banner114
banner146

Günün sözü

Kalbin temizse hikayen mutlu biter

Hakan Mengüç

Futbolda 2020-21 sezonu sona erdi. Şimdi yeni sezon için kısa bir mola gibi gözükse de gazetelerde biz spor servislerinin işi belki de en yoğun dönemlerini yaşıyor. Zira transfer sezonu ve takımın yeni sezon planlamasına göre hareket etmek durumunda olan bizler için daha hareketli geçer her zaman. Trabzonspor’u bir sezon boyu gerek iç saha gerekse deplasmanda takip etmenin yorgunluğunu yaşamadan yine kolları sıvadık. Bu bir sezon boyunca objektifimizden aktardığımız fotoğraf ve zaman zaman da köşe yazılarımızla bu sayfalarda olduk.
Şimdi biraz da değerlendirme zamanı…

Bir sezon boyunca Trabzonspor’daki gözlemlerimiz. Sadece takımla alakalı değil kulüple ilgili tespit ve düşüncelerimizi de dile getireceğimiz bu köşe ile yaklaşık iki ay boyunca birlikte olacağız. Siz değerli okurlarımızın eleştiri, öneri ve görüşlerini de dikkate alacağımızı belirtmek isteriz.

Avcı’ya duyulan güven

Trabzonspor 2020-21 sezonunu Abdullah Avcı yönetiminde 4.lükle bitirdi. 17.sırada, ligin 9.haftasında devraldığı takımı ile ligi 4.lükle bitiren Avcı belki de bugüne kadar Trabzonspor’a gelmiş hocalardan en fazla destek gören isim oldu. Bu abartı sayılmaz. Zira yerel basınından, taraftarına, camiadan, sokaktaki vatandaşa kadar herkes ama herkes Abdullah Avcı’ya ilk günden bugüne kadar tam destek verdi. Hatta ve hatta geldikten sonraki süreçte de “Keşke sezon başı gelseydi” şeklinde sitemler çokça dile getirilmeye başlandı.

Abdullah Avcı’nın Trabzonspor’la sözleşme imzaladıktan sonraki ilk basın toplantısı daha doğrusu basınla buluşmasını hatırladığımızda çok önemli bazı hususların gelinen süreçte nasıl da kendisini gösterdiğine şahit olduk.

Aslında, Avcı’nın “Karadeniz’in dalgalı denizini seçtim” ifadesinde saklıydı her şey. Gerçekten mücadele etmek için gelmişti Trabzon’a ve Trabzonspor’a… Hem kendi adına hem de Trabzonspor adına.
Çünkü…

Çünkü Abdullah Avcı da Trabzonspor da alacaklıydı Türk futbolundan, kendi deyimiyle.

Sezonda Trabzonspor şampiyonluk yarışından hiç olmadık puan kayıpları ile uzaklaşmış olsa da, sezon sonunda Avcı’ya duyulan güvende hiçbir eksilme ya da azalma olmadığını rahatlıkla söylemeliyiz.

Sadece…

Gerçekten…

“Keşke sezon başında gelseydi” diyenlerdeniz…

********

Erce 1 numara olur

Trabzonspor’da gerçekleşecek transferler Uğurcan Çakır’a endeksli. Yani Uğurcan Çakır iyi bir paraya yurt dışına giderse, gelecek parayla da Trabzonspor iyi transferler yapacak…

Buraya kadar her şey tamam..

Uğurcan’ın gitmesi halinde 1 numara kim olur? sorusu farklı şekilde konuşulmaya başlandı. Bu uzun zaman önce de belliydi, bugün de böyle…

Uğurcan Çakır giderse kalenin 1 numarası Erce Kardeşler’dir.

Abdullah Avcı’nın hafta sonu basınla buluşmasında kaleye de takviye yapılacağı yönündeki söylem, sosyal medyanın azizliğine uğrayarak anında “Avcı Erce’ye güvenmiyor, 1 numaraya transfer yapılacak” şeklinde yorumladı.

Sosyal medyada dönen bu yanlış anlama-bilgi kirliliğini anında hocaya ilettik…

Gülümsedi... “Bazen anlatmak istedikleriniz farklı algılanıp naklediliyor” dedi sadece.

Başkan Ahmet Ağaoğlu ile de konuştuk bunu…

Aynı şeyi söyledi Abdullah Avcı ile…

Yani şampiyonluğa oynayacak bir Trabzonspor’da Erce-Arda, değil Erce- örneğin Ahmet ya da Mehmet… olacak şekilde bir transfer gerçekleştirilecek. Yani 1 numara gibi bir ikinci kaleci olacak. Erce’nin sakatlığı, cezası ihtimalinde de 1 numara olabilecek bir kaleci olacak yani…

Kısacası yeni sezonda bu takımın 1 numarası (Uğurcan Çakır’ın transferi halinde) Erce Kardeşler olur.

***********

Nesil artık çok farklı

Aslında biz de haklıyız, taraftar da…
Neden mi?

Yıllardır gerçekten yıllardır daha doğrusu şampiyonluğun kaçtığı her sezon sonu “Neyse seneye artık” demekten yorulduk.

2010-11 sezonunu hariç tutarsak (Çünkü kimse o şampiyonluğu doyasıya yaşayamadı) biz de “Seneye artık” diyerek büyüyen bir neslin çocuklarıyız. Şimdi kendi çocuklarımız da aynı kaderi paylaşıyor.

Ancak bir farkla…

Biz hiç vazgeçmeyen bir nesildik.

Fakat yeni nesil öyle mi? Elbette değil çünkü yeni nesil çok çabuk bıkıyor.

