banner114

Azerbaycan toprakları işgalden kurtulacak

Kamu Başdenetçisi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Ombudsmanlar Birliği (İİTOB) Başkanı Şeref Malkoç, Azerbaycan ziyaretini günebakış’a değerlendirdi. Günebakış’ın sorularını içtenlikle yanıtlayan ve geçmişten günümüze Azerbaycan’ın yaşadığı insan hakları ihlallerini aktaran Malkoç, hazırlayacağı raporun içeriğini de aktardı. İşte Ombudsman Malkoç’la dünyanın gündemindeki Azerbaycan-Ermenistan savaşına ve Kafkasların geleceğine ilişkin gerçekleştirdiğimiz röportajımız…

Günebakış: Azerbaycan ziyareti yaptınız. Azerbaycan’ın zor gününde, dar gününde, savaşın içinde Azerbaycan’a gittiniz ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le görüştünüz. Türkiye Ombudsmanı Azerbaycan’a neden gitti? Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Ombudsman Şeref Malkoç: Biliyorsunuz 1990’da Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla Sovyetler Birliği’nin işgal ettiği ülkelerin büyük bir kısmında bağımsızlık oluştu. Güney Kafkasya’da da Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlık kazanırken Stalin döneminde bu bölgede çizilen sınırlarda kaldı hepsi. Dağlık Karabağ denen bölge Azerbaycan milli hudutlarının içerisindeki bir bölgeydi. 1991’den sonra Ermeniler burada hak iddia ederek Dağlık Karabağ’ı işgal ederken Azerbaycan’a ait 7 vilayeti de işgal etti.

Günebakış: Yani 1991’de başladı bu olay…

Ombudsman Şeref Malkoç: Evet, işgal yaşandı. Hatırlarsanız Trabzon’da o yıllarda büyük bir miting yapmıştık. Benim de miting alanlarındaki ilk konuşmam o mitingde olmuştu.

Günebakış: Hatırlıyoruz. Belediye önündeki muhteşem bir Azerbaycan mitingiydi.

Ombudsman Şeref Malkoç: O zaman ki Kültürevi Derneği vardı. Oranın başkanıydım. Şimdi o yıllarda 30 bin kişi çoğunluğu Azeri olmak üzere şehit oldu. Ardından da 1 milyona yakın insan yani Azeri vatandaşı işgal edilen bölgeleri terk etti. Bir de Ermenistan şunu yaptı: Azerbaycan’ın Karabağ ve çevresindeki 7 şehri işgal ederken kendi topraklarında bulunan 250 bin Azeri’yi de sürdü. Yani tam bir soykırım. 30 yıldır Birleşmiş Milletler, AGİT sürekli bu konuyu görüşüyor. Adeta diplomasi bitmeyen bir senfoniye dönüştü. Azerbaycan zaman içerisinde kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan çok güçlendi. Ancak Ermenistan arkasına Amerika’yı, Fransa’yı hatta Avrupa Birliği’ni ve Rusya’yı alarak sürekli Azerbaycan’a saldırıyordu. Bu yıl 27 Eylül’deki saldırıdan sonra Azerbaycan kendini müdafaa etmek için işgal bölgelerini geri almaya başladı. Tabii burada en önemli şey Türkiye’nin desteğidir. Bu arada savaşın da bir hukuku var. Savaş bölgelerinde Ermenistan sürekli olarak Azerbaycan’ın şehirlerini bombaladı ve 70’e yakın sivil insan katledildi. Biz de Türkiye Ombudsmanlığı olarak buradaki insan hakları ihlallerini yerinde görmek için Azerbaycan Ombudsmanlığının daveti üzerine gittik.

Günebakış: Yani gidiş gayeniz Ermeni saldırıları karşısında oluşan insan haklarını yerinde görmek, incelemek…

Ombudsman Şeref Malkoç: Evet, sivil katliamlarını, savaş hukuku dışında Ermenistan’ın yaptıklarını, oradaki insan hakları ihlallerini yerinde tespit edip bunları bütün dünyaya duyurmak. Siyasiler bunları yapıyor ama biz bir insan hakları kurumu olarak bunu yapmak istedik.

Günebakış: Peki ziyaretiniz nasıl karşılandı? Azerbaycan sizin ziyaretinizi nasıl karşıladı?

Ombudsman Şeref Malkoç: Tabii Ermenistan ve Azerbaycan savaş halinde. Dolayısıyla Azerbaycan’da da olağanüstü hâl var. Her ne kadar Bakü’de çok hissedilmiyorsa da harp halindeler. Bu arada tabii böyle bir ziyaret fevkalade ilgiyle karşılandı. Azerbaycan Başsavcısı’nı ziyaret ettik. Çünkü ölü ve yaralıların kaydını Başsavcılık tutuyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı, Adalet Bakanı’nı ziyaret ettik. Onların kaçkın dediği bizim göçmen dediğimiz insanlarla görüştük. Halkla buluştuk. Birçok faaliyet yaptık. Hepsi dalga dalga Azerbaycan’da yankılandı. Sonra Sayın Aliyev bizi kabul etti. Tabii Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i ziyaret etmemiz haberlerde gazetelerde manşet oldu. Sosyal medyada çok geniş yer buldu. Televizyon haberlerinde de birinci sırada yer aldı. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’nün bütün sokakları, iş yerleri, evleri, biz Gence’ye gittik yol boyunca bütün iş yerleri Azerbaycan ve Türk bayraklarıyla donatılmış.

Günebakış: Yani iki bayrak yan yana…

Ombudsman Şeref Malkoç: Deniyor ya “tek millet iki devlet” o çok belirgin bir şekilde bütün halkı tarafından yüreklerine sindirilmiş. Bunun yansıması da bayraklarla belli oluyor. Türkiye’den geldiğimizi söylediğimizde bizi el üstünde karşıladılar.

Günebakış: Yani inanılmaz bir Türkiye sevgisi ve sempatisi oluştu. Türkiye bunu hak etti mi? Hakikaten onların beklemediği, dünyanın beklemediği bir destek hissediliyor mu? Ne gördünüz orada?

Ombudsman Şeref Malkoç: Şimdi biliyorsunuz Azerbaycan’ın ilk kuruluşu 1918’te Nuri Paşa’nın komutasında Kafkasya İslam Ordusu’nun oraya gitmesiyle oluştu.  O hala hafızalarda taze. Dolayısıyla devletlerini oraya dayandırıyorlar. Tarihten gelen bir destek var. Azerbaycan halkı Türkiye’ye eskiden beri çok umut bağlamış. Biliyorsunuz Sayın Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanı olduğu dönemde “komşularla sıfır sorun politikası” gündemde olduğunda Ermenilerle protokoller imzalandığında Azerbaycan’ın yaşadığı hayal kırıklığını, tepkinin şiddetini biliyorsunuz.

Günebakış: Şehitlikten bayrak indirdiler. Aylarca kriz yaşadık. Senelerce silinmedi.

Ombudsman Şeref Malkoç: Tabii. Bu kendilerine göre güvendikleri ülkenin olumsuz davranışını protesto etmek içindi. O günkü tepki, bugün onlarca yüzlerce farkla katlanarak sevgiye dönüşmüş. Bunun altında tabii Türkiye’ye olan Anadolu’daki Türk halkına olan güven var. Hatırlarsanız Ermeniler 1992-1994’te Karabağ ve çevresindeki 7 şehri işgal ederken rahmetli Özal Cumhurbaşkanıydı. Dedi ki: “Ya şurada bir tatbikat yapalım da Ermenistan’a doğru bir top atalım.” Cumhurbaşkanı olarak Türkiye’de Silahlı Kuvvetlere veya Başbakan’a söz geçirememenin ıstırabını yaşıyordu. Bunun neticesinde de Türkiye orada Ermenistan’a gerektiği kadar ilgi göstermedi. Zaten mitinglerde bunun için yapılmıştı.

Günebakış: Azerbaycan’a o zaman gerektiği kadar ilgi gösterilmedi demek istediniz, değil mi?

Ombudsman Şeref Malkoç: Azerbaycan’ın umduğu yardımı, desteği veremedik. Onlarda tabii kötü durumdalardı ama şimdi Azerbaycan devlet olma yolunda çok ciddi mesafeler almış, halkın refahını yükseltmiş, sosyal imkanlarını arttırmış, ordusunu kuvvetlendirmiş. Ama hepsinden önemlisi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğini ve Türk halkının gücünü arkasında hissediyor. Şöyle ifade edeyim; Sayın Aliyev’i ziyaret ettiğimizde, “Bu T2 Bayraktarların adını değiştiriyorum.” dedi. Ne diyorsunuz diye sordum. “Bu araçlara iki kovan diyorum.” dedi. Desteği, gücü hissedebiliyor musunuz? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Bey var. Onunla görüştüm. O, “bize hava durumunu sorduklarında, hava nasıl dediklerinde başımızı kaldırıp güneşliyse Bayraktar havası diyoruz.” dedi. Yani Türkiye ve Azerbaycan arasında böyle güzel bir ilişki var. Bu sıcaklık, bu muhabbet, Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çıkmasına yol açacak. Bu ilişki bu muhabbet işgal bittikten sonra da Kafkaslara barışın ve huzurun gelmesine yol açacak. Bunu gördük, müşahede ettik.

Günebakış: Siz bu savaş sürecinin Karabağ’da işgal edilen toprakların kurtulacağı biçiminde sonuçlanacağını düşünüyor musunuz?

Ombudsman Şeref Malkoç: Bunda tereddüdüm yok. Çünkü neticede bu bir işgaldir. Birleşmiş Milletler kararına göre AGİT’in raporlarına göre de işgaldir. İşgal uluslararası hukukun reddettiği bir konudur. Dolayısıyla Azerbaycan meşru müdafaa yapıyor, kendi hukukunu koruyor. Kendi hakkını koruyor. Bu onun en doğal hakkıdır. Dolayısıyla gücü haklılığından geliyor. Ancak burada Amerika’nın, Avrupa’nın, Fransa’nın oluşturduğu Misk Grubu ne yapar nasıl tavır alır bunu hep beraber göreceğiz. Ama Türkiye’nin Azerbaycan’a desteğindeki kararlılığı, Sayın Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’le olan münasebeti, Türk halkının verdiği destek, Azerbaycan halkının kararlılığı ve Azerbaycan’ın ordusunun moral gücü ve silah üstünlüğü bunu çok net ortaya koyuyor. Biliyorsunuz tarih boyunca savaşlar teknolojik üstünlükle kazanılır. İstanbul’un fethinde Fatih topları döktürmeseydi bu savaş kazanılamazdı veya Şah İsmail’le Yavuz Çaldıran’da karşılaştığında Yavuz’un ordusunda top ve tüfek olmasaydı o savaş kazanılamazdı. Şimdi de Azerbaycan Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullandığı, Türkiye’nin imal ettiği insansız hava araçları İdlib’te, Libya’da kendini ispatladığı gibi burada da aradaki farkı gösteriyor.

Günebakış: Sayın Malkoç daha sonra belki Libya konusuna da gireceğiz inşallah. Orada da çok önemli bir kazanım elde edildi. Onun da değerlendirmesini alacağız. Son sorumuz şimdi bir rapor hazırlayacaksınız Türkiye Ombudsmanlığı olarak, bu rapor ne anlama gelir? Ne yapacaksınız, bundan sonraki aşama ne?

Ombudsman Şeref Malkoç: Bu insan hakları kuruluşlarının hazırladığı raporların standartları bellidir. Biz bu savaş hukuku veya sahada verilen mücadele bunların dışında insanların orada yaşadığı zorlukları, savaşın onlar üzerindeki etkisi ve haksız şekilde de savaş meydanlarının dışında sivillere, çoluğa çocuğa kadınlara gece uykuda atılan o scud füzelerinin açtığı yaraları ve vakaları tespit edeceğiz. Bunların insanlara ve insan haklarına oluşturduğu zararı tespit edeceğiz. Özellikle Ermenilerin etkili olduğu Avrupa, Amerika ve Rusya’da şöyle bir izlenim var: Sanki Azerbaycan Ermenistan topraklarını işgal etmiş. Sanki Azeriler saldırganmış gibi yayınlar yapılıyor. Mesela iyi yorumda bile Karabağ itilaflı toprak diye bahsediliyor. Halbuki burası Birleşmiş Milletlere göre, uluslararası hukuka göre Azerbaycan toprağı. Biz bu yapılan haksızlığı dünyaya anlatmaya ve Ermenistan’ın uzun mevzili füzelerle sivil insanları nasıl katlettiğini bir uzman gözüyle, bir bilirkişi gözüyle, bir insan hakları kurumu gözüyle anlatacağız. Bu bir insani sorumluluktur. Bu bir vicdanı sorumluluktur.

Günebakış: Ve tarihe düşülecek bir nottur…

Ombudsman Şeref Malkoç: Bazen bu konular üzerinde çalışma yapanlar ‘Tamam bu olmuş ama ne olmuş’ dediğinde en azından bizim raporu kaynak olarak bulacak, göreceklerdir.

Günebakış: İnşallah çok büyük bir hizmet olacak.

Ombudsman Şeref Malkoç: Biz kendi sorumluluğumuzu ombudsman olarak yerine getirmeye çalışıyoruz. Umut ediyorum ki Kafkasya’daki işgal, Azerbaycan topraklarındaki işgal bir an önce durur ve Kafkasya’ya barış gelir. Burada en büyük katkı Türkiye’nin olacaktır, Türk milletinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın olacaktır. Şunu da ben gördüm: Nasıl Azerbaycan halkı Türkiye’nin desteği konusunda kenetlenmiş, Türkiye’ye teşekkür ediyor, dua ediyorsa burada da sağcısı solcusu, partilisi partisizi, farklı görüşte olanlar da dahil olmak üzere Azerbaycan’a yürekten destek verdi. Bunun ben memnuniyetini yaşıyorum.

Günebakış: Çok teşekkür ediyorum Sayın Malkoç.

Ombudsman Şeref Malkoç: Ben teşekkür ederim, kolay gelsin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.