banner114

Şehrin bir çok yerlerine semt pazarları kuruluyor. Daha ucuz ,daha kaliteli yiyecek sebze ve meyve alabilmek için halkımız bu pazarlara oldukça  rağbet ediyor.   köy ve mahalleler ile il dışından kamyonlarla gelen sebze, meyve ve yöresel ürünler bu pazarlarda çürük ve kalitesiz  ürünler halka satılıyor. Ancak bu pazar yerindeki satıcılar belediyelerce kontrol edilmiyor. Bunun sonucu  da alış veriş yapan  insanlar  zarara uğratılıyor. Hadi diyelim serbest piyasa kanunu uygulandığı için fiyatlara fazla müdahele edilemiyor. Ama vatandaşa  tezgah önünü gösterip,tezgah  arkasından  çürük ve kalitesiz meyve ve sebze satan esnafın  mutlaka kontrol edilmesi ve gerekirse cezai  müeyyide uygulanması gerekir.

Küresel salgın nedeniyle bulaşmanın önüne geçmek için tezgahlardaki malların  elle seçilirken hastalık bulaştırmaması için sebze ve meyvelerın önceden satıcılar tarafından poşetlere konup hazır hale getirilmesi istendi. Hani derler ya: ”Körün   istediği bir göz, Allah verdi iki göz” misali satıcıya gün doğmuş oldu.. Ne kadar çürük ve ezik ,kalitesiz malları varsa poşetlere doldurup alıcılara veriyor. Satın alanlar poşeti açıp  inceleme zamanı ve fırsatı olmadığı için eve gidince işin farkına varıyor .Varıyor ama iş işten geçiyor. Sofraya getiremediğine mi yansın, yoksa parasına mı? Elbette bu tüm  pazar esnafına şamil  olamaz. Ama az da olsa bu haksızlığın önüne geçilmesi lazımdır.Adamlar fırsatı ganimete çevirmesini adet edinmiş.Bir taraftan ramazan ayı,diğer taraftan oruçlu haldeyken bu yola başvurması ne kadar ahlaki bir çöküntünün içinde olduğumuzu göstermesi açısından çok önemlidir

Toplumun her kesiminde bu ve buna benzer haksızlıklar, kanunsuzluklar olabilir. Ama vatandaş arkasında devleti hissetmeli,devletine güvenmelidir. Ama bir türlü devleti bulamaz. Çünkü devletin sadece Ankara’da olduğunu zanneder. Her şeyi  cumhurbaşkanı ve bakanlardan bekler. Halbuki ki cumhurbaşkanını ilde vali, ilçede de kaymakamlar temsil eder. Ama Pazar denetimlerini de devletin bu iki temsilcilerinden beklemek insafsızlık olur. Bu iş için yerel yönetimler yani il veya ilçe belediyeleri sorumludur. Ama ara ki pazar yerlerinde belediyenin ilgili memurlarını bulasın. Halkın sırtından maaş alan bu görevliler kontrollerini yapmazlarsa, halkına  karşı vebal altına kalırlar.

Nasıl ki herkes kapısının önünü temizlerse sokakar temiz olmuş olur ,belediyeye bağlı bu birimler de görevini hakkıyle yerine getirirse vatandaşın haksızlığa uğramasını önler ve vebalden kurtulmuş olurlar.Bu birimlerin başındakiler de işin takibini sıkı sıkıya yapmalıdır.Unutmayalım balık baştan kokar.Taşrada halkına devlet hissettirilmezse vatandaş onu  Ankara’dan bekler.Ama sonuç alamaz.

ahmetaksoy6161@gmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.