banner114

Türkiye’nin öncelikli sorunu ekonomi… Ekonomi iyi gitmiyor. Konuştuğumuz herkes ekonomik sorundan söz ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise ekonomiyi iyi gösterme gayretlerini sürdürüyor. Erdoğan, 2002 yılındaki eşya fiyatlarıyla bugünü mukayese ediyor. Vatandaşın alım gücünün yükseldiğini dile getiriyor. “Ülkemizi kişi başına gelirde dünya sıralamasında üst orta gelir grubuna yükselttik” diyor. Faizlerin daha da düşeceğinin ilave ediyor. En önemli söylemi şöyle: “Salgın sonrasında oluşan yenidünya düzeninde Türkiye, coğrafi konumu, lojistik ağ bağlantıları, üretim kapasitesi, imza kaynağı, bilgi ve becerisini kullanarak yeni bir başarı hikâyesi yazacaktır.”

Başkan Erdoğan’ın TV ekranlarından, meydanlardan seslenmesinin gerçekte karşılığı olmadığını düşünüyoruz.  Vatandaş cebine gireni ve cebinden çıkanı biliyor. Gerçekler farklı… İşsizlik son 20 yılın en yüksek düzeyinde… Alım gücü 2002 ile değil, 2010-2015-2018 ile mukayese edilmeli… 2010-2020 arasında milli gelirde sürekli düşüş yaşıyoruz. Aslında biz ne dersek diyelim. Millete seslenip ‘Bir elinizi yağa, diğerini bala biz batırmadık mı?’ diye de seslenelim!.. Millet yaşadığını biliyor. Yani sözün artık fazla önemi kalmadı. En azından bugün yaşanan ekonomik sorunlarla ilgili...

Salgın sonrası yeni dünya düzeninde Türkiye’nin yerine gelince… Libya ile yapılan anlaşmalarla ülkemizin elde edeceği kazançlar zamanında gelmezse Türkiye’nin Yeni Dünya Düzeninde yeni bir başarı hikâyesi yazacak ne ekonomik gücü ne sosyal heyecanı var. Salgın öncesinden farklı olarak son 3-5 ayda hangi üretim tesislerini hayata geçirdik ki yeni bir başarı hikâyesi yazalım!..

Toplumun üzerine öylesine bir sosyal moralsizlik kaygısı çökmüş ki, düşen faizlere rağmen üretime yönelik beklenen atak bir türlü gelmiyor. Kimse geleceğe ümitle bakıp üretime yönelik yatırım öngörmüyor. Düşen faizler yalnızca konut sektörü ve otomobil sektörünü canlandırdı.  En azından kendi bölgemiz için konuşalım.Yeni fabrika açılmadı. İşsizlik sürekli arttı. Artmaya da devam ediyor.

Sonuç olarak Yeni Bir Hikaye yazmak için sosyal moral ve heyecan gerekiyor. Faizlerin düşmesi demek yeni yeni fabrikaların açılması anlamına gelmiyor. AK Parti’nin en büyük sorunu, içinde bulunulan durumun doğru tespiti yapılamıyor. Doğru tespit olmayınca doğru teşhis konulamıyor. Doğru teşhis konulamayınca da kurtarıcı tedavi yapılamıyor. Yapılan anketlere ve anketörlere kızmaya gerek yok. Anketlere sığınmak da AK Parti’ye yakışmıyor. AK Parti hep gerçekler üzerinden politika üretirdi. Bize göre doğrular artık ne yazık ki Tayyip Bey’in önüne konulmuyor. Tıpkı yerel seçimler öncesi durum gibi. Ankara ve İstanbul’da sandık kurulana kadar seçimin alınacağı söylendi. Hâlbuki Trabzon’da, Erzurum’da, Aydın’da, Maraş’ta Ankara’nın kesin, İstanbul’un da ihtimal dâhilinde kaybedileceği görüldü, yazıldı, çizildi. Trabzon’da Erzurum’da görülen Ankara’da görülemedi mi? Bir tek AK Parti Genel Merkezi göremedi!.. Göremedi değil, bize göre gördüğünü gizledi. Şimdi de ülkenin içindeki konumu gizleniyor. Önce gerçekler gizleniyor, sonra halkın tercihi… Ama gerçekler gizlense bile halkın tercihi bir gün artık gizlenemiyor. Zira sandıktan kaçış yok. Ne yazık ki ülke gerçekleri, parti içi gerçekler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan gizleniyor. Hem de en yakınındakiler tarafından… Söylemlerin karşılığı yok. İnsanlar yaşadıklarını biliyor. Ve tarih hep tekerrür ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yusuf 4 ay önce

Ali Bey yazınız için tesekkurler.. Ne yazık ki betona ve inşaata yatirim yaparak hen doğa yok edildi hem de küçük bir azinlik zengin edilirken ülke fakirlesti.. Tüm bunlarda COVİD19 un katkisi olabilir ancak bu çürüme 1 yıllık bir süreç degil. Beyaz eşya uzerinden ülkenin ekonomisinin degerlendirilmesi ne traji komik bir seydir.Gecmiste Sn Erdoganı desteklerken simit çay üzerinden yaptigi hesapları, yoksul kesim icin soylediklerini dinlerdik. Sıradan bir apartman dairesinde basbakan oldugunda ben Sn Erdogana gonulden bagliydim, simdi ise şatafat ve gösterişin içinde bir iktidar görüyorum. Vatandasin halini bilmiyor mudur? Yada durum ondan gizleniyor mudur? Bilemiyorum ama oyle olsa bile bu yol açan yine kendisidir ne yazık ki! Umarim halktan kopan iktidar istikametini değistirir yoksa ülkemiz kaybedecek. Selam ve dua ile

Avatar
Turgay 4 ay önce

aslında gizlenen bir şey yok. basit bir sucukçu imalathanesinin muhasebeciliğinden başka bir formasyonu olmayan bir kişinin egosuna türkiye kurban ediliyor hepsi bu. hele bir de tek adamlığı ele alınca yanında iş bilenler değilde evet efendimciler olunca bu sonuç kaçınılmazdı zamanında çok ikaz ettik ama maalesef sesimizi duyuramadık.perşembenin gelişi çarşambadan belli idi.

Avatar
Recep Oğlu Şaban 4 ay önce

ömründe ciddi bir bilimsel makale okumayan cahilleri rektör yaparsanız olacağı budur....