çalıştıran belediye. Şunu kastediyorum, 416 temizlik işçimiz var hepimize hizmet ediyor. Eş zamanlı çalışıyorlar. Dolayısıyla ciddi bir sirkülasyon var orada. Diğer birimlerimizle beraber bizim zaten kendimizin haftalık 4 bin 500, 4 bin 800 maskeye ihtiyacımız var. Biz günlük 2 bine kadar bir kapasite oluşturduk. Çünkü başka kurumlarımızdan da talepler geliyor, onları da karşılamaya çalışıyoruz. Pazar yerlerine bizatihi biz veriyoruz. Valimiz ve kaymakamlığımızda destek oluyor bize. Çünkü pazar yerleri riskin yüksek olduğu yerler. Bu maske işini daha ciddi ele aldık. Bir taraftan Ortahisar Halk Eğitim Merkezimizde de ayrıca bir üretimimiz var. Trabzon kendisine yeten maskeyi üretebiliyor. Kaldı ki yanı sıra devletimizin gösterdiği ücretsiz, bilabedel olanlar. Ve şimdi 1 liradan olmak üzere satışa da çıkıyor. Bu arada ciddi bir çalışma alanımız, Vefa Destek Grupları oldu. 38 personelimiz, 10 tanesi Ortahisar Belediyemizin araçları olmak üzere. Bu süreçte vatandaşlarımıza mesai mefhumundan öte bir fedakarlık, bir dayanışma örneği olarak ulaştık, ulaşmaya da devam ediyoruz. İki gün önceki rakam 24 bin 250 idi. Ortahisar Belediyesi Vefa Destek Grubu bu kadar sayıdan oluşan çağrıya cevap verdi. Maaşını almak isteyen, hastaneye gitmek isteyen, ilacını almak isteyen, kumanya tedariği gibi bir çok konuyu Ortahisar Kaymakamlığımızın da iyi bir koordinasyonu ile iyi bir çalışma gerçekleştirdik. O çalışma devam ediyor. Tabi milli bir mücadele olarak görüyoruz biz bunu. Ancak tam bir manevi atmosferin üzerine tevafuk oldu. Dolayısıyla dayanışmamızın yüksek olduğu bu zaman diliminde özellikle her Ramazan ayında yaptığımız periyodik yardımın ötesinde berber kardeşimiz parasını akşama kadar çalıştığı ile o parayla evine götürüyordu. O para cebine girmeyince sıkıntı oldu, Türkiye’nin her tarafında olduğu gibi. Bu dayanışmanın bir göstergesi olarak bugün itibariyle vatandaşlarımıza 5 bin 550 adet kuru gıda ulaştırdık. Buna bir taraftan da devam ediyoruz. Bunun bir kısmını belediye olarak biz aldık, bir kısmını da hayır sever vatandaşlarımız ki hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum, aldılar, almaya da devam ediyorlar. Yani bir yoğunluk içerisinde gidiyoruz. İyi bir koordinasyonumuz var. Gerek valimiz, gerek büyükşehir belediye başkanımız gerek kaymakamımız hep beraber ahenkli bir şekilde bu süreçte şehrimiz yönetiliyor. Şehir için sevindirici olan kısmı Trabzon başından beri Türkiye ortalamasının epeyce altında. Son birkaç gündür hiç vakaya rastlanmadı. Sağlık çalışanlarımız, hekimlerimizle ilgili 1-2 sıkıntı oldu. Onun dışında hiç vakaya rastlanmadı. İnşallah bu tedbirlerle beraber hem şehrimizden hem ülkemizden biran evvel bertaraf olur gider. Ancak bu sürecin milli olarak yönetilmesinin mimarı Cumhurbaşkanımıza müteşekkiriz. Her saatini her dakikasını harfiyen takip eden, Sağlık Bakanımız gece-gündüz demeden, İçişleri Bakanımız bütün bu tedbirlerin ülke sathında, Maliye Bakanımız destekler noktasında... Bütün bakanlarımıza müteşekkiriz. Tabi ki sağlık çalışanlarımıza. Yani hayatını riske attığını hepimizden daha iyi bilmesine rağmen, o riski göze alarak ‘Bir can daha kurtarayım’ diye el atıyor. Hepsine müteşekkiriz. Kendi çalışan arkadaşlarımıza... Herkeste bu konuda milli bir duyarlılık oluştu. Siz de basın olarak farkındalığa katkı koyuyorsunuz. El birliği ile inşallah bu süreci biran evvel atlatırız.

günebakış: Trabzonspor konusu... Süper Lig başlıyor, bunu nasıl yorumluyorsunuz? Lig lideri Trabzonspor’un şampiyonluğu tescil edilmesi gibi bir beklenti az da olsa vardı, bu gerçekleşmedi, bu çerçevede yorum alabilir miyiz?

A.Metin Genç: Ali Bey benim bu konudaki fikrim şu; içimden geçen şu; imkanlar oluşsun oynayalım ve 8 maçımızı da kazanarak 8.şampiyonluğu kazanarak kutlayalım. Bu benim hissiyatım.

Devletimiz bir karar verdi, ‘Bu işin kararını verecek olan makam Federasyon, sorumluluk da Federasyon’a ait’ diyor. Dolayısıyla burada biraz zorlayıcı bir karar gibi geliyor. Çünkü Ankaragücü’nün futbolcusunda, Fenerbahçe’nin bir çalışanında son olarak Beşiktaş’ın bir futbolcusunda çıkmış. Siz bunu oynatacaksınız. Tamam, tedbirler alındı, ona da tamam. İkinci haftada yine çıkarsa o takım devam edebilecek mi? İkincisi o takımın yasal olarak şu andaki sağlık protokolüne göre o oyuncunun etrafındakiler karantinaya alınması lazım. Oynadıkları takımın futbolcularının 14 gün karantinaya alınması lazım. Nasıl yöneteceksiniz bu süreci? Dolayısıyla biraz zorlayıcı karar olduğunu düşünüyorum. Hak, adalet tesis edilsin ama burada Federasyon’a görev düşüyor.

günebakış: Federasyon Başkanı, ‘Daha 37 gün var. O günü şartlara bakarız, tekrar değiştirebiliriz’ diyor. Bilim Kurulu üyeleri ise tepkili...

A.Metin Genç: Zaten başlarken, ‘Şimdilik kararımız bu’ diyor. ‘Şimdilik’ demekle beraber buradaki zorlayıcılığı anlayamıyorum. Ben Başakşehir maçında Türkiye’de 1-2 vaka varken Sörloth’un tedirginliğinde hissettim bunu. O coşkuyla mücadeleye giren çocuk mücadeleye girmiyor, maçta hissettim onu. O performanslar nasıl olacak. Bunlar çok çok önemli. Çünkü nemen netice almanız gereken bir spor futbol. Dolayısıyla oynamaması durumundaki fiili imkansızlık sonucunda statüye göre lig bitince (Çünkü bazıları iptal vs konuşuyor, boş konuşuyorlar) ‘1.olana şampiyonluk ödülü verilir’ diyor. Statü bunu söylüyor. Açık ve net. Lig bitmiş oluyor 8 maç eksik de olsa. Devlet kararı öyle veya fiili imkansızlık nedeniyle lig bitince bu iş tescil edilmeli, Trabzonspor’umuz şampiyon ilan edilmelidir. Bunun başka bir şıkkı yok. Yani birinci arzum seyircisiz de olsa oynanarak tamamlanması iken... Ama şu anda bu şekil olmasının biraz zorlayıcı olduğunu düşünüyorum.

günebakış: Başka planlar mı, yani Trabzonspor’un üzerinde kurulu planlar mı var?  Mesela; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş lider olsaydı ligi tescil ederler miydi?

A.Metin Genç: Bunu daha önce de söyledim, lider Galatarasay veya Fenerbahçe olsaydı bu kadar zorlayacaklar mıydı? Çünkü bunların cemaziyelevvelini biliyoruz. Şu andaki Federasyon başkanı şike sürecinde Fenerbahçe’nin yöneticisiydi. Trabzonspor’a karşı hepsinin tavrını, davranışını biliyoruz. Geçtiğimiz günlerde yine söyledim, Fatih Terim nerede?  O açıklamayı yaptığında Türkiye’de 1 vaka vardı. Beddua okuyan kızı nerede? Şimdi nerede Fatih Terim? Şu anda ne kadar vaka, ne kadar ölü sayısı var? Hiç çıtları ve sesleri çıkmıyor.

günebakış: Bu süreçte Kanuni Bulvarı Trabzon için çok önemli bir projeydi. Yaklaşık 8 milyar civarında bir rakam. 1.Etabı tamamlandı. Trabzon için önemli bir yol, şehir içi bir yol 1.Etap tamamlandı. 2.Etap çalışmaları devam ediyor. Ortahisar Belediye Başkanı olarak Kanuni Bulvarı’nı biraz değerlendirebilir miyiz?

A.Metin Genç: Tabi Ali Bey Kanuni Bulvarı bizim çok çok önemli bir projemiz. Şehrimizin ulaşım aksları açısından. Kısmen de transit trafiğe de hizmet edecek olmasından da önemli bir aks. Ve önemli bir kısmı da tamamlandı. İnşallah Çukurçayır’a kadar olan kısmı da az bir zaman kaldı, bitince Bahçecik’i geçip Çukurçayır’ı açınca çok çok ciddi bir trafiği çözmüş olacağız. Çünkü Çukurçayır’dan Hamsideresi’nden Değirmendere bağlantısı olacak. Ben içeriğine yeniden değineceğim ama önemine binaen şunu söyleyeyim. Çünkü bunu hem Bakanımız hem Karayolları Genel Müdürümüz, hem Valimiz ve Büyükşehir Belediye başkanımızın olduğu ortamda da söyledim. Düşüncem şu; biz Kanuni Bulvarı’nı şimdi Çukurçayır’dan sonra Güney’e doğru gidiyoruz. Devlet Karayolu’na transit trafiğe fayda sağlayacak bir adım atıyoruz. Ancak bizim zaten Sahil geçiş güzergahımızda ciddi bir sıkıntımız var. O projemizi iptal etmeden, o projemizi arkaya atarak Çukurçayır’dan sonra Değirmendere’den Galericiler Sitesi’nin kuzey ya da güneyinden fark etmez, Bostancı’dan Güney Çevre Yolu’nun projesinde kesiştiği bir nokta var, oradan o yolu Sahil Yolumuzu da alternatif oluşacak şekilde Pelitli, kısmen Kavala’dan, Konak’lar, Pelitli, Çimenli, Yalıncak’tan Kaşüstü Hastanemiz’den Yomra’ya bağlanmalıyız.

günebakış: Kanuni Bulvarı Güney Çevre Yolu’nun bağlantıları ile Yomra’ya kadar uzansın mı diyorsunuz?

A.Metin Genç: Evet. Çünkü iş artık buraya dönecek. Bir kısmı da Güney Çevre Yolu’nun (Biz onu harita üzerinde çakıştırdık-örtüşüyor) onunla da birleşir. Sahil Yolu’nun ciddi bir alternatifi olur. Sahil Yolu’nda bir sıkışıklık olduğu zaman zaten transit trafik oradan da gider. Veya Kanuni Hastanesi’ne gidecek olan sahillerde falan uğraşmaz, direkt olarak geçip gider.

günebakış: Yani bir anlamda Güney Çevre Yolu’na yüklenen işlevin bir kısmı Kanuni Bulvarı’na yüklensin mi diyorsunuz?

A.Metin Genç: Bunu istiyorum, çünkü Kanuni Bulvarı 2*3 şerit yapılmış. Bu önemli. Bakın Tanjant yapıldı, 2*2 şerit, Tanjant bitti 10 sene sonra Tanjant sıkışıyor. Kanuni Bulvarı öyle değil. Kanuni Bulvarı kısmen Güney Çevre Yolu’nun işlevini zaten görecek bir şekilde. Tamam bizim idealimizdir bizim şehrimizi daha Güney’e açacak. ‘Olsun, kabul, bunu bertaraf ya da kamufle edelim’ demiyorum. Ama 2*3 şerit olunca transit trafiği de yükleyeceksiniz. Ve yanı sıra bunu bu şekilde biraz daha güneyden bağlarsanız ve bu Değirmendere o havzamızı da aşarız. Oradan da birazcık karşıya. Bu fikrim de kabul gördü. Burada bir karar verilecek. Bu anlamda önümüzdeki zaman dilimi önemli.

günebakış: Kabul gördü derken?

A.Metin Genç: Makul görüldü. Hem Bakanımız, hem Karayolları Genel Müdürümüz makul buldu. Bunu yapmamızın bir pratik anlamı var. Çünkü ne yapacağız biz? Akyazı Tüneli’nden girdik, Akyazı Tüneli’nden sonra sadece Karşıyaka, Aydınlıkevler, Erdoğadu ve Bahçecik’teki vatandaşlarımızı ilgilendirir ve Çukurçayır. Ondan sonraki bir kısmı ilgilendirmeyecek Kanuni Bulvarı. İstiyorum ki bağlayalım, ilgilendirsin, entegre olsun. Trafiğin sirkülasyonunu dağıtalım. Yani Sahil Yolu’nun bir kısmını da rahatlatalım.

günebakış:  Yani, dışarıdan gelen baskıyı onun üzerinden azaltalım mı diyorsunuz?:

A.Metin Genç: Tabi... Kısmen de Güney Çevre Yolu’nun misyonunu yüklensin. Ama ciddi bir emek verildi, ciddi kamulaştırmalar yapıldı. Yani bu işin tabi ki o dönemlerde başında bulunan evvela Faruk Özak bakanımızdan başlayarak, o zamanın genel müdürü sonra bakan olarak her metresini bilen Cahit Turhan bakanımıza sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz. Şimdi Karayolları Genel Müdürümüz hemşerimiz aynı hassasiyetle devam ediyor. Şimdiki bakanımız, zaten o da hemşerimiz. ‘Hem Zigana Tüneli hem Kanuni Bulvarı’nda hiçbir değişiklik olmayacak’ anlayışı ile devam ediyor. Gerek önceki belediye başkanımız gerek şimdiki belediye başkanımız hepsi bu konuda emek sahibi, hepsine müteşekkiriz. Çünkü şehrimiz hakikaten o sıkışıklığı bir nebze olsun, şehir iç trafik yönünde ciddi manada bir rahatlık olacak. Yapımcı firmalardan, orada çalışan mühendisimize hepsinin emeklerine sağlık. Katkı sağlayan herkese müteşekkiriz. Tabi ki işin başında iradeyi koyan Cumhurbaşkanımıza. Bütün bakanlarımız Kanuni Bulvarı’na katkı sağladı. Ve o dönemdeki milletvekillerimiz ve şimdiki milletvekillerimiz, hepsine müteşekkiriz.

günebakış: Korona virüsle birlikte belediye çalışmalarını daha çok sosyal aktivitelere yönlendirdiniz. Biraz yerele dönelim. Sizin ikinci döneminizde bir yıl doldu, taahhütlerinizde ne kadar mesafe alabildiniz?

A.Metin Genç: Kısaca üzerinde odaklandıklarımızla; Bizim devam eden bir Akvaryum Projemiz vardı. 2.Etabını bitirdik, orayı bitirmemiz önemliydi. Yani tünel kaplaması bitti. Salı günü iki yardımcım İstanbul’a gidiyor. Bununla ilgili görüşmeler yapacaklar. Artı, mekanik kısmıyla akvaryum kısmı kaldı. Yarısını bitirdik, diğer yarısı bitti. Onun bir an önce bitirilmesini arzu ediyorum.

Söz vermiştik. Seyir Terasının projesini tamamladık. Kurul aşamasında, kuruldan onaylandıktan sonra direkt ihaleye çıkacak. Bunu Süleyman Soylu bakanımızla da paylaştık. ‘Yatırımdaki ilk destek benden olacak’ dedi. Miktarını da söyledi sağ olsun. O, o aşamada.

Bunların dışında yine sözlerimiz arasında olup da şehirde de ciddi bir ihtiyaç olan sağ olsun Spor Bakanımızla beraber yüzme havuzu yanındaki 4 adet tenis kortunun, kapalı spor salonunun komple bize devrini sağladı. Hatta havuzun yapımla ilgili, havuzun ciddi manada bir tamirat bakım işi var. Bu konuda da Spor Bakanımız bize maddi destek sağladı sağ olsun. Bu da önemliydi. Orada milletvekillerimiz bize destek oldular. Spor Bakanımızdan rica ettik onun da ihalesine çıktık. Bir an önce onu da yapıp hizmete açmak istiyoruz. Çünkü çok ciddi bir ihtiyaç şehirde.

günebakış: Bayan havuzu olmayacak değil mi? Yani onu planladınız mı şimdiden?

A.Metin Genç: Ben onun sosyal yönünü düşünüyorum Ali Bey. Yani şöyle düşünüyorum; Orası masrafını kendisi kurtarsın, belediye olarak ben oradan para beklemiyorum. Para da kazandırmıyor değil. Ancak kendini amorti etsin yeter. Trabzon’un çocuklarının çoğu yüzme bilmiyor. Engellilere yönelik olması çok önemli. Zaten bu fikir oradan başladı. Engelli kardeşlerimizin servis işinden destek verdik. Ve bayanlara. Mesela bayanlara münhasır belirli günler olabilir, tespit ederiz. Rahat olurlar. Ama sosyal içerikli olmak kaydıyla içerik, konseptini dolduracağız inşallah.

günebakış: Çok önemsediğimiz ve şehrin ekonomisine de katkı sağlayacak dönüşüm projeleriniz vardı. Ne durumda?

A.Metin Genç: Pelitli ve Çağlayan’daki dönüşümden bahsediyorsunuz. ORKENT’le beraber şu anda Pelitli’de Çağlayan’da dönüşüm projelerini çalışıyoruz. Artık daha somutlaştı. Oralarda Çevre Bakanımızdan bize destek sözü var, destek olacak. O destekle beraber oraların dönüşümünü yapacağız. Bu dönem o ikisini kafama koydum. Çünkü önceki dönem onları TOKİ ile beraber yapamadık. Çevre Bakanımız bana; ‘Başkanım biz Çömlekçi’ye odaklanalım. Bunları siz yapabilir misiniz?’ dedi. ‘Yaparım’ dedim. Baktım ki hem Çömlekçi benim belediyem uhdesinde, büyük bir iş, kronik olmuş. Kendimizi eleştirdiğimiz bir iş, geç kaldığımız bir iş. ‘Tabi ki sayın Bakanım’ dedim. ‘Ben yine sana destek olacağım, bunları sen yap’ dedi. ‘Biz Çömlekçi’ye odaklanalım, orada hızlanalım’ dedi. Biz de ORKENT (Ortahisar Kentsel Dönüşümü) diye bir şirket kurduk. Şimdi onlar çalışıyorlar. İnşallah orada hızlı mesafe almayı planlıyoruz. Hedefim o. Burada Sayın Çevre Bakanımız Murat Kurum’a teşekkürlerimi tekrar tekrar iletiyorum.

günebakış: Yerel bağlamda ilave edeceğiniz neler var?

A.Metin Genç:

HASANPAŞA HAMAMI’NI DEVRALDIK

Hasanpaşa Hamamı’nı devralmıştık. Tarihi yapı olduğu için Tarihi Kentler Birliği’nden proje bedelini destek aldık. Projesini yaptık, orada da bir sosyal-kültürel amaçlı bir çalışmamız olacak inşallah. Valimize teşekkür ediyorum. Bizim hemen dönüşüm alanımızdaki bir tarih tescilli binamız vardı. Restorasyonu için Kültürel Varlıkları Fonu’ndan bize destek oldu. Orayı da restore ettik. İşlevini koyacağız. Orası da güzel bir çalışma oldu.

ENGELSİZ YAŞAM MERKEZİ

İskenderpaşa okulumuz da bize devir aşamasında. Orada da Milli Eğitimimizle beraber gençlere dönük kütüphane tarzında bir proje çalışmamız var. Orayı da Ortahisar Belediyesi olarak yapacağız. Bir de somut olması adına yine sözlerimiz arasında vardı. Kadın Şevkat Evi için konut kiralamasını yaptık. Yerini temin ettik. Onun iç işleyişini de Sosyal Politikalarla paylaşarak bu zaman dilimi içerisinde hayata geçirmek istiyorum. Yine Valimiz eliyle bizim Kilpa Market’in bitişiğinde olan alanın bize tahsis aşaması devam ediyor. Orayı da alıp Engelsiz Yaşam Merkezi inşallah kuracağız. Planımız o. Engelsiz Yaşam Merkezi yapmak. Vali Bey de sağ olsun ona da olur verdi bize.

günebakış: Son olarak neler söyleyeceksiniz?

A.Metin Genç: Önemli bir süreçten geçiyoruz. İnşallah kısa bir zaman sonra bu süreci atlatırız. Çünkü bizim biraz evvel tabi yine yapılanlardan olmak kaydıyla hedeflediğimiz; bu şehri en temiz tutma projelerinden olmak üzere yer altı konteynerlerimizi koyduk, şimdi yer üstüne koyduk. Tanjanttan başlamak üzere 50 civarında da. Bütün personelimiz bu şehrin en temiz şehir, en yaşanabilir şehir olabilmesi, dışarıdaki insanlarımızın ülke içinden ya da dışarıdan en tercihe şayan şehir olarak görebilmeleri için valimiz, büyükşehir belediye başkanımız, kaymakamımız el birliği ile, Ankara’dan milletvekillerimiz ve bakanlarımızın destekleri ile, Cumhurbaşkanımızın bölgeye olan hassasiyeti ve iradesi ile burada güzel ve ahenkli bir çalışma hizmeti devam ettireceğiz. Allah daha güzel hizmetler yapmayı nasip etsin. Korona ile ilgili vatandaşlarımızdan hassaten ricam, bu konuda bireysel olarak herkes bilmeli ki, kendini koruduğu zaman aslında başka birini korumuş oluyor. O hassasiyetle devam edelim. Mübarek ramazanda inşallah bayramdan sonra birazcık daha tedbirlerin de yumuşadığı ileriye doğru daha rahatladığımız bir dönem görüyoruz. Allah hayırlı ramazanlar ve güzel bayramlar bizlere nasip etsin.

günebakış :Teşekkür ediyorum.

A.Metin Genç: Ben de size teşekkür ediyorum. Kuruluş yıldönümünüz. Hizmette 20 yıl gibi bir süreye ulaştınız.Başarılı bir gazetecilik süreci olduğunu söyleyebilirim.  Tekrar sizleri de tebrik ediyorum. Başarılı yayıncılığınızın da devamını diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa gülec 3 hafta önce

Trabzon seçmenine şaşırıyorum,,,yıllardır böyle başarısız bir başkana tekrar nasıl oy veriyorlar,,şehrinizi hiçmi sevmiyorsunus