banner114

Cinsiyet gözetmeden her iki tarafında öncelikle insan olması gerekir. İnsan olmayı, insan gibi yaşamayı bildikten sonra korumaya ya da korunmaya gerek duyulmaz.

İnsan gibi yaşamayı bildikten sonra insan gibi yaşatmayı da bilmiş oluruz. Kendisi düzgün yaşamayı ve yaşatmayı bilmeyince çocuğunu da o denli büyütüp yaşatmış olur. Hiçbir şey tesadüf değil ve hiçbir şey kendiliğinden değildir.

Her bireyin, ağacın, çiçeğin mutlaka bir geçmişi, yaşanmış bir düzeneği vardır. Hani kullanırız ya zaman zaman “BİZDE İNSANIZ TAŞTAN DOĞMADIK” olur ki taştan doğmuş olalım. Orada da bir düzen vardır ve de bir varoluş hikayesi yatmaktadır.

Her şey doğmadan başlar. İlk adım, ilk duyu, ilk müzik, ilk bağırış ve ilk duygusal anlar doğmadan başlar. Annelerin yaşadıklarını maalesef bizlerde doğmadan yaşarız. Duyarız hissederiz. Durum böyle olunca bir anneye yaşatılanları yaşar insan. Onlarla başlar kendi kendine nefes almaya.

Ve sonra mı? Sonra etrafında kim varsa onları görerek, duyarak, hissederek üst üste, yan yana koyar yarınlarına ulaşır. Kendi karar ve düşüncelerini böylelikle oluştururken evi mi? Çevreyi mi örnek almış, dinlemiş, duymuş bilinmez. Bunu gösteren zaman ve o zaman içinde oluşan durumlarda ortaya konan davranışlardır.

Yaşamda insan olmanın en önemli göstergesi saygıdır. Saygı ve sevginin bağdaşmadığı her yer ve mekanda insanlık hasta, yaşam ise savaştadır. Ya kendisi ile ya da etrafı ile savaşta olunca huzur, üretim olmaz, yaşam standardı ise yerlerde olur.

Yaşam standartlarının yaşanır güzellikte olması bireylerin bir birine olan saygı ve sevgisi ile başlar. Ve en önemlisi yaşam güzelliği durağan ve kesik olmaz. Süreklilik ister. Bu süreklilik de kişilerin ne kadar insancıl ve bir o kadar da iç dünyalarında taşıdıkları saygı ve sevgi ile direkt olarak bağıntılıdır.

Kişi kadınlara, hayvanlara, doğaya doğarken dost ve doğarken düşman olur. Bu dost ya da düşmanlığını zaman içinde doldurur, büyütür. Kendisi ile birlikte büyür etrafımızda bizi izleyenlere gösterdiklerimizi yaşarız.

Yılın üç yüz altmış dört gününü kötü düşünce ile kalan bir gününü de güzellik ile geçirmek. Ya da bir kişiye iyi davranıp kalan herkese kötü davranmak sorunlu birey olmaktır. Tam aksi de olabilir bu. Herkese iyi bir kişiye kötü veya hep iyi sonra bir anda kötü olunmaz.

Olunsa dahi o bir gün veya bir an bütün güzellikleri yok eder.  Bütün zamanda davranışlar vasat sonra bir gün kadınlar, anneler, babalar günü gelir ki onu da kimin icat ettiği neden icat ettiğini sormadan körü körüne o bir güne güzellik eklemek.

Bir demet çiçek, birkaç dakikalık kutlamak ile huzur olmaz. Huzur da, sevgi de, mutluluk da süreklidir, sürekli olmalıdır. Emekçi kadınların yakıldığı günü kadınlar günü olarak belirleyip o yanan canları ne rahatlatırız. Ne de sürekli çıkar için kullandığımız kadınları o bir gündeki nezaketle mutlu kılarız.

Eğer vicdan iman ile muhatap olursa mutlaka yaşanan güzel olacaktır. Bir o dar da sıkıntılar kırmadan, kırılmadan aşılacaktır. TEVEKKÜL ve TEFEKKÜR edersek. Geleni önce Allah’tan sonra bireyin aracı-sebep olmuş olması aklımıza getirirsek mutlaka çözüm yollarımız kasırgalara dönüşmeyecektir.

Bir gün baba, bir gün anne veya bir gün kadın olduğumu hatırlayıp hatırlatırsan. Diğer günlerde neyim ben. Kapı kolu mu? Kapı kulu mu? Hangisi. Bu gün ben yarın sen değişen bir şey var mı her birimize bir gün atfedilmiş kapatılmaz hatalara binaen. Maddi kazançlara çıkardan da olabilir.

Biz bu atıflara malzeme miyiz? Bir günlüğüne, sonraki günlerde neyiz. Bilen var mı? Bence her an her gün, ANNE, BABA, KADIN, ERKEK, YAR, YAREN, DOST, ARKADAŞ, SEVGİLİ ve en önemlisi SEVEN, YASAN, SEVİLEN, SAYILAN OLALIM…

SEVGİYLE.. KALIN SAĞLICAKLA….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.