İzlemek istemiyor, bıraksanız başka bir yöne meyletmesi an meselesi!

Belki onların haksızlığa tepkisi biraz daha cesurca olabiliyor.

Belki bu zamanla alakalı ancak Trabzonspor’u içinde yaşayan yeni nesil çocuklarımız için umarım “Artık seneye” ifadesi bu sezon  tarihe karışır.

********

Belki de bir ilk!

Hemen her sezon ligin daha 2.yarısı başlar-başlamaz yeni sezon için transfer kulisleri başlar. Bu sezon da öyle oldu. Zira devre arası transfer döneminde yaşanan hareketlilik sezon sonuna kadar devam eder. Trabzonspor’da bu sezon alışagelmişin dışında bir şey yaşandı.

Başkan Ahmet Ağaoğlu belki de bir ilke imza atarak bordo-mavili takımın son maçı olan Gençlerbirliği karşılaşmasının bitiminde basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda yapılan transferleri de açıkladı.

Aslında bize göre en doğrusu da buydu.

Çünkü… Evet çünkü biz de muhabir olarak her sezon sonu yaşanan bilgi kirliliğinden yorulduk.

İşin aslı, transferlerde kulübün geç kalmaması. Zira hem yeni sezon hazırlıkları, hem de takıma uyum için transferler ne kadar erken gerçekleştirilirse o kadar iyidir. Bu yüzden de transferler erkenden tamamlanıp da en yetkili ağızlardan açıklandığı zaman bilgi kirliliği de ortadan kalkmış olur.

Bu arada hiçbir gazeteci kimliği taşımayan duyumcuların insanları yanlış bilgilendirmelerinin de önüne geçilmiş olur.

*********

Bu dağılma neden?

Trabzonspor’u 10 yılı aşkın bir süredir takip bir muhabir olarak özellikle yönetimlerde yaşanan dağılmalara hiçbir zaman anlam veremedik… Sanırım bu bundan sonra da böyle devam edecek.

Seçim zamanları Trabzonspor’a hizmet etmeyi tek amaçları olarak beyan ederek yönetimlere gelen isimler aradan 5-6 ay geçmeden çözülmeye başlıyor.

Bu geçmiş yönetimlerde olduğu gibi bu dönemki yönetimde de aynı şekilde yaşandı. Ancak bu dönem yaşanan çözülme-dağınıklık daha belirgin bir şekilde kendini gösteriyor.

Her sezon başı alışıldık tabloyla başlarız.

İç saha maçlarında tribünler eksiksiz, deplasman maçlarına eksiksiz tam kadro ile gidilir. 5 bilemediniz 6-7 maç böyle devam eder…

Sonrası mı… Bildik senaryo, aşina görüntüler…

Ortak payda Trabzonspor, tek amaç bordo-mavili renklere hizmet.

Acaba diyoruz, bu neyin bölünmüşlüğü?

Kutuplaşmalar, birilerinin birisinin yanına ya da safına geçmesi…

Bazen de yönetimde yer alan bazı isimler birisinin yanındayken bir bakıyorsunuz tam karşı safa katılmış. Yani kararsızlar… Dengelerin her an değişebileceği endişesi o kişileri böyle yapmaya zorluyor belki de…

Bu dönem mevcut yönetimde o kadar çabuk değişiyor ki dengeler!

Şaşırmamak elde değil.

Trabzonspor’un yıllardır en önemli sorunu bize göre de bu.

Kendi içinde sağlayamadığı birlik-beraberlik en önemli kayıp aslında. Zira sportif başarı için öncelikle içeride sağlam bir birliktelik gerekir.

Umarım o hep “Seneye artık” diyerek yıllarını tüketen çilekeş taraftarları az da olsa düşünerek hareket eder yönetimler.

**************

Sörloth döner mi?

Kim istemez ki Sörloth gibi bir golcüyü? En başta da tabi ki Teknik Direktör Abdullah Avcı… Hatta geçtiğimiz hafta basınla buluşmasında da dile getirdiği gibi… Makine gibi golcü… Süper Lig’de her hocanın da hayalidir böyle bir golcüye sahip olmak.

Ancak baktığımız zaman kariyerine Avrupa’da devam etmek isteyen ve bunun için de Trabzonspor’la çok da etik olmayan bir şekilde yollarını ayıran Sörloth… Etik olmayan derken aslında ülkesine gittikten sonra “Dönmeyeceğim” ifadesini kastediyoruz.

Trabzonspor Sörloth’un evi, yuvası gibi… Kapısı da hiçbir zaman kapanmamıştır, kapanmaz da… Yaşı itibariyle bu sezon olmasa bile önümüzdeki sezon dahi Sörloth için Trabzonspor’un kapısı her zaman açık kalacaktır.

Ancak bana sorarsanız, Sörloth geri döner mi? diye…

Çok ihtimal vermiyorum.

Neden mi?

Kariyerini Avrupa’da sürdürmek isteyen bir golcü takımından ayrılacak olsa bile yine bir Avrupa takımını tercih edecektir.

Ve benim kanaatim odur ki, kiralanması söz konusu olursa da Alman liginde bir takıma kiralanacaktır.

Haaa burada aslında en belirleyici faktör Sörloth’un kendi düşüncesi kanımca.

Eğer kulübü ‘kiralanacak’ diyerek oyuncunun fikri sorulursa ve de Sörloth “Trabzon’a dönerim” derse de bu iş olur.

Yani bu transfer bana göre tamamen Sörloth’a bağlı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.