banner114

Sorunu kim çözecek?

Tabii ki ilgili makamlara sorun olarak gözüküyorsa, çözülecek sorun!

Hadi balıkçılığı lobi olarak yapanları bir kenara bırakalım.

Ya tutacak olduğu balıkla evine üç-beş kuruş getirecek olan balıkçıların durumunu nereye koyacağız?

Söğütlü’de TRT’nin arka tarafında bulunan balıkçı barınaklarının olduğu liman neredeyse ağzına kadar kum ile doldu!

Açıkçası balıkçılar denize çıkacak iğnenin deliğini arar duruma geldiler!

Evet, Söğütlü’de bulunan balıkçı barınakları böyle bir büyük sorunla karşı karşıya.

İşte buradan soruyoruz… Sorunu kim çözecek?

Balıkçıların dertleriyle kim dertlenecek ki, onların derdine derman olacaklar?

Şimdi soralım bakalım nasıl bir cevap alırız… Hangi kurum denizden kumu boşaltma işlemini yapacak?

Büyükşehir Belediyesi’mi?

Akçaabat Belediyesi’mi?

Yoksa bir başka kurum mu?

Unutmayın ve aklınızın bir köşesinde dursun, denizden kazancını sağlayan o balıkçıların evinde babalarından ekmek bekleyen aileler ve çocuklar var.

Az daha unutuyordum… Kuruluşlar kum arıyor. Söğütlü balıkçı barınağında işte size kamyonlarca faydalanacak olduğunuz kum.

Yapacak olduğunuz işle, bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz!

Atacak olduğunuz taşla hem balıkçıların sorununu çözmüş olursunuz hem de ihtiyacınız olan kum sorununu.

İNŞALLAH BUNDAN SONRA YAŞANMAZ

Ülkemiz sıkıntılı bir süreçten geçiyor.

Birkaç hafta önce Elazığ depremiyle sarsılan ülkemiz bu günlerde çığ felaketinin bıraktığı acıyı, hüznü atlatmak ve aşmak için yoğun bir caba gösteriyor.

Hepimizin malumu çığ felaketiyle mücadele edilirken, aynı gün Sabiha Gökçen Havaalanı’nda uçak kazası yaşandı.

Uçak kazasında facianın eşeğinden dönüldü.

Yine de üç kayıp onlarca yaralı oldu .

2020 yılı sıkıntılı geldi ve şuan sıkıntılı geçiyor.

Temennimiz ve Allah’tan dileğimiz bundan sonra kötü günler ve kötü olayların yaşanmamasıdır.

O nedenle diyorum ki, gün birlik olma günü.

Gün dayanışma ve paylaşma günüdür.

Siyasi görüşünüz ne olursa olsun.

Hepimizin buna ihtiyacı var.

FİLMİN SONU AZ SONRA

Merakımdan soruyorum.

Belediye meclislerine partileri tarafından önerilen ve seçilen kişilerin görevleri nelerdir?

Neden oradadırlar?

O oturdukları koltuklarda kimi temsil ederler?

O koltuklarda oturmalarına vesile olan, yani onlara oy veren vatandaşların sorunlarının çözümünde nerede olurlar?

Sorun çözüm merciimi veya sorun yaratan mercii durumunda mı görev yaparlar?

O koltuklara oturan meclis üyelerini partileri hangi kritere veya hangi özelliklerine göre belirliyor?

Aslında bu konuda yazacak o kadar konu var ki ama şimdi zamanı değil.

Hani derler ya ‘ağzım su dolu ondan konuşamıyorum’ diye

O nedenle biraz sabır istiyorum.

O koltuklarda oturanların, sorunu ve derdi olan vatandaşların yaşadığı sorunları nasıl çözümsüz bir hale getirdiklerini bu köşemde sizlerle bir bir paylaşacağım.

Filmin sonunda ne yazıyor?

“Az sonra”

Bizimki de o misal!

EN ÖNEMLİ FİGÜRDÜR

Yüz kere yazmışımdır.

Yine yazıyorum.

Yazmam gerektiğine inandığım için yazıyorum.

Önceki gün oturduğumuz bir ortamda arkadaşlarla siyaset konuşurken, konu Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’ten açıldı.

Hemen belirteyim, oturduğumuz arkadaş gurubunda birkaç kişi hariç çoğu AK Partili değildi.

Ama herkesin ağzından ortak bir ifade döküldü.

O da “Ahmet Metin Genç, Trabzon’un en önemli siyasi figürüdür”

Hani ortak akıl deriz ya.

Ortak fikir buydu.

Üstelik hiç kimse baskı ve etki altında kalmadan bu söylemi yapmıştır.

Gazeteci refleksiyle nedenini sorduk.

Hepsi “Öncelikle başkan herkese dokunuyor, herkesin derdiyle elinden geldiğince ilgileniyor. Sorun üreten değil, sorun çözen bir kişiliğe sahip” cevabını verdiler.

Ortamda ki arkadaşlarımızın hepsinin fikrine ve zikrine de bizlerde imzamızı sonuna kadar koyuyoruz.

Koymaya da devam edeceğiz.

Genç, Trabzonluların gönlüne girerek herkesin gönlünü yıllar önce fethetmişti.

Ve… Üstüne koya koya başka gönüllere girmeye çalışıyor.

Bunu da başarılıyla yapıyor.

ZAMANA İHTİYAÇ VAR

Hüseyin Çimşir’in Trabzonspor Dergisi’ne verdiği röportajı okudum.

Hoca güzel şeyler söylemiş.

Hayalinde Trabzonspor’da teknik direktörlük yapmak da olduğunu belirtmiş.

Öncelikle şunu belirteyim.

Hüseyin hoca kurduğu hayale çok erken ulaştı.

Böyle bir hayal her kula bu kadar erkenden nasip olmaz.

Hüseyin Çimşir’e olmuş.

O da bunu değerlendirip kıymetini bilmelidir.

Ne hayal kuranları gördük?

Kurdukları hayallerin içerisinde hepsi bir bir kaybolup gittiler.

Ben Hüseyin Çimşir’in duruşunu beğeniyorum.

Haaa… Hocalığını beğeniyor musunuz derseniz?

Bu konuda zamana ihtiyacımız var diyorum.

ALTIN TEPSİYLE SUNULDU

Hüseyin Çimşir olayına bir de şöyle bakmak istiyorum.

Trabzonspor böyle bir kadroyu sezon başı kursaydı.

Yönetim kurul hoca arayışı içerisinde olsaydı.

Acaba diyorum, aynı yönetim kurulu Hüseyin hocanın kapısını çalıp ona bu şansı verir miydi?

Bana göre vermeleri mümkün değildi.

O yüzden hep derim ya, Hüseyin hocanın başına talih kuşu değil, devlet kuşu kondu.

Tabiri caizse Trabzonspor’un anahtarı kendisine altın tepsiyle sunuldu!

Bundan sonra Türk futbolunda ben de teknik adam olarak varım diyecekse, Hüseyin Çimşir için yaşayacak olduğu bu süreç çok önemlidir.

Yeri gelmişken söyleyeyim, böyle bir şansta başka birine kolay kolay nasip olmaz…

Bildiğiniz gibi ”Şans kapıyı bir kez çalar…”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